T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/858 Esas KARAR NO : 2025/1697 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2023 NUMARASI : 2021/393 E. - 2023/241 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/858 Esas KARAR NO : 2025/1697 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2023 NUMARASI : 2021/393 E. - 2023/241 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin markası ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2007 yılında 4.2 milyon dolara varan cirosu ile Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, şu anda giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar, gözlükler üretmekte olduğunu, 2009 yılı itibariyle THE .../... ..., LP (... ... ve ... da dahil olmak üzere) dünya çapında toplam 326 satış noktasına sahip olduğunu, resmi internet sitesi internet alışveriş sitesi (....com) 2000 yılında kurulduğunu,1975’ten itibaren önemli ödüllerin sahibi olmaya başladığını, kendisine ait “...” markasının uzun yıllardır menşei ülke ABD başta olmak üzere dünya genelinde Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanmakta olduğu ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, Paris Sözleşmesi ve Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan markasal haklarının ve tekel hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu, davalı tescilli markası ile müvekkile Ait "..." markası benzer olduğunu, markaların aynı emtiaları kapsadığını, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca bu durumun iltibas ihtimali yarattığını, mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının da söz konusu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediğini, üretim yerlerinin, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığını, ikame imkanlarının ya da birbirini tamamlayıcı yönlerinin bulunup bulunmadığının dikkate alınarak belirleneceğini, davalıya ve müvekkiline ait tescilli markalara ait Türk Patent kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalı tarafın 09 ve 14. sınıfta tescilli markası "... ..." kelime unsurlarından oluşmakta olduğunu, müvekkil şirketin Türk Patent nezdinde 138845, 2014 102602 ve 2015 89810 sayı ile 09 ve 14. sınıflarda tescilli markalarının esas unsuru da aynı şekilde “...” ibaresi olduğu, markalara ayırt edici nitelik kazandıran unsurun esas unsur olduğu ve mahkemelerce değerlendirmenin esas unsura göre yapılması gerektiğini, “...” ibaresini hem İngilizce'de "saat sanatı" anlamına geliyor olması sebebiyle ilgili emtialar için açıklayıcı ve tanımlayıcı nitelikte olması hem de markanın içerisindeki yeri ve biçimi itibariyle markanın esas unsuru olan “...” ibaresini sadece destekler nitelikte olduğunu, esas unsuru "..." ibaresi olan markaların hükümsüzlüğüne ilişkin olarak ikame edilen davalarda müvekkili şirkete ait "..." markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğuna hükmedilmiş olduğunu, SMK'nın 6/4 ve 6/5 madde hükümleri uyarınca da davalı markasının tanınmış müvekkil markası karşısında hangi emtialarda tescilli olduğuna bakılmaksızın hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkili şirkete Ait "..." Markasının Paris Sözleşmesi İle 6769 Sayılı SMK nın 6/4 ve 6/5. maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, müvekkil "..." markasını büyük uğraşlar ve emekler sonucu yaratıldığını, uzun yıllar önce ülkede kendi adına tescil ettirdiklerini ve markayı yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirmiş olduklarını, davalı tarafın markasını seçerken TTK md 20/II de belirtilen basiretli bir tacirin göstermekle yükümlü olduğu özeni göstermediği, M.K.’nun 2. maddesinde yer alan iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmediğini ileri sürerek davalı taraf adına 2020 134129 tescil numarası ile kayıtlı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...” ve “...” olmak üzere saat sektöründe 1990’lı yıllardan bu yana Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine hizmet verdiğini, müvekkilinin Türkiye'deki başarısının yanı sıra Dünya ve Ortadoğu ülkelerinde de markalarının bilinirliğini artırarak kendisini kanıtladığını, müvekkili şirketin 1990’lı yıllardan beri İstanbul’da başladığı ticari hayatına bugün 50 kişilik bir imalathane, Tahtakale