2. Hukuk Dairesi 2016/24247 E. , 2018/10418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2003 tarihinde kesinleşen 6584 esas 20
**2. Hukuk Dairesi 2016/24247 E. , 2018/10418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2003 tarihinde kesinleşen 6584 esas 2003/475 karar sayılı kararıyla boşandıkları, bu kararın ... 2.Aile Mahkemesinin 2006/89 esas, 2006/4 karar sayılı kararı ile tanındığı ve tanıma kararının 13.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tanıma, yabancı mahkeme kararına kesin delil veya kesin hüküm vasfını kazandırır (MÖHUK m.58). Tanıma halinde, yabancı ilamın kesin hüküm ve kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59). Diğer bir ifade ile, taraflar yabancı mahkeme kararının kesinleştiği anda boşanmış sayılırlar. Bu nedenle davacı kadın tarafından 23.12.2013 tarihinde açılan eldeki boşanma davasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. 2-Davalı erkeğin temiyz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle velayeti anneye verilen ortak çocuk Yeliz'in inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun ve yararına hükmedilen nafakaların kendiliğinden ortadan kalkacağının tabi bulunmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b)Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere tanınmakla, yabancı mahkeme kararı kesinleştiği andan geçerli olmak üzere hüküm ve sonuç doğurur (5718 s. MÖHUK m. 59). Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilamında taraflara ilişkin bir kusur belirlemesi yapılmadığına göre artık Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazandığından; davalının kusurlu olduğu sonucuna ulaşılamaz. Bu durumda davalı eşe kusur yüklenemez. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat yükümlüsünün kusurunun varlığı gerekir. O halde davalı erkeğin kusurlu olduğunun kabulü ve davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.10.2018 (Salı)