5. Hukuk Dairesi 2020/7546 E. , 2020/8986 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davada Adana 3. Asliye Ticaret ile... 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş …
**5. Hukuk Dairesi 2020/7546 E. , 2020/8986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davada Adana 3. Asliye Ticaret ile... 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesince, HMK.nun 6.maddesinde, genel yetkili mahkemenin, "davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi" olduğu, 14/1.maddesinde, "bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu", 16.maddesinde ise, haksız fiilden doğan davalarda, "haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu” belirtildiği, yine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110/2. Maddesinde de, "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği" belirtildiği, davalı ... şirketinin yerleşim yeri adresinin ".../..." olduğu, haksız fiile konu kazanın ... ilçesi bölgesinde meydana geldiği, dava dilekçesinde ve dosya arasında bulunan ve davacılar tarafından verilen vekaletnamede davacının adresinin ".../..." olduğu, davalı ...Ş. nin... ili Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescilli şubesinin bulunmadığı ancak bölge müdürlüğünün bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/17-1092 Esas, 2018/463 Karar sayılı içtihadında ise; ''...2918 sayılı KTK ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.'' görüşünün benimsendiğini, davacı vekili tarafından seçimlik hak kullanılarak davacının ikametgahının bulunduğu yer, davalının ikametgahının bulunduğu yer veya şubesinin bulunduğu yer, haksız fiilin meydana geldiği yerde dava açılabilecek iken yetkisiz Adana mahkemelerinde dava açıldığı, bu durumda yetkili mahkemenin seçimi hakkının davalıya geçtiği, davalı vekili tarafından şirket merkezi yeri mahkemeleri olan... Mahkemeleri seçilmiş olmakla davalı ... şirketi vekili tarafından süresi içerisinde yapılan yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizliğine karar verilmiştir. [adres satırı maskelendi] 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, kaza... ili ... ilçesinde meydana gelmiş, davacının yerleşim yeri de yine ...’tır. Ancak, yapılan araştırma ile davalı ... şirketinin Adana ilinde bölge müdürlüğünün olduğu anlaşılmıştır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, davayı davalının bölge müdürlüğünün bulunduğu Adana ilinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, davanın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 02/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.