ve İstoç olmak üzere 2 şube ve 2 ayrı showroom olmak üzere hizmet vererek devam ettiğini, yine müvekkilinin, Türkiye’nin her ilinde toptan saat alımı yapmakta olan oldukça geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğunu aynı zamanda yurtdışında 40 kişilik ... ve satın alma ekibine sahip olduğunu, Türk uyruklu olmayan davacının HMK hükümleri uyarınca bir miktar teminatı mahkeme veznesine depo edilmesini, müvekkilinin markası ile davacının markası hem esaslı unsuru, hem ilgili bulunduğu tüketici kitlesi hem de görsel ve işitsel olarak tamamen farklı olup iki marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının bir bütün olarak “...” ve “...” kelimelerinden oluştuğunu, ayırt edicilik vasfını haiz olduğunu, “...” ibaresi yaygın olarak kullanılan ve sadece Türkiye’de 2400’ün üzerinde markada yer alan, ayırt ediciliği bulunmayan bir kelime olduğunu, müvekkili şirketin saat sektöründe ticari faaliyet göstermekte iken davacı tarafın ticari faaliyet alanı tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih, 2021/393 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararıyla; "...HÜKÜM:1-Açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 2-Davalının 2020/134129 tescil numaralı markasının 14. Sınıfın tamamı ve 9. Sınıfta ise giyilebilir teknolojik cihazlar(akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), cep telefonu kılıfları malları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, tümden hükümsüzlük koşullarının oluşmaması sebebiyle tümden hükümsüz kılınması isteminin reddine, kararın kesinleşmesi ile birlikte hükümsüz kılınan kısım yönünden sicilden terkin işlemi yapılması için hüküm özetinin Türk Patent ve Marka Kurumu'na gönderilmesine,..." kararı verilmiştir. İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 bendi çerçevesinde, tanınmış marka ile benzerlik arz eden markalar değerlendirilirken, “benzerlik” kavramı geniş yorumlanması gerektiğini, davalı markası, müvekkili markasının itibarına zarar verebilecek nitelikte olduğunu, dünya çapında yüksek bir tanınmışlığa sahip olan müvekkil markasının, dünyada başka hiçbir ürün üzerinde kullanılması mümkün değilken, ülkemizde alelade hizmetler ve ürünler üzerinde gündelik hayatta sürekli karşımıza çıkması, müvekkili markasını sıradanlaştırarak markanın prestijini azaltmakta, “sulandırma”nın başlangıcı niteliğinde olduğunu, davalı markası, müvekkili markasının ayırt edici karakterini zedeleyici nitelikte olduğunu, müvekkili markasından haksız yarar sağlandığını, davalının kötü niyetli olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince davacının dayandığı markanın ne olduğu, davanın ve yargılamanın seyrini etkileyecek konuların tartışmadığı, T/03095 başvurusunun ayırt edici bulunmadığından TPMK tarafından reddedildiğini, davacı tarafından "..." ibaresinin tekeline alınmaya çalışıldığını, 93/... başvuru müddet olduğunu, "..." ibaresinin sadece tek bir firmanın tekeline bırakılacak şekilde yorumlanmasının kamu düzenine aykırı olduğunu, "..." ibaresinin jenerikleştiğine dair açıklamaların değerlendirilmediğini, "..." üretildiği pazarda ürünün genel adı halini aldığını, bilirkişi raporlarının da markanın jenerik olduğunu gösterdiğini, davanın esaslı konusu olan "..." ibaresine ilişkin Türkiye pazarının ve sektörünün araştırılarak sonuca ulaşılması gerekirken eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, benzerlik değerlendirmesi yapılırken davacının "ralp ..." ibaresinin markasının çekirdek unsuru olduğu göz önünde bulundurulması gerekirken hatalı bir şekilde "..." ibaresi hakkında değerlendirme yapıldığını, ayırt edicilik vasfı konusunda da hatalı değerlendirme yapıldığını, mahkemenin tanınmışlık değerlendirme ve kabulü hatalı olduğunu, sunulu deliller davaya dayanak yapılan markalar hakkında olmadığını, bir takım marka başvurularını içerdiğini, tanınmışlık iddiasının ispatlanamadığını, davacı tarafından sunulan mahkeme kararlarının kesinleşme şerhi bulunmadığını, mahkemece davacı markasının Türkiye'de ticarete konu edilmediği yönündeki iddialarının hiç değerlendirmeye alınmayarak davacı lehine Paris Sözleşmesi kapsamında kabul kararı verilmesi hatalı olduğunu, müvekkilinin kendi tasarım ürünlerini satışa arz ettiğini "..." ibareli "... ..." markası ile davacı markasının karıştırılma ihtimali bulunmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, Marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen müzekkere cevabından; Davacının T/O3171 başvuru numaralı "...