8. Hukuk Dairesi 2023/5545 E. , 2024/193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda
**8. Hukuk Dairesi 2023/5545 E. , 2024/193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili, ... ilçesi, Bozburun Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 21 parsel ... 355,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Hazine vekili taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, arkeolojik sit alanında kaldığını öne sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; 105 ada 21 parsel ... taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile krokide (A) harfi ile gösterilen 108,58 m2 yüzölçümündeki kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapulama harici bırakılmasına, (B) ile gösterilen 166,61 m2 yüzölçümündeki kısmının tarla niteliğiyle komisyon kararında olduğu gibi ... ve müşterekleri adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine dayalı olarak tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 121.02.2000 tarihli ve 1999/3996 Esas, 2000/727 Karar ... ilamı ile düzeltilerek onanmakla 13.02.2002 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Mahkemenin 27.02.2023 tarihli tavzih kararı ile hükme esas fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokinin ölçü ve koordinatlı çizelgesinin bulunmadığı Kadastro Müdürlüğünce bu eksiklikleri tamamlanmış koordinatlı alan hesabına göre infaz yapılabileceği gerekçesiyle tavzih talebinin kabulü ile; 06.12.1994 tarihli mahkeme hükmünün 105 ada 21 parsel ... taşınmaz için (A) ile gösterilen kısmının 189,14 m2, (B) ile gösterilen kısmının 166,05 m2 olarak tavzihen düzeltilmesine, 28.12.2022 tarihli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili bu kez 07.08.2023 havale tarihli dilekçesiyle; asıl mahkeme kararında 105 ada 21 parsel ... taşınmaz hakkında hüküm yazılırken (A) ve (B) harflerinin ters yazıldığını, diğer bir anlatımla kıyıya terk edilecek alanın deniz tarafından kalan ve (B) ile gösterilen bölüm olduğu halde hükümde kara tarafından kalan ve (A) harfi ile gösterilen bölümün tescil harici bırakıldığını ve bu yanlışlığın devamı olarak da asıl kıyı kenar çizgisi içinde kalan (B) harfi ile gösterilen alanın da kişiler adına tesciline karar verildiğini öne sürerek hükmün infaz edilebilmesi için (A) ve (B) ile gösterilen alanların yer değiştirmesi suretiyle tavzih kararının verilmesini istemiştir. Mahkemece 11.10.2023 tarihli karar ile; hükme esas bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğu, hükmün icrasında tereddüte mahal verir bir durumun olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından 11.10.2023 tarihli karar temyiz edilmiştir. Asıl hükme esas fen bilirkişi raporu incelendiğinde; kıyı kenar çizgisinin taşınmazın kuzeydoğusundan gelip güneybatısına doğru ilerleyerek taşınmazı ikiye böldüğü ve deniz tarafının da taşınmazın güneyinde kaldığı, taşınmazın kuzeyinde de kadastrosu yapılmış başkaca taşınmazların bulunduğu kıyı kenar çizgisi içinde kalan tarafın (B) bölümü olduğu sabit olmasına rağmen hükümde maddi hataya dayalı olarak kişiler adına tesciline karar verildiği, kara tarafında kalan (A) bölümünün ise hükümde kıyı kenar çizgisi içinde kalan yer olarak tescil harici bırakıldığı, bu haliyle hükmün infazının mümkün bulunmadığı, asıl hükmün dayanak yaptığı raporun hükme maddi hataya dayalı olarak ters yazıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece; Kadastro Müdürlüğünce düzenlenen ve 27.02.2023 tarihli tavzih kararına da esas alınan koordinatlı kroki uyarınca; (A) ile gösterilen bölümün kişiler adına, (B) ile gösterilen bölümün ise kıyıya terk edilecek alan olarak hükmün düzeltilmesi yönündeki tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli tavzih talebinin reddine dair kararının BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.