12. Ceza Dairesi 2025/6636 E. , 2026/1609 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/270 E., 2025/333 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan sanık ... müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemini…
12. Ceza Dairesi 2025/6636 E. , 2026/1609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/270 E., 2025/333 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan sanık ... müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, katılan sanık ... müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 07.03.2024 tarihli bozma ilamı ile ".. sanık ... yönetimindeki 43... plaka sayili otomobil ile kavşağa 60 km hız ile girdiğini beyan ettiği, olay yeri meskun mahal hız sınırının üstünde seyrettiği Taytan kavşağına geldiğinde kavşağa girmekte olan otomobili gördüğünde yavaşlaması gerekir iken hızını azaltmadan kavşağa girerek ve etkin fren tedbirine başvurarak çarpışmayı engellemediği, sanık ...'in ise kavşağa 60-70 km hız ile girdiğini beyan ettiği, kavşağa yaklaşır iken hızını azaltmadığı ve solundan yaklaşmakta olan aracı gorduğunde etkin fren tedbirine başvurarak çarpışmayı engellemediği için kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi," gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1a, 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; her iki sanığın da asli kusurlu olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, verilen cezanın yeterli olmadığına ilişkindir. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusurunun bulunmadığına, kavşağa gelince hızını azalttığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 24/09/2015 günü saat 11:20 sıralarında katılan sanık sürücü ... yönetimindeki 43... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli ışıklı trafik işaret cihazı ile kontrollü kavşağa geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan ... istikametinden gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan katılan sanık sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda katılan sanık ...’in aracındaki yolcu ...’nin öldüğü, katılan sanık ... ve aracındaki ...’nın kemik kırığı, Memiş’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'un ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde ve aracındaki üç yolcunun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı şeklinde olayın gerçekleştiği mahkememiz tarafından kabul edilmiştir. Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesi genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan rapora göre; sanık sürücü ...'ın ışık ihlali yapması durumunda sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, seyir yönüne yanan kırmızı ışığı dikkate alarak aracını kavşağa girmeden önce durdurup yeşil ışığın yanmasını beklemesi gerekirken ışık ihlali ve hız kural ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu, sanık sürücü ...'in ise sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmeyerek kendi ifadesi ve olayın oluş şeklinden de anlaşıldığı üzere hızlı bir şekilde kavşağa girerek hız kural ihlali nedeni ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu, diğer sanık sürücü ... 'in ışık ihlali yapması durumunda ise sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, seyir yönüne yanan kırmızı ışığı dikkate alarak aracını kavşağa girmeden önce durdurup yeşil ışığın yanmasını beklemesi gerekirken ışık ihlali ve hız kural ihlali ile neden olduğu olayda asli kusurlu, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmeyerek kendi ifadesi ve olayın oluş şeklinden de anlaşıldığı üzere hızlı bir şekilde kavşağa girerek hız kural ihlali nedeni ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu şeklinde yapılan alternatifli kusur dağılımı, her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğine dair aşamalarda değişmeyen beyanları, kaza anını gören herhangi bir kamera kaydının ve görgü tanığının olmaması, kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de kavşağa hızını azaltmadan girmesi nedeniyle kusurlu olduğuna dair yapılan tespit, tedavi amacıyla ... Devlet Hastanesine getirilen araç sürücüleri katılan sanıklar ... ve ...'in yapılan alkol muayenelerinde alkolsüz oldukları dikkate alındığında sanıkların kırmızı ışıkta geçtiklerini gösterir dosyada somut herhangi bir delilin bulunmadığı, sanık ...'ın yönetimindeki otomobil ile kavşağa 60-70 km km hız ile girdiğine dair beyanı, sanık ...'in ise kavşağa 60 km hız ile girdiğine dair beyanı karşısında her iki katılan sanığın kavşağa yaklaşır iken hızını azaltmamaları sebebiyle tali kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, Yargıtay bozma kararında da işaret edildiği üzere sanıkların hızlarını mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmeyerek kazanın oluşumuna sebep olduklarının sabit olduğu, hal böyle olunca her iki katılan sanığın da TCK'nun 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına'' karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına," ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "sanık hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.