10. Hukuk Dairesi 2023/1027 E. , 2024/4959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1562 E., 2021/1286 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Beypazarı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/79 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf ed
**10. Hukuk Dairesi 2023/1027 E. , 2024/4959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1562 E., 2021/1286 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Beypazarı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/79 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyada noksan olarak tespit edilen hususun ikmali için dosya mahalline çevrilmek, mahallinde noksanın ikmali ile dosya dairemize gelmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının işyerinde işçi olarak çalıştığı 30.05.2013 tarihinde işyerinde kesimhanede çalıştığı esnada bunkerin içine düştüğünü, ağır şekilde yaralandığını, dava tarihi itibari ile halen tedavinin devam ettiğini ve SGK Başkanlığınca soruşturmanın halen devam ettiğini, Yargılama konusu ile ilgili Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1618 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığı, iş kazası nedeni ile HMK 107 uyarınca talep artırım hakkı saklı kalmak üzere 2.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmekle beraber 28.02.2019 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminatta fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere maddi tazminat istemini 88.833,03TL’ye artırmış, akabinde ise 12.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 09.03.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebini neticeden 139.018,61 TL ye arttırdığı anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin Beypazarı Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/701 D. iş sayılı kararı ile FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu yönünde somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesi olduğu yönünde deliller bulunması nedeni ile CMK 133/1 inci maddesi gereğince 674 sayılı KHK 19/2 nci maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kayyum olarak atanmasına karar verildiğini, davalı şirketin üzerinde düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini davanın reddine karar verilmesini, davanın Neova Sigorta Şirketine ihbarını talep etmiş, kaldırma kararı sonrasında ıslah dilekçesi sunulduğunu, ancak kaldırma kararı ile usuli müktesab hak oluşması nedeni ile ıslah dilekçesinde belirtilen miktara hükmedilemeyeceği yönünde itiraz dilekçesi sunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; davacının 30.05.2013 tarihinde davalının işyerinde çalıştığı sırada ızgara kapağı açık iken çalışır vaziyetteki helezonlara sol kolunu sıkıştırması neticesinde % 44 oranında sürekli iş göremez şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda davalının %70, davacının ise %30 kusurlu bulunduğu, asgari ücret düzeyinde geliri olan davacıya iş kazası nedeni ile 102.280,86 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı toplam tazmini gerekir miktarın 300.878,87 TL olduğu bu miktardan PSD üzerinden %70 rücuya tabi miktar olan ile zarar tutarının %30'u üzerinden hesaplanan 71.596,60 TL kusur indirimi sonrasında davacının tazminat tutarının 139.018,61 TL olduğu anlaşılmış, davalı ıslah dilekçesine itibar edilemeyeceğini savunmuş ise de; talep arttırımının ıslah olarak talep edilemeyeceği, davacının kaldırma kararı sonrasında 12.03.2021 tarihli dilekçesi ile bu yargılamada ilk kez ıslah müesseseni uyguladığı anlaşılmakla davalı vekilinin usuli müktesab hak nedeni ile kaldırma kararı öncesindeki miktardan fazlasının verilemeyeceği yönündeki itirazının hukuka uyarlığı bulunmadığından 139.018,61 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacının oluşan yaralanma nedeni ile manevi ızdıraba da düçar olduğu ve tazmini gerektiği anlaşılmakla tarafların kusur durumları, iyileşme süreci, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak olay tarihinden itibaren 35.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazasını önlemek adına gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının genel olarak ve kazanın meydana geldiği makineye, özel olarak ise makinenin çalışması ve güvenlik önlemleri hakkında bilgilendirilip ve eğitildiğini, %70 düzeyindeki kusur oranın kabul edilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan kusur heyet raporunda davalı işveren %70 davacı işçi ise %30 kusurlu bulunduğu, raporun SGK inceleme raporu ve oluşa uygun olup işverene kusurun, kullanılan makinenin teknolojik gelişmelere uygun olmaması, davacıya yeterli eğitim verilmemesi, denetim sağlanmayarak emniyetsiz şekilde çalışmanın önüne geçilmemesi nedeniyle verildiği ve oluşa uygun olduğu, hükme esas alınan manevi tazminat raporunda kontrol kaydı bulunmaktaysa da, bu durumun istinaf sebebi yapılmayıp kamu düzeninden de olmadığından inceleme konusu yapılmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1) b)1 inci maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleşmesinde tüm kusurun davacıda olduğunu, İSG konusunda ve makine çalışma usulü hususunda davacının bilgilendirildiğini, gerekli tüm iş güvenliği ve iş sağlığı önlemlerinim alındığını, davacıya genel olarak ve kazanın meydana geldiği makineye özel olarak makinenin çalışması ve güvenlik önlemleri hakkında bilgilendirme yapıldığını ve eğitim verildiğini, dosyadaki iş yeri kayıtlarının bunu kanıtladığı halde müvekkiline atfedilen %70 kusur oranına itibarla karar verilmesinin ve istinaf başvurularının esastan reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın temyiz itirazları dikkate alındığında iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54 ve 55 inci maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; sürekli iş göremezlik oranının kontrol kaydının ikmal edilmiş olması ve aynı oranın doğrulanması davalı tarafın bu hususa dair temyiz itirazının olmaması, kusur oran ve aidiyetleri ile maddi tazminat hesabının dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve Bölge Adliye Mahkemesi karar ve gerekçesinin yerinde olması da gözetilerek, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.