T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1967 KARAR NO: 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2025 NUMARASI: 2022/877 E - 2025/170 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1967 KARAR NO: 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2025 NUMARASI: 2022/877 E - 2025/170 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı .....A.Ş. (Eski Unvan ..... A.Ş.) arasında düzenlenen " Anlaşma" başlıklı, 10.04.2018 tarihli sözleşmede, "İstanbul .... İlçesi. Mah. . Apt. ... Ada .. Parsel" yer alan arsa üzerinde yapılacak olan, kentsel dönüşüm projesi kapsamında tarafların ortak olacakları hususunu içerdiğini, sözleşme kapsamında, müvekkili tarafından "kapora" olarak davalı şirket yetkilisi ...... hesabına 10.04.2018 tarihinde 50.000,00 TL, 20.04.2018 tarihinde ise 35.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme açıklamasına "10.04.2018 tarihli anlaşma kapsamında kapora" ibaresinin yazıldığını, Ancak müvekkilinin davalılar tarafından oyalandığını, sonuçta sözleşme kapsamında belirlenen inşaat işinin yapılmadığını, Müvekkilinin dolandırıldığından bahisle davalılar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu,2021/34804 nolu dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını, Ayrıca müvekkilinin 25.06.22 tarihinde, sözleşme kapsamındaki taşınmaza başka bir firmanın ilanının asıldığını öğrendiğini, sözleşmenin ifa edilmeyeceği hususunun anlaşıldığını beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL' nin 10.04.2018 tarihinden 35.000,00 TL' nin 20.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ..., ... A.Ş. (Eski unvanı ...A.Ş.) ve .... A.Ş. şirketlerinin ortağı ve yetkili müdürü , ... A.Ş'nin eski yetkili olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile 2018 yılı başlarında müvekkili ile tanıştığını ve müvekkilinin çalışmalarına ,projelerine yatırım yapmak istediğini belirttiğini, müvekkilinin ile davacı görüşmeye başla- dığı tarihlerde ...A.Ş. Firması .... Apt. projesi üzerinde çalıştığını ve bu projede birlikte çalışma kararı aldıklarını, davacının da bu sözleşmeye dayalı olarak (sözleşmede belirtildiği üzere) ...'na 50.000,00 TL gönderdiğini, yapı davalı firmaya para gönderilmediğinden müvekkili şirket yönünden husumet itirazında bulunduklarını, ... Apt. Projesinin hem davacının üstlendiği banka teminat mektubu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, hem de maliklerle görüşmelerin olumlu sonuçlanmaması üzerine geriye etkili olarak feshedildiğini, davacının yaptığı ödemelerin kendi bilgisi dahilinde ortak yürüttükleri diğer projelere aktarılarak kullanıldığını, aksi halde taraflar arasındaki ortaklık ilişkilerinin üç yıldır devam etmesinin mümkün olmayacağını,... Apt. projesinden bir ay önce 10.03.2018 tarihinde, davacı ile müvekkilimin diğer firmaları ... A.Ş ve ... A.Ş. arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede (...Apt. Projesi) ödemelerin ... hesabına yapılacağının yazıldığını, ... adi ortaklığında, ... A.Ş. adi ortaklıktan çıkarılarak yerine davacının eklendiğini, ... Apt. projesi gerçekleşmeyince, davacıdan alınan bu ödemeler hakkında davacı ile yapılan anlaşma ile ...Apt. hesabından mahsuplaşmak üzere mutabık kalındığını, 2019 tarihli anlaşma ile hesap mutabakatı yapıldığını, sözleşmenin giriş kısmında "... İşbu protokol ile karşılıklı hak ve yükümlülükler ile taraflar arasındaki ilişki yeniden düzenlenmiştir. Daha önce yapılan sözleşmelerin, işbu protokol hükümleri ile değiştirilen ve çelişen hükümleri iptal edilmiştir..." sözleşmenin 14. Maddesinde ise "...'e 1.462.000 TL borcu bulunmaktadır..." denildiğini, bu maddeler ile karşılıklı mutabakat sağlanarak önceki borçların 1.462.000 TL'ye dahil edildiğini, taraflar arası yapılan bir görüşmede, beyaz tahta üzerinde yapılan hesaplamanın da bu duruma delil teşkil ettiğini, 1.462 yazıldığını ve bu rakama dahil olan rakamların altında belirtildiğini,İşlerin takibi ve görüşmelerin ... adına, 19.12.2018 yevmiye numaralı.. ... Noterliği'nden verilme vekaletname ile ... tarafından yapıldığını, ...Apt projesinde de, ......’un teminat yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi nedeniyle üretimin geciktiğini ve tarafların zarara uğradığını,Yine 2018 yılında, davacı firma yetkilisi ..... ile ... 'nun yeni projeler yapmak üzere .... A.Ş. isimli şirketi kurduklarını, .... A.