T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/284 KARAR NO: 2025/2189 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 10/11/2022 NUMARASI : 2019/61 Esas - 2022/805 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/284 KARAR NO: 2025/2189 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 10/11/2022 NUMARASI : 2019/61 Esas - 2022/805 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'e ait motosiklet ile Kayışdağı Cad. Yeditepe istikametinde kırmızı ışıkta beklerken polis memuru davalı ... yönetimindeki... plakalı araçla davacıya arkadan çarptığını, davacının yaralanmasına yol açtığını, müzisyen olan davacıya 10 gün istirahat ve 2 ay iş göremezlik raporu verildiğini, bunun da 7.000 TL kazanç kaybına yol açtığını ayrıca bu süreçte 364 TL tedavi masrafı yapıldığını, davacının tedavisinin devam ettiğini, bu sakatlığın işgücü kaybına yol açan kalıcı etkilerinin olduğu, iş gücü kaybına şimdilik 100 TL talep ettiklerini, kazanç kaybı ile işgücü kaybı ve tedavi masraflarına ilişkin şimdilik 7.464,00 TL olduğunu, ekstra ders vererek 3.000,3.500 TL gelir elde ettiğini ve kazadan sonra bu gelirden mahrum olduğunu, davalı polis memurunun tedavi masraflarını, motosiklet hasarını karşılayacağını vaat edip şikayetçi olmasını engellediğini, hiçbir vaadini yerine getirmediğini, davacının telefonlarına cevap dahi vermediğini, şimdilik toplam 7.464,00 TL maddi tazminat ile 15.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 04.09.2016-2017 vadeli ZMMS (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirket söz konusu poliçe limitleri ve sigortalının kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğunu, öncelikle davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumunun tespitinin gerektiğini, hesaplamanın ve değerlendirmenin poliçe tanzim tarihi ve kaza tarihi dikkate alınarak ve Anayasa Mahkemesi iptal kararının işbu dava yönünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğini ve 01.06.2015 tarihinden itibaren geçerli olan genel şartlar dahilinde yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri vb. tüm sağlık giderlerinin genel şartlar gereği teminat dışı olduğunu ve 6111 sayılı yasa dahilinde SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığının tespitinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... Yönetim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına açılan bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin işleten sıfatına sahip olmadığını, Ataşehir Polis Hizmetleri Geliştirme Derneği İktisadi İşletmesine aracın 2 yıllığına uzun süreli kiralama sözleşmesinin bulunduğunu, kira sözleşmesinin devamı sırasında meydana gelen kaza nedeni ile müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı İçişleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın, Polis Memuru ...’ın devriye aracı ile görevini ifa ettiği sırada Yeditepe Üniversitesi istikametinde seyir halinde iken ışıklarda aniden sarı ışık yanıp daha sonra kırmızıya geçince davalının önünde ...plakalı motosikletin aniden fren yapmasıyla ve yerin ıslak ve kaygan olması sebebiyle gerçekleştiğini, idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen zararlar ile müvekkil idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için dosyanın uzman bilirkişiye tevdii gerektiğini, davacının müzisyen olarak saat ücretli özel enstrüman dersleri verdiğini ispatlanması gerektiğini, aksi halde kayıt dışı kazanç kayıplarını talep edemeyeceğini, tedavi masraflarının SGK tarafından karşılanacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davalı ... ... A.Ş. yönünden; husumet dava şartı yokluğundan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine; diğer davalılar yönünden; maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddiyle, 5.616,24-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 364-TL tedavi masrafının davalı sigorta şirketi yönünden dava, diğer davalılar yönünden 12.01.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline; manevi tazminat davası hususunda davalı sigorta şirketi yönünden reddine; davalı ... ve İç İşleri Bakanlığı yönünden kısmen kabulüyle, 7.500,00 TL manevi tazminatın 12.01.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı İçişleri Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... ... yönünden maddi tazminat davası işleten sıfatının yer değiştirmesi nedeniyle reddedilmesine rağmen aleyhe vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat davasının reddedilen kısmı 1.483,76-TL olup, davalılar ... ve İçişleri Bakanlığı lehine 1.665,76-TL vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, İTÜ Devlet Konservatuarı mezunu ve öğretmenlik pedagojik formasyon sertifikası bulunan davacının asgari ücretle çalıştığının kabulüne dayalı olarak maddi tazminat davalarının kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, emsal ücret araştırmasında en düşük ücreti bildiren ... Koleji'nin bildirdiği ücretin esas alındığını, davacını bordrolu çalıştığı Kartal ... Okullarından gelen cevaba neden itibar edilmediğinin anlaşılamadığını, davacının özel enstrüman dersi verdiği hususunun değerlendirmeye alınmamasının da hatalı olduğunu, davacının, davalı sürücü ...'