Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten olan 40.736,74 TL cari hesap ekstresine dayanan alacağı ve 2.039,74 TL asıl alacağa işlenmiş faiz ile birlikte toplam 42.776,48 TL'lik alacağı nedeniyle Ankara ...İcra Dairesi'nin ... Esas dosyası kapsamında ilamsız icra yoluyla başlatılan icra takibine davalı tarafından 02.01.2020 tarihinde alacı alacağın faizine ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, söz konusu itirazın hukuka aykırı ve kötü n
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankanın A.O.S.B. (İzmir) Şubesi'nden 2015 yılından bu yana bankacılık hizmeti aldığını, mevduat hesaplarından bilgisi ve rızası dışında “kredi limit tahsis ücreti” adı altında ve sürekli şekilde tahsilatlar yapıldığını, itirazlarına rağmen, bu haksız tahsilatlara devam edildiğini, ayrıca 2016 yılından itibaren yine müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında “dönemsel hizmet komisyonu” adı altında tahsilatlar yapıldığını, müvekkili şirketin hesabından, 26.10.2015 tarihinden 30.09.2016 tarihine kadar olan dönemde kredi limit tahsis ücreti, dönemsel hizmet komisyonu ve bunların BSMV'leri olmak üzere toplam 11.150,04-TL tutarında haksız tahsilat yapıldığını tespit ettiklerini, bu paralar iade edilmediği gibi, yapılan tahsilatların maddi ve hukuki gerekçelerinin de açıklanmadığını, davalı bankaya hitaben ihtarname keşide edilerek iade edilmesinin talep edildiğini, davalı bankanın cevabi yazısında yapılan tahsilatların sözleşme hükümleri ile yasal düzenlemelere uygun olduğunun ve iade edilmeyeceğinin belirtildiğini, oysa bu tahsilatların usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, her ne kadar bu hususlarda “sözleşme serbestisi ilkesi” benimsenmiş olsa da, bankaların kullandırdığı kredilerde faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatlere, tahsil olunacak masraflara, mevduat kabulüne ilişkin işlemler ile diğer bankacılık hizmetlerine ait hesap işletim ücreti, masraf, komisyon ve sair adlar altında talep edebilecekleri ödemelere ilişkin sözleşme hükümlerinin, genel hukuk kurallarına, emredici hukuk kurallarına, ahlâka ve adaba uygun olmasının zorunlu olduğunu, öte yandan 6098 sayılı TBK'nın ''genel işlem koşulları'' ile ilgili maddelerinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin 25.04.2016 tarihli ve E.2015/14300-K.2016/4609 sayılı ilâmında bu hususların belirtildiğini, banka tarafından, “kredi limit tahsis ücreti” ve “dönemsel hizmet komisyonu” adı altında tahsilat yapılabilmesinin diğer bir koşulunun da, bu tahsilatlar karşılığında hizmet verildiğinin ve masraf yapıldığının kanıtlanması olduğunu, oysaki davalı banka tarafından yapılan tahsilatların herhangi bir hizmete ya da bankanın müvekkili şirket için yaptığı masrafa da dayanmadığını, dolayısıyla bu yönden de haksız olduğunu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin E.2015/14300-K.2016/4609 sayılı ilamında ''...İstirdatı istenen alacak kalemleriyle ilgili davalı bankaca bir hizmet ve masraf yapıldığının iddia ve ispat edilememiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir...” denildiğini belirterek, davalı banka tarafından yapılan toplam 11.150,04-TL tutarındaki tahsilatın, temerrüt (20.02.2017) tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.