8. Hukuk Dairesi 2021/6693 E. , 2025/1076 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/123 E., 2020/589 K. KARAR: Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar, 15.02.2007 tarihli dava dilekçesind…
**8. Hukuk Dairesi 2021/6693 E. , 2025/1076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/123 E., 2020/589 K. KARAR: Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar, 15.02.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Kuşçular köyü, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Asli müdahil Orman İdaresi vekili ise çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek orman vasfında Hazine adına tescili istemiyle davaya müdahil olmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 25.02.2013 tarihli bilirkişi kurulu ekindeki bilirkişi ... 'nın düzenlediği krokide (B) harfi ile 9.631,14 metrekare olarak gösterilen kısmın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A1) ile gösterilen 434,03 metrekare, (A2) ile gösterilen 312,17 metrekare, (A3) ile gösterilen 1.501,62 metrekare yüzölçümlü kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.12.2018 tarihli ve 2016/10901 Esas, 2018/8387 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Urla Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümde davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 9.631,14 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (A1), (A2) ve (A3) ile gösterilen kısımların orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, müdahil Orman İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından davacılar adına tescil edilen (B) bölümü yönünden temyiz edilmiştir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; orman, ziraat ve harita bilirkişilerinden alınan ortak raporda temyize konu (B) bölümünün bir kısmında zeytin ağaçları olduğu, bir kısmının tarım arazisi vasfında olduğu belirtilmiş ancak taşınmaz üzerinde yer alan zeytin ağaçlarının sayısı belirtilmediği gibi bu ağaçların delice mi yoksa dikilmiş zeytin ağacı vasfında olup olmadığı belirtilmemiş ayrıca delice ise aşılı olup olmadıkları ve aşı yaşları konusunda da herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Yine tarım arazisi olarak kullanılan kısmın yüzölçümü ayrı olarak belirlenmemiş, taşınmazın dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı ve memleket haritalarındaki durumu da incelenmeden karar verilmiştir. Eksik ve denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde Mahkemece, yöreye ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi (1980-1985-1990) tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.