21. Hukuk Dairesi 2013/8314 E. , 2013/12383 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve a…
**21. Hukuk Dairesi 2013/8314 E. , 2013/12383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava,iş kazası neticesinde zarara uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı işverenin zararlandırıcı olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davacı sigortalının uğradığı zararlandırıcı olay sonucunda maluliyetinin belirlenmediği,bu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, kaza sonucu kamu davası açıldığı, dosyada zararlandırıcı olaya dair ilgililerin kusur dağılımını içeren iş güvenlik uzmanlarından alınmış rapor olmadan, sürekli iş göremezlik derecesi araştırılmadan, ilgili ceza dosyası getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Buradaki gereklilik, olayın meydana gelmemesi için bilimsel ve teknolojik olarak alınabilecek başka bir önlemin olup olmadığının araştırılmasıdır.Bir önleme başvurulduğunda ortaya çıkan sonucun veya zararlandırıcı olayın meydana gelme ihtimali yok ise, işveren insan bedeninin kutsallığı kapsamında bu önleme de başvurmakla yükümlüdür. İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde başvurulabilen bilirkişinin, meydana gelen iş kazasının ait olduğu iş kolunda uzman olması gerektiği de açıklamadan uzaktır. Öte yandan bu tür davalarda sigortalıda oluşan iş göremezlik oranının da tazminat miktarını doğrudan etkileyeceği açıktır.