Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun kanuna aykırı olduğu değerlendirilen bir toplantıya katılmak isterken gözaltına alınması nedeniyle hakkında uyarma disiplin cezasına hükmedilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun kanuna aykırı olduğu değerlendirilen bir toplantıya katılmak isterken gözaltına alınması nedeniyle hakkında uyarma disiplin cezasına hükmedilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Millî Güvenlik Kurulu, darbe teşebbüsünün savuşturulmasından hemen sonra 20/7/2016 tarihinde yaptığı toplantıda "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunmayı kararlaştırmıştır Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/7/2016 tarihinde, 21/7/2016 Perşembe günü saat 00'den itibaren ülke genelinde doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§12, 47, 48). Olağanüstü hâl, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından 5/10/2016, 3/1/2017, 17/4/2017, 17/7/2017, 17/10/2017, 18/1/2018 ve 18/4/2018 tarihlerinde alınan kararlarla üçer ay daha uzatılmış ve 19/7/2018 tarihinde sona ermiştir. Antalya Valiliği (Valilik) 4/11/2016 tarihinde, birtakım faaliyetlerin olağanüstü hâl süresince ve il genelinde Valilik ve Kaymakamlık iznine bağlanmasına karar vermiştir. Söz konusu karar şu şekildedir:"İlgi’de kayıtlı emir yazı ile terör örgütlerinin ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden eylemlerini çok farklı yol ve yöntemlere başvurarak (yollara el yapımı patlayıcı madde döşemek, güvenlik kuvvetlerimize ve masum vatandaşlarımıza yönelik silahlı ve bombalı araç düzeneği ile) saldırıda bulunduğu, öte yandan Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşleri gibi temel hak ve hürriyetleri de istismar ettikleri,Özellikle son günlerde PKK/KCK terör örgütü tarafından bomba yüklü araçlarla düzenlenen saldırılarda bir çok şehit ve yaralının olduğu, DEAŞ terör örgütü tarafından daha önce düzenlenen terör saldırıları nedeniyle çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve çok sayıda vatandaşımızın da yaralandığı, yine DEAŞ terör örgütünün ülkemizdeki sol tandanslı grupların gerçekleştirebilecekleri toplantı, miting, yürüyüş faaliyetleri olmak üzere düzenlenecek muhtemel etkinliklerde sansasyonel eylem girişiminde bulunabilecekleri,Dolayısıyla son dönemde darbe girişimi ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yaşanan gelişmeler dikkate alındığında ülkemiz genelinde olduğu gibi ilimiz genelinde de milli hassasiyetin üst seviyeye ulaştığı, terör örgütlerinin bu durumu kötüye kullanıp ilimizde kargaşa ve kaos ortamı oluşturacağı değerlendirilmektedir.Bu kapsamda, terör örgütlerine ait planlarının bertaraf edilmesi, özellikle açık alanlarda yapılacak gösteri yürüyüşleri, stand açma, oturma eylemi, çadır kurma, basın açıklamaları vb. etkinliklerde karşıt görüşlü grupların karşı karşıya gelmemesi, tesis olunun huzur ortamı ile milli güvenlik ve kamu düzeninin bozulmaması, Cumhuriyetin temel nitelikleri, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla,2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 'Toplantının Ertelenmesi veya Bazı Hallerde Yasaklanması' başlıklı Maddesinde yer alan 'Bölge Valisi, Vali veya Kaymakam milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere engelleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike olması halinde yasaklayabilir.'5442 Sayılı İller İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesinde yer alan 'İl sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi Valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için Vali gereken karar ve tedbirleri alır, bu hususta alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında madde hükmü uygulanır.'Anayasanın maddesinin bendinde yer alan ' Madde uyarınca ilan edilen Olağanüstü Hallerde vatandaşlar için getirilecek, para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile Olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın Maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.'2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 'Tedbirler' başlıklı Maddesinin (m) bendinde yer alan 'Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak' amir hükümleri uyarınca;İlimiz merkez ve ilçelerinde yapılacak ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 'İstisnalar' başlıklı maddesi dışında kalan 'Kapalı/Açık yer toplantıları, gösteri yürüyüşleri, stant açma (ticari stantlar hariç), oturma eylemi, çadır