Ş.'nin başka şirketlerle adi ortaklıklar kurarak .......Apt. projeleri üzerinde çalışma yaptıklarını ve bu çalışmaları tamamladıklarını, Tüm bu projeler yapılırken taraflar, şirketler arasında muhtelif para transferleri oldu- ğunu ve taraflarca proje giderleri için muhtelif zamanlarda harcamalar yapıldığını, taraflar arasındaki para hareketlerinin 50.000,00 TL + 35.000,00 TL’lik iki adet para transferinden ibaret olmadığını, bu transferlerin de bu kadar çok projeyi gerçekleştirmenin gereği olarak yapıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, Davacı tarafın müvekkili hakkında yaptığı suç duyurusu zerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/47145 nolu dosyası üzerinden yapılan soruşturmada KYOK kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Tarafların, sorun ve ihtilaflarını çözmek için 2020 yılı sonunda, bir ihtiyari Hakem Heyeti seçtiklerini, Hakem Heyeti'nin yaklaşık 2 ay olay ve belgeleri incelediğini, karar aşamasına gelindiğini, ancak, Hakem Heyeti toplantısının davacı yetkilisi ... tarafından sabote edildiğini,verilen kararları kabul edeceğine dair yazılı kabul ve taahhüt beyanında bulunmuş olmasına rağmen kabul etmediğini, TBK m. 82 uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davacının kaparo yatırmasına dayanak 10.04.2018 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde "10. ayın sonunda karı ile yatırımcı parasını alacaktır..." denildiğini, Yine sözleşmenin eki niteliğindeki fizibilite çalışmasında da sürenin "10 ay" olarak belirlendiğini, yani 10. ayın sonu olan 10.02.2019 tarihinde alacağın muaccel hale geldiğini , dava tarihi itibariyle talebin zamanaşımına uğradığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "DAVANIN KABULÜ ile; 85.000,00 TL'nin dava tarihi olan 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davalılar tarafından istinaf edilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki husumet, zamanaşımı vs itirazları ile esasa ilişkin beyanlarını aynen tekrarlamış, ilaveten ;davacının projenin bitirilemediğini zaten bildiğini, müvekkili ile birlikte farklı projeler için ortaklıklara imza atıldığını, bu durumu yeni öğrenmişcesine kim ile olduğunu bilinmeyen bir takım whatsapp yazışmalarını delil olarak sunduğunu, bu yazışmaların ve ses kaydının delil niteliğinin bulunmadığını, sadece zaman aşımı itirazını bertaraf etmek adına ve delil oluşturmak için yapıldığını,Bilirkişi incelemesinin yalnızca müvekkili firmanın defterleri üzerinde yapıldığını, davacının defterlerini sunmadığını, müvekkilinin usule uygun olarak tutulan ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olan ticari defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olmadığını, bilirkişi raporunda 10.03.2018 tarihli sözleşmeye istinaden "sözleşmeye göre davacı taraf davalıya veya sözleşme imzalayan diğer davalı şirkete 600.000 TL ödeme yapacaktır. Ödemenin yapılıp yapılmadığı dosyada mübrez belgelerden anlaşılamamaktadır" yazılı olduğunu, davacının bu ödemeyi yapmadığını, esasen müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, taraflar arasında hem hesap mutabakatı olduğunu, hem de tahkim yolunun ön görüldüğünü beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Davacı ve davalı şirket arasındaki 10.04.2018 tarihli sözleşmede;...Şti. .... Mh. ... Sk. No . D:. ... VD. . ../ İst. Adresinde bulunan iş bu şirket ile ...A.ş. ... Mah... Sokak No:. .İSTANBUL.. VD. . ve bir araya gelerek Istanbul ..İlçesi ...Mh. ..Apt . Ada . parselde yer alan arsa üzerinde yapılacak kentsel dönüşüm projesine ortak olacaklardır. ...ŞTİ. Bu projeye: 1- 1.200.000TL (bir milyon iki yüz bin TL) yatıracak % 65 ortak olacaktır (... şeklinde) ve ...A.Ş. 35 olacaktır. Yatırılan para ortaklara borç sayılıp, iş bitiminde iade edilecektir. 450.000 TL'si nakit (50.000 TL'si ödenmiştir) , 750.000 TL' si banka teminat mektubu için bankaya bloke edilecektir. Bankaya bloke edilen kısım inşaat yapıldıkça serbest kalacak ve serbest kalan kısım inşaata kullanılacaktır. 2- Bu projedeki kar dağıtım şekli ekli fizibilte çalışmasına göre yapılacaktır. 3- 10. ayın sonunda karı ile yatırımcı parasını alacaktır. .......Şti. tüm anlaşmaları ve çalışmaları ...A.Ş. ile ortak yürütecektir. 4- Ekli Fizibilite'ye göre satış 3.500.000 TL nin üzerinde olması halinde, üzerindeki tutar ...A.Ş.'ye ilave kar olarak devredilecektir. 5- Maliyet, 1.700.000 TL olarak değerlendirilmiş olup fazlalık ...A.Ş.'ye ait olacaktır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. İş bu sözleşme içeriğinde; davacı .... ......tarafından 10.04.2018 tarihinde, davalı ...'na50.