3. Hukuk Dairesi 2015/5232 E. , 2016/3163 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin arıcılık ve bal üretimi amacı ile …
**3. Hukuk Dairesi 2015/5232 E. , 2016/3163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin arıcılık ve bal üretimi amacı ile sözleşme yaparak adi ortaklık kurduklarını, davacının hakkına düşen kısmın davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, davalının arılar için yapmış olduğu bakım vs. masraflarının belgelenmediğini ve belli olmadığını ileri sürerek; 2011 ve 2012 yıllarında 55 adet arılı kovandan elde edilebilecek oğul arı kovan sayısının tespitini, 2011 ve 2012 yıllarında 55 adet arılı kovandan elde edilebilecek toplam bal miktarının tespitini ve yine 2011 ve 2012 yıllarında 55 adet arılı kovan üzerinden yapılacak üretim için yapılması gereken işlemler ve bu işlemlerin masraflarının tespiti yapılarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL alacağın 01/10/2011 tarihinden faziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile arıcılık yapmak konusunda adi ortaklık kurduklarını, arıların sıcak iklim arısı olması nedeni ile mevsime alışamadığını, bu nedenle dönemin bal mevsimi olmasına rağmen arıların bal vermediğini, kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 638,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Somut olayda taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Davacı, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağını talep etmektedir. Bir ortak tarafından adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın talep edilmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiyeyi de kapsar. Bu ortağın talebinin fesih ve tasfiye sonucunda oluşacak alacağa ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalıdır. Mahkemece, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) ./.. -2-