kurma, basın açıklaması vb. tarzdaki bildirimli veya bildirimsiz her türlü eylem ve etkinliklerin' TAMAMININ Olağanüstü Hal Süresince Valiliğimizin ve Kaymakamlıklarımızın İZNİNE BAĞLANMASI ve izinsiz yapılacak her türlü faaliyetlerin tümünün İL GENELİNDE YASAKLANMASI ..." Başvurucu, başvuru konusu olay tarihinde Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktadır. Başvurucu ayrıca Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Sendika) Antalya Şube başkanı olduğunu da belirtmiştir. Sendika -Valilik yasaklama kararıyla aynı tarih olan- 4/11/2016 tarihinde, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni ile yöneticileri ve bazı gazetecileri hakkında terör örgütüne yardım ya da terör örgütü adına suç işleme suçlarıyla ilgili başlatılan soruşturmayı protesto etmek amacıyla Antalya'nın Kalekapısı Meydanı'nda toplantı yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu da söz konusu karar uyarınca anılan toplantıya katılmak için Kalekapısı Meydanı'na gitmiştir. Başvurucu, anılan etkinliğe Valilik tarafından izin verilmediği gerekçesiyle polis müdahalesiyle karşılaşmış ve gözaltına alınmıştır. Başvurucu hakkında söz konusu olay nedeniyle idari soruşturma da başlatılmıştır. Soruşturma raporunda başvurucunun da dâhil olduğu grubun, Valiliğin il genelinde gerçekleştirilecek etkinliklerin izne bağlanmasına dair kararına rağmen izin almaksızın gerçekleştirdikleri toplantıda dağılmaları yönünde yapılan uyarıları dikkate almadıkları, polisin gruba müdahale ettiği ve grubun çoğunun dağıldığı, başvurucuyla beraber yedi kişinin ise dağılmamakta ısrar ettiği, bunun üzerine zor kullanılarak gözaltına alındıkları ve bu durumun basına yansıdığı belirtilmiştir. Öğretmen olan başvurucunun bu eyleminin basına yansıması nedeniyle öğretmen ve öğrenciler arasında olumsuz intibaya neden olacağı gerekçesiyle başvurucu hakkında kınama disiplin cezasına hükmedilmesi teklif edilmiş ve başvurucu hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğundan bahisle savunması da dikkate alınarak uyarma cezasıyla cezalandırılmıştır. Başvurucu uyarma cezasının iptali istemiyle dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; Valiliğin 4/11/2016 tarihli yasaklama kararının kendisine tebliğ edildiğini, etkinliğin yapılacağı alanda toplanan gruba yasaklama kararı nedeniyle dağılmaları gerektiğini anlatmaya çalışırken polis tarafından gözaltına alındığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca toplantının polis müdahalesi nedeniyle gerçekleştirilemediğini belirterek bu durumun disiplin cezasına gerekçe yapılamayacağını, kaldı ki gerçekleştirmek istedikleri toplantının da zaten barışçıl olduğunu ve kanuna aykırı olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Ret kararının gerekçesinde; ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerin, bu kapsamda özlük ve parasal hakların, çalışma koşullarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi amacını taşımayan, ayrıca Valilik kararı ile yasaklanan eyleme katılan ve bu nedenle kanuna muhalefet suçundan hakkında yasal işlem yapılan başvurucunun devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu anlaşıldığından hakkında hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak fiilinden uyarma cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu ret kararına karşı istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf talebini inceleyen derece mahkemesi, ilgili mevzuatta düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinden herhangi birinin mevcut olmadığı gerekçesiyle talebi kesin olarak reddetmiştir. Nihai ret kararı başvurucuya 28/3/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun maddesinin (m) bendi şöyledir:"Bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince olağanüstü hal ilanında; genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla 9 uncu maddede öngörülen tedbirlere ek olarak aşağıdaki tedbirler de alınabilir:...m) Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak," 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin (B) bendinin (d) alt bendi şöyledir: "...B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:...d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,... " Diğer ilgili ulusal hukuk için Yasin Agin ve diğerleri (B. No: 2017/32534, 21/1/2021, §§ 21-25) kararına bakılabilir.B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için Yasin Agin ve diğerleri (aynı kararda bkz. §§ 26, 27) kararına bakılabilir.