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca davacı tarafından davalı - ...' nun hesabına 10.04. 2018 tarihinde 50.000,00 TL, 20.04.2018 tarihinde 35.000,00 TL para transferi yapıldığı, dekontlara "10.04.2018 Tarihi anlaşma kapsamında , Akes apt kapora" açıklamasının yazıldığı görülmüştür. Davacı söz konusu para transferlerini ibraz ettiği ve bankadan celp olunan dekontlar ile ve davalının ikrarı ile ispat etmiştir. Dosya kapsamından söz konusu projenin çeşitli nedenlerle geriye etkili olarak feshe- dildiği ve projenin hayata geçmediği de anlaşılmaktadır. Davalı söz konusu ödemelerin, davacının bilgisi dahilinde taraflar arasında sürdürülen diğer projelere aktarıldığını ve mahsup edildiğini beyan etmektedir. Davacı taraf vekili savcılık dosyasına sunduğu 23.01.2021 tarihli şikayet dilekçesinde "Müvekkilim, şüpheliye ... apartmanı için havale ettiği 85.000,00 TL başka bir proje için kullanılmış olup müvekkilim bu olayı sonradan fark etmiştir. Hâlbuki iyiniyetli müvekkilim havale ettiği dekontların açıklamalarına ‘’.... .... ‘’ şeklinde yazmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamında, söz konusu paranın başka projeye aktarıldığı ve bu işlemin davacının bilgisi dahilinde olduğu yönünde bilgi ve belge bulunmamaktadır.Davacı tarafça delil olarak dayanılan beyaz tahta görüntüsü tek taraflı oluşturulan bir delil olup, tarafların beyan ve imzalarını içeren bir belge veya delil başlangıcı niteliğini haiz değildir. Bu nedenle söz konusu görüntünün delil niteliği arz etmediği değerlendirilmiştir.Zamanaşımı ile ilgili olarak, davacının savcılık makamına şikayette bulunduğu tarih- ten önce,söz konusu paranın iade edilmeyeceği bilgisine ulaştığına dair delil yoktur. Şikayet tarihi olan 23.01.2021günü öğrenme tarihi olarak kabul edildiğinde dava tarihi olan 23.12.2022 günü itibariyle TBK 82. Maddesinde belirtilen zaman aşımı süresi geçirilmemiştir. Husumet ile ilgili olarak : Söz konusu para transferi davalı ...'nun banka hesabına yapılmış olup sebepsiz zenginleşmede şahsilik ilkesi gereğince iade yükümlüsü de adı geçen davalı olup diğer davalı durumundaki şirket yönünden açılan dava, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmelidir.Davalı vekili ,15.12.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkime tabi olduğuna dair 25.12.2020 tarihli İhtiyati Hakem sözleşmesini ibraz etmiş ise de, eldeki dava 10.04.2018 tarihli sözleşmeye dayanmaktadır ve bu sözleşmede tahkime ilişkin düzen- leme bulunmamaktadır. 25.12.2020 tarihli İhtiyati Hakem sözleşmenin dava konusu sözleşmeyi kapsadığı yönünde bir düzenleme yoktur.Ayrıca davalı ,daha önce tahkime başvurulduğunu ve davacıdan kaynaklanan nedenlerle sonuç alınamadığını beyan etmektedir. Hal böyle olunca, sadece davalı Davalı ... yönünden kabul hükmü kurulması gerekirken, her iki davalı aleyhine tahsile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, - Davalı ...'nun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md. gereğince reddine, - Davalı ... 'nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı ...'nun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md. gereğince reddine, B-Davalı ... istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davalı ... ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile; 85.000,00 TL'nin dava tarihi olan 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.806,35 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.451,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.354,76 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) 4-Davacı tarafça peşin yatırılan 1.451,59 TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 3.655,75 TL yargılama giderinin, davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacıya ödenmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, 9-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10-Devletçe karşılanan 3.200 TL arabuluculuk ücretinin, davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 11-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davalı ... alınması gereken 5.806,35 TL karar ve ilam harcından toplam peşin alınan 1.451,58 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.354,77 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalı ...'ın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ......'nın yapmış olduğu istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/03/2026