17. Hukuk Dairesi 2015/5149 E. , 2015/7945 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olannın, dava dışı bankadan almış olduğu kredi karşılığında 23.10.2008 tarihinde davalı sigorta şirketi ne…
**17. Hukuk Dairesi 2015/5149 E. , 2015/7945 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olannın, dava dışı bankadan almış olduğu kredi karşılığında 23.10.2008 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası yaptırdığını, murisin 20.02.2009 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin murisin doğru bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle ödeme yapmadığını ileri sürerek, tüketici kredisinden ödenen miktarlar çıkartıldığında kalan miktar olan 21.216,00 TL'nın bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2013 günlü, 2012/13846 Esas, 2013/13190 Karar sayılı ilamı ile “Murisin poliçenin tanziminden önceki tarihlerde mevcut olan hipertansiyon hastalığının ölüm belgesinde belirtilen kalp krizine sebebiyet verip vermediği ve hipertansiyon hastalığı ile murisin kalp krizi kaynaklı vefatı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında kardiyoloji alanında uzman bilirkişiden görüş alınmaksızın, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda hipertansiyon hastalığı ile murisin kalp krizi kaynaklı vefatı arasında illiyet bağı bulunduğu, sigortalının bu rahatsızlığını gizlediği, davalının sigorta tazminatını ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1290/1 maddesinde "Sigorta ettiren kimsenin, sigortacının mükabele yaparken hakiki vaziyetleri bildiği takdirde mükaveleyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını mucip olarak bütün hususları sigortacıya bildirmeye mecbur olduğu, sigorta ettiren kimsenin sorulduğu halde susmuş veya noksan yahut hakikate muhalif beyanlarda bulunmuş ise hakikate vakıf olmayan sigortacının mukaveleden cayabileceği, şu kadar ki sigortacının hakikatı öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde cayma hakkını kullanmamış ise bu hakkın düşeceği..." düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta muris ile davalı arasında düzenlenen Kredili Hayat Sigorta Poliçesinin Eki başvuru formunda, murisin sağlık sorunları ile ilgili kendisine sorulan sorulara olumlu-olumsuz bir cevap verilmediği görülmektedir.