ın %100 kusuru ile sebebiyet verdiği bir trafik kazasında yaralandığını, kolunda kırıklar olduğunu, 70 gün süre ile işten güçten kaldığını, polis memuru olan davalı sürücünün davacının tedavi giderlerini vs. zararlarını karşılama vaadiyle davacının şikayetçi olmasını önlediğini böylece davacıyı aldattığını, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı İçişleri Bakanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; idare personelinin kusurlu olmadığını, davacının kazanç kaybına uğradığı düşünülecekse davacının gerçek kazanç kaybı üzerinden karar verilmesi gerektiğini, asgari ücret üzerinden karar verilmesinin yanlış olduğunu, idarelerinin herhangi bir hizmet kusuru da bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalı ... ... A.Ş.'nin maliki olup, uzun dönem kiralama sözleşmesi ile dava dışı Ataşehir Polis Hizmetlerini Geliştirme ve Destekleme Derneğine' kiraladığı, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı polis aracının çarpışması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının, iş gücü kaybı, kazanç kaybı ve tedavi gideri talepli maddi tazminat ve manevi tazminat istemli olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Polis memurları tarafından düzenlenen 12/01/2017 tarihli kaza tespit tutanağında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın "önünde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek" kuralını ihlal ederek tam kusurlu olduğu açıklanmış. dosyaya sunulan 28/05/2020 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu durumda aksi sabit oluncaya kadar geçerli kaza tespit tutanağı ile İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı KTK’da hukuki sorumluluğa ilişkin düzenlemeler "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı 8. kısımda 85 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. 85. maddenin 1. fıkrası "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" şeklindedir. Bunun yanında yine Kanunun "Devlete ve Kamu Kuruluşlarına Ait Araçlar" başlıklı 106. maddesi "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler" hükmünü içermektedir. Bu durumda KTK’da sorumluluğa yönelik düzenlemeler 85 vd. maddelerinde yer almakta olup sorumlu olarak motorlu araç işleteni (gerçek ya da farazi işleten olabilir) ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi belirlenmiştir. Buna göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, "motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır." Özellikle 106. maddede belirtildiği üzere kamu kuruluşlarına ait araçların neden olduğu zararlara ilişkin sorumluluk da 85 vd. maddeleri gereğince işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabi kılınmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin hizmet kusuru bulunmadığına ve zarardan sorumlu olmadıklarına yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacının kaza tarihinden geriye doğru 1 yıl içinde SGK kaydı bulunmadığı, Eylül 2017'den itibaren ... Okullarında çalışmaya başladığı, mahkemenin davacı vekilinin dilekçesi doğrultusunda ... Koleji, Kartal ... Okulu ve ...Okulları'na yazı yazılarak emsal ücret araştırması yapıldığı, ... Koleji'nin 07/03/2018 tarihli cevabına göre; bir ders ücretinin 15-TL ve aylık ders saatinin 60 saat olduğu; Kartal ... Okulu'nun 07/05/2018 tarihli cevabına göre; bir ders ücretinin 25-TL ve aylık ders saatinin 64 saat olduğu; ...Okulu'nun 02/05/2018 tarihli cevabına göre; bir ders ücretinin 13-TL ve aylık ders saatinin 160 saat olduğu; aktüerya bilirkişisinin kök ve ek raporunda bir ders saatini 15 TL kabul ederek davacının gelirinin asgari ücret altında kaldığını belirlediği, hesaplamanın ... AGİ+Asgari Ücret üzerinden yapıldığı, özel ders ücretinin dikkate alınmadığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan emsal ücretler kaza tarihinden sonrasına ilişkin olup, kaza tarihindeki emsal özel ders ücretlerinin hem davacının bildirdiği okullardan, hem de meslek odaları ile ilgili derneklerden ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nden sorulup, sonucuna göre aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olmadığı anlaşılmıştır.Kabule göre ise; Davalı ... ... A.Ş.'ye işleten olduğu inancıyla dava açıldığından arcın uzun dönem kiraya verildiğinden davacının haberdar olması beklenemeyeceğinden hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalı ... ... A.Ş. lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu gibi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Maddi tazminat yönünden dava değeri 7.464,00-TL olup, kabul edilen miktar 5.980,24-TL, reddedilen miktar 1.483,76-TL olmakla, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve İçişleri Baklanlığı lehine bu miktarı aşacak şekilde 1.665,76-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı İçişleri Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı ve davalı İçişleri Bakanlığı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025