4. Hukuk Dairesi 2025/14484 E. , 2026/1583 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/214 E., 2024/722 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, 13.03.2010 t…
4. Hukuk Dairesi 2025/14484 E. , 2026/1583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/214 E., 2024/722 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, 13.03.2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak olarak 3.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini davacı ... yönünden 131.250,00 TL'ye, Selda yönünden 43.750,00 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2016/3 68... /187 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/15 02... /523 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 2021/9790 esas ve 2022/13901 sayılı kararı ile ''..Eldeki davaya konu kaza 13.03.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtay'ın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 131.250,00 TL'nin 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 43.750,00 TL'nin 23.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... 'e ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı eşin yeniden evlendiğini, evlenme indirimi uygulanarak yapılan hesabın hatalı olduğunu, desteğin anne ve babasının destek payının hesaplanmamış olduğunu, müteveffanın bir çocuğunun daha olacağı dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, teminat limitinin aşılması halinde garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, teknik faiz uygulanması gerektiğini, olayın trafik kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, davacılara rücu edileceğinden alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek mahsubu gerektiğini, müteveffanın kafa travması sonucu vefat etmiş olduğunun tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, reddedilecek kısım bakımından kurum lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olmayan aracın karıştığı kaza sonucu davacıların desteğinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Destekten yoksun kalanların destek payları belirlenirken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine, bir kısmını da eş, çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Bununla birlikte destek almaktan; vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde bekar ise evleneceği, evli ve çocuksuz ise en az iki çocuğunun olacağı varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek payları belirlenirken desteğin gelirinin bir miktarını kendisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına, bir miktarını da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir. Somut olayda; UYAP kayıtları incelendiğinde, dava konusu kazada ölen ...'ın anne ve babasının sağ olduğu, ancak karara esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin sağ olan anne ve babasına destek payı ayrılmadan hesaplama yapıldığı, yine desteğin bir çocuğu varken vefat ettiği, paylarının sadece eşi, tek çocuğu düşünülerek belirlendiği, muhtemel ikinci çocuğunun pay hesabına dahil edilmediği görülmektedir. Olay tarihi 13.03.2010 olduğundan PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması uygundur. Bu bakımdan TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması yerinde değildir. Bu durumda, aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin anne ve babasının da hayatta olduğu, muhtemel ikinci çocuğun pay durumu gözetilmek suretiyle, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür belirlenmek suretiyle yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıların destek payının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek, poliçe limitinin aşılması halinde garameten hesaplama hususu da dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.