+şekil" ibareli tanınmış markasının 17/05/2017 tarihinden itibaren koruma altında olduğu ve en eskisi 1993 yılına ait "..." ibareli birden çok markanın davacı adına 09. Ve 14. Sınıf emtialarda tescilli olduğu, davaya konu 2020 134129 sayı ile tescilli "... ..." ibareli markanın 09. Sınıfta "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü tablet bilgisayarlar, gh teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri." ile 14. Sınıfta "Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtialarda davalı adına tescilli olduğu görülmüştür.Huzurdaki dava, SMK 25/1. Madde atfı ile aynı kanun 6. Maddesinde nispi red nedenleri arasında sayılan tanınmışlık, itibas ve kötüniyetli tescil iddialarına dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde kısmen hükümsüzlük karar verildiği görülmüş olup, dosyada mübrez deliller, TPMK kayıtları ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, taraf markalarının aynı sınıflarda tescilli olduğu, davaya konu markanın 04.08.2021 tarihinde tescil edildiği ve 02.11.2020 tarihinden itibaren koruma altında olduğu, davalı tarafından ibarenin eski tarihli ve öncelikli olarak kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında sunulu delil bulunmadığı, davacının "..." esas unsurlu 9. ve 14. Sınıf emtialarda tescilli çok sayıda markası bulunduğu gibi 18.05.2017 tarihinden itibaren TPMK nezdinde tescilli tanınmış markası bulunduğu, davaya konu markada Türkçe “saat sanatı” anlamına gelen "..." kelimesinin altta ve italik (eğik) biçimde ve biraz daha küçük boyutta yer aldığı, ibarenin tescilli olduğu emtialar yönünden tasvir edici nitelikte olduğu ve markada tali unsur olarak yer aldığı, davalı markasının telaffuzu, okunuşu ve ortalama tüketici nezdinde bıraktığı algı dikkate alındığında taraf markalarında esaslı unsurun "..." ibaresi olduğu ve markaların benzer olduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, rapora yapılan itirazların alınan ek bilirkişi raporu ile karşılandığı, davaya konu markanın hükümsüzlük koşulları oluştuğu anlaşıldığından davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; İlk derece mahkemesinin taraf markaları yönünden iltibas bulunduğuna ve davaya konu markanın kötüniyetle tescil edildiğine ilişkin gerekçesi yerinde olup, kötü niyetli tescil edilen markanın "kötüniyetin bölünmezliği" ilkesi gereği tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği halde 9. sınıfta bir kısım emtiaların davacının tescilli olduğu sınıflar ile ilişkili olmadığı şeklindeki hatalı gerekçe ile kısmen hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.Bu nedenle, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin esastan reddine, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçe ile kabulüne, eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmediği dikkate alınarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Dairemizce davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarihli 2021/393 Esas 2023/241 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Davanın Kabulü ile Davalının 2020/134129 tescil numaralı markanın tescilli olduğu 09. ve 14. Sınıf emtialar yönünden tümden hükümsüz kılınmasına, karar kesinleştiğinde ve talep halinde hüküm özetinin Türk Patent ve Marka Kurumu'na gönderilmesine,4-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; a-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,b-)Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-)Davacı tarafından yapılan; 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 336,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı ile 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.955,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a-)Davacı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, peşin yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-)Davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ç-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.