8. Ceza Dairesi 2021/17237 E. , 2024/649 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3107 E., 2020/950 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci
**8. Ceza Dairesi 2021/17237 E. , 2024/649 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3107 E., 2020/950 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Saray (Tekirdağ) Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 9 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağına, mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, mağdurenin 18 yaşından büyük gösterdiğine, sanığın, mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğine, sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılamayacağına, alt sınırdan uzaklaşıldığına, ceza adaletine ve 5237 sayılı Kanunun 61 inci maddesine aykırı karar verildiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanığın, uzaktan akrabası ve köylüsü olan mağduru arayarak anne ve babasının yanında olduğunu, kendisi ile görüşmek istediklerini söyleyerek mağduru evine davet ettiği, mağdurun sanığın evine gitmek üzere dışarı çıktığı sırada, mağduru zorla aracına bindirerek ... Tekstil isimli işyerine götürdüğü, mağduru araçtan indirerek lavabo kısmına götürüp cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "...suç tarihinde, sanığın, katılanı gece vakti telefon ile arayarak anne babasının bilgisi varmış gibi çağırdığı, katılanın, anne ve babasının sanığın yanında bulunması nedeniyle ikna olarak çağrıya uyduğu, katılan, sanığın evinin civarına geldiğinde sanığın dışarı çıkarak katılana beraberce dolaşmayı teklif ettiği, katılanın bunu kabul etmemesi üzerine sanığın cebren, katılanın ağzını kapatarak ve kendisini sürükleyerek katılanı araca bindirdiği, daha sonra katılanı ... Tekstil isimli iş yerine götürdüğü, sanığın eylemlerinin bu haliyle sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 22.06.2012 tarihli, 2010/442 Esas ve 2012/254 Karar sayılı Kararında gösterildiği üzere sanığın olayların akabinde katılana cinsel istismarda bulunduğu, maddi bir vakıa olarak sabittir. Anılan ilamda sanığın yukarıda gösterilen sübut dairesinde hareket ederek katılanı hürriyetinden yoksun bıraktığı da maddi bir vakıa olarak sabit görülmüştür..." şeklindeki gerekçeyle sanığın 18 yaşından küçük mağdura, cinsel saikle, cebir ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanık savunmaları, Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/442 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağına, mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğuna, mağdurenin 18 yaşından büyük gösterdiğine, sanığın, mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğine, sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılamayacağına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2 .Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.