3. Hukuk Dairesi 2024/1842 E. , 2025/2074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1176 E., 2024/440 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/166 E., 2020/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana
**3. Hukuk Dairesi 2024/1842 E. , 2025/2074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1176 E., 2024/440 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/166 E., 2020/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin Anıl Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 28.05.2009 tarihli yazısıyla, müvekkilince Kuruma fatura edilen reçetelerin içeriğinde yer alan bazı ilaçlara ilişkin fiyat kupürlerinin orijinalliğinden şüphe edilmesi üzerine yapılan incelemede, sağlık hizmetlerinden faydalanan 10 hastanın reçetesinde bulunan Ketek 400 mg tablet, Lantus Optipen 100 IU/ml ve Seretide 500 mcg Discus adlı ilaçlara ait fiyat kupürlerinin firmalardan gelen yazı cevapları uyarınca sahte olduğunun tespit edildiği, bu ilaç fiyat kupürlerinin toplam tutarının 5.283,89 TL olduğu ve 2009 yılı Eczane Protokolü'nün (6.3.19.) maddesi uyarınca reçete bedelleri ile bunun on katı tutarındaki cezai şart toplamı 58.332,74 TL'nin müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsubu ile sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine karar verildiğinin bildirildiğini, ancak müvekkilinin Protokol hükümlerine aykırı hareket etmediğini, söz konusu cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumca müvekkili hakkında uygulanan fesih, cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili işlemlerinin iptalini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; davalı Kurumun 20.07.2009 tarihli yazısıyla, sahte kupür yönünden devam eden araştırma doğrultusunda, ilaç firmalarından gelen cevabi yazılar neticesi sahte olduğu anlaşılan fiyat kupürleri nedeniyle 5 adet reçete bedeli ile bunun on katı tutarındaki cezai şart toplamı 19.778,54 TL'nin müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsubuna karar verildiğinin bildirildiğini, ancak müvekkilinin sahtecilik eylemine bir iştiraki bulunmadığı gibi sahte olduğu tespit edilen fiyat kupürlerini de kasıtlı olarak Kuruma fatura etmediğini ileri sürerek, davalı Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin mevzuata ve Protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ve dava dışı eczane çalışanları aleyhine Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/29 E. sayılı dosyasıyla açılan ceza davası sonucunda, sahte reçete tanzim ederek Kurumu zarara uğrattıklarına dair kesin ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine dair verilen kararın 09.07.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı eczacı hakkında 2009 yılı Eczane Protokolü'nün (6.3.19.) maddesinde öngörülen cezai işlemlerin uygulanabilmesi için eczacı ya da çalışanlarının kasıtlı olarak Kurumu zarara uğratmak amacıyla Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü fatura etmesi gerektiğini, somut olayda ise davacının bu şekilde kasıtlı bir eyleminin bulunduğunun davalı Kurumca ispatlanamadığı, fiyat kupürlerinin sahte olduğunun eczacı ya da çalışanlarınca tespit edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalı Kurumun 28.05.2009 tarihli ve 20.07.2009 tarihli yazılarıyla davacı hakkında uyguladığı cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ceza dosyasında dinlenen tanıkların ifadeleriyle sabit olduğu üzere, dava konusu ilaçların hastalar tarafından teslim alınarak kullanıldığı, davacı eczanın da sanık olarak yargılandığı ceza davası sonucunda beraatine karar verildiği, buna göre sahte kupürlerin Kuruma fatura edilmesinde davacının kusurunun bulunduğunun ispat edilemediği, ilaç fiyat kupürü asılları temin edilemediğinden eczacının sahteliği bilebilecek durumda olup olmadığı, diğer bir anlatımla sahte ilaç kupürlerinin iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyeceğinden davacının Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte ilaç kupürü fatura ettiğinden de bahsedilemeyeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının, müvekkili Kurumu gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerle yanılttığını ve Kurumun zararına sebebiyet verdiğini, davacı tarafından hastalara verilen sahte kupürlü ilaçların tamamının farklı bir ilçede bulunan hastane hekimlerince matbu reçetelere yazılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu durumun davacının sahtecilik eylemine iştirak ettiğini gösterdiğini, davacı hakkında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmiş ise de beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2009 Yılı Protokolü'nün (6.3.19.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, sahte olduğu tespit edilen fiyat kupürlerinin Kuruma fatura edilmesi nedeniyle davacı eczanın da sanık olarak yargılandığı ceza davasında beraatine dair verilen kararın kesinleştiği, söz konusu fiyat kupürü asılları temin edilemediğinden iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, dolayısıyla davacı ve çalışanlarının sahteciliği bilebilecek durumda olup olmadığı hususlarının tespit edilemediği, sahte kupürlerin Kuruma fatura edilmesinde davacı eczacı veya çalışanlarının iştirakinin bulunduğu iddiasının davalı Kurumca ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.