Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2133 E. , 2024/5294 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2133 Karar No : 2024/5294 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Emlak Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILA…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2133 E. , 2024/5294 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2133 Karar No : 2024/5294 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Emlak Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına 2023 yılında tescilli 3 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına ilişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerinin, gözetim kıymetine isabet eden kısmına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen kıymet, eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, bu kıymetin, ithalata konu edilen eşyaya ait gümrük vergilerinin hesaplanmasında esas alınamayacağı, bu nedenle, yurt dışı gider olarak ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk eden verginin gözetim kıymetine isabet eden kısmına vaki itirazın zımnen reddinde hukuki isabet bulunmadığı; fazla ödenen tutarın, 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarih ve 7451 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile değişik 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline, ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, kanuni faizi aşan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idare istinaf başvurusunun reddine; davacı istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüyle, feri alacak mahiyetindeki faiz alacağının türü yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın kısmen reddine karar verildiğinden idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ihtirazi kayıt dilekçelerinin idare kayıtlarına 06/06/2023 tarihinde intikal ettiği, dolayısıyla ihtirazi kayıt içermeyen beyannamelerin davaya konu edilmesinin mümkün olmadığı, süre uzatım kararına rağmen davanın açılması nedeniyle incelenmeksizin red kararının verilmesi gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı temyiz isteminin kabulü ile hüküm fıkrasına davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline dair hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Temyiz isteminin, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Öte yandan, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(a) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan veya konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmasız dava ve işler için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından tecil faizi talep edildiği halde, ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine rağmen, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine duruşmasız işler için maktu vekalet ücreti olan 10.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına, ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) - KARŞI OY : Azlık konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı, yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen hususun dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olduğu, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyanını yükselttiği, dolayısıyla tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmadığı gibi mükellefin kendi seçimi ve tercihinden ibaret olduğu, idareye yapılan itiraz üzerine vergi tahakkukunun kaldırılması ve ödenen verginin iadesi talebinin 210. ve 211. maddede düzenlenen "kaldırma" ve "geri verme" işlemleri için getirilen kısıtlamalar dikkate alınmaksızın değerlendirilmesinin gümrük idaresi yönünden mümkün bulunmadığı, zira yapılan itiraz başvurusunun bir yönüyle anılan maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddelerde yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiği anlaşıldığından, tahakkuka vaki itirazın ve dolayısıyla tahakkukun kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve fazladan ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etme ödevinden kaçınma amaçlı olduğu, dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği oyu ile, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.