8. Ceza Dairesi 2024/13568 E. , 2024/4718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/392 E., 2016/422 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeler
**8. Ceza Dairesi 2024/13568 E. , 2024/4718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/392 E., 2016/422 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.11.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. C. Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/392 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 19 uncu, 20 nci, 24 üncü ve 10 uncu maddeleri dikkate alındığında arama işleminde herhangi hukuka aykırılığın bulunmadığı, yönetmeliğin 24 üncü ve 10 uncu maddeleri dikkate alındığında önleme araması neticesinde elde edilen suç unsurları için savcılıktan yazılı bir elkoyma kararı alınması gerektiğinin düzenlendiği, 10 uncu maddede belirtilen şekilde el koyma kararı alınmaması halinde bunun ancak el koymayı hukuka aykırı hale getireceği, ilgili düzenlemeler dikkate alındığında önleme araması kapsamında arama yapıldığı sırada ayrıca adli arama kararı alınmasının gerekli olmadığı değerlendirilmekle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay, 19.11.2015 tarihinde sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının ihlal edilmesine ilişkindir. B. Sanık uyuşturucu madde kullandığına ilişkin ikrarda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında açılan kamu davasından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2016 tarihli ve 2016/10-57 Esas, 2016/374 Karar sayılı ilamında sanığın şüphe üzerine durdurulması nedeniyle suçüstü halinin sözkonusu olması ve 5271 sayılı Kanun'un 90/4, 2559 sayılı Polis Vasife ve Selahiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) Ek 6 ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin (f) bendindeki "suçüstü" halinde karar alınmadan arama yapılabileceğine dair düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; kolluk görevlilerinin işlenmekte olan bir suçla karşılaşması nedeniyle yetki ve sorumlulukları kapsamında derhal gerekli tedbirleri alarak basit bir kontrol ile sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeleri ele geçirip el koymalarının hukuka uygun olduğu, bu durumda ayrıca arama kararı alınmasına gerek bulunmadığından hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceğinin belirtildiği, suçun delili ve konusunu oluşturan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi" B. Kabule göre; 25.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 25.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/392 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.