10. Hukuk Dairesi 2023/14011 E. , 2024/242 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1625 E., 2023/2008 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/52 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A…
**10. Hukuk Dairesi 2023/14011 E. , 2024/242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1625 E., 2023/2008 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/52 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ilinde serbest avukatlık yaptığını, davacının yanında işçi çalıştırdığı dönemlerde sigorta primlerini düzenli olarak yatırdığını, serbest avukat olarak çalışmayı bırakmayı düşünmesinden dolayı uzun süredir yanında eleman çalıştırmadığını, Kurumun işçi olduğunu iddia ettiği ...'ın daha önceleri davacının sigortalı işçisi olduğunu, daha sonda TTK'ya işçi olarak girdiğini ve aralarındaki önceki tanışıklık nedeni ile davacının bürosuna gelip gittiğini, davacının itirazları doğrultusunda Kurum denetim görevlileri tarafından yapılan denetimde davacının işçi çalıştırmadığının tespit edildiği bu nedenle Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek davalı kurumca davacı hakkında yapılan iş yeri tescili işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalı Kurum tarafından kendisine gönderilen tebligatı alan ... isimli kişinin çok öncelerde çalışanı olduğunu, daha sonradan TTK'ya işçi olarak girdiğini, TTK'da çalışmaları nedeni ile emekli olduğu ve ziyaret amacı ile geldiği gün davacının adliyeye gitmesi nedeni ile dava konusu tebligatı aldığını, yanında sigortalı olarak çalışmadığını belirtmiş ise de dinlenen kamu tanıklarının davacının sigortalı çalışanının olup olmadığına dair bilgilerinin olmaması, davacıya ait ... İcra dairelerinden gelen yazı cevaplarında 03.08/2016, 31/01.2017, 18.02.2016, 28.02.2017 tarihinde, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden gelen yazı cevabında 23.05.2017, 28.06.2017, 15.06.2017 tarihinde, ... 2. Aile Mahkemesinden gelen yazı cevabında 29.05.2017, 15.06.2017, 16.02.2017 tarihinde, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden gelen yazı cevabında 25.07.2017 tarihinde, ... 1. Aile Mahkemesinden gelen yazı cevabında 11.09.2017 tarihinde, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen yazı cevabında 28.04.2017, 22.06.2017 tarihinde, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinden gelen yazı cevabında 19.10.2017 tarihinde, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinden gelen yazı cevabında 19.01.2017, 21.08.2017, 27.07.2017 tarihinde, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden gelen yazı cevabında 16.05.2017 tarihinde, 03.11.2016 ve 04.11.2016 tarihinde, 19.02.2016 tarihinde, ... 3. İş Mahkemesinden gelen yazı cevabında 05.05.2015, 02.11.2017, 10.05.2017 tarihinde davacı adına çıkan tebligat parçalarının da yine aynı şekilde katip ... imzasına tebliğ edildiği, bu nedenlerle ... isimli kişinin davaya konu tebligatın dışında da davacı adına çıkarılan tebligat parçalarını aldığı, tanık ...'ın beyanının gelen yazı cevapları kapsamında hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yanında yaşlılık aylığı alıyor olması nedeni ile sigortasız olarak çalıştığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı müvekkili tarafından davalı Kurumca yapılan işyeri tescili işleminin yasal dayanağının olmadığı, keyfi bir işlem olduğu gerekçesiyle açılan ... 1. İş Mahkemesinin 2018/125 Esasına kayıtlı olarak devam eden davada, Mahkemenin 12.03.2019 tarihli celsesinde davanın reddi hususunda verilen kararın yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosyanın gittiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/77 Esas, 2020/117 sayılı kararı ile davacı müvekkil yönünden istinaf talepleri kabul edilerek HMK 353/1-a maddesi uyarınca kesin olarak, Yerel Mahkemenin kararını kaldırarak iade etmesi üzerine, Yerel Mahkemede 2020/197 Esas numarası alan davanın Mahkemece yapılan yargılaması sonucunda Mahkemenin 01.04.2021 tarihli, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen hususların, resmi belgeler, kesinleşmiş konu ile ilgili idare mahkemesinin kararı, yürürlüğe giren 7256 sayılı Yasa'nın getirdiği koşullar değerlendirilmeden verilen davanın reddi kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi, eksik inceleme sonucu verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istediklerini, -Hukuk sisteminin temel ilkesi olan; hukuk davalarında mahkemelerin tarafların sunduğu delilleri değerlendirerek karar vermesi gerektiğini, ceza davalarında olduğu gibi, tarafların sundukları delillerin dışında res'en delil toplama durumu bulunmadığını, -Ayrıca hukuk davalarında resmi ve yazılı belgelerin esas alınması gerektiğini, -Davacı müvekkilinin iş yeriyle ilgili davalı Kurumun 12.10.2017 tarihli her hangi bir denetim yapılmadığını, davalı kurum görevlilerinin ... Başkanlığı Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı ..., Umut Gümüş tarafından birlikte yapılan 04.12.20217 tarihinde davacı müvekkilinin iş yerinde ... isimli kişinin çalışmadığının açıkça tespit edildiğini ve bu hususun düzenlenen raporla sabit olmasına rağmen Yerel Mahkemenin PTT elemanı tarafından büroya getirilen mahkemelerden tebliğe çıkarılan tebligