2. Hukuk Dairesi 2025/6049 E. , 2026/2150 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/483 E., 2025/689 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat talebinin reddi ve kişisel ilişki süresi yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise asıl d…
2. Hukuk Dairesi 2025/6049 E. , 2026/2150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/483 E., 2025/689 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat talebinin reddi ve kişisel ilişki süresi yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat talebinin reddi, nafaka miktarı ve tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince, velâyeti anneye verilen 22.10.2021 doğumlu ... ile baba arasında, ortak çocuğun henüz anneye olan doğal bağımlılığı nazara alındığı belirtilerek sosyal inceleme raporu doğrultusunda yatısız kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, davacı-karşı davalı erkek vekilinin kişisel ilişkiye yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Somut olayda, dosya kapsamı ve çocuğun yaşı dikkate alındığında, ortak çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun fikri ve sosyal gelişmesi için de yetersizdir. İnceleme tarihi itibariyle ortak çocuğun gelmiş olduğu yaş da dikkate alındığında Mahkemece baba ile çocuk arasında daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması uygun görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin kişisel ilişkinin süresine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine (3) numaralı bent olarak; "Velâyeti anneye verilen ortak çocuk ... ile baba arasında her ayın 2. ve 4. hafta sonu Cumartesi günü sabah saat 09.00'dan Pazar günü akşam saat 17.00'ye kadar, dini bayramların 2. günü sabah saat 09.00'dan 3. günü akşam saat 17.00'ye kadar, her yıl sömestr tatilinin ilk cumartesi günü saat 09.00'dan takip eden cumartesi günü saat 17.00'ye kadar, Temmuz ayının 1. günü saat 09.00'dan 30. günü saat 17.00'ye kadar kişisel ilişki tesisine" küçüğün bulunduğu yerden teslim alarak süre sonrasında aynı yere teslim etmesi ve yanında bulundurduğu sürece ihtiyaçlarının kendisince karşılanması koşuluyla görüşebilmesi için kişisel ilişki kurulmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kişisel ilişkiye yönelik hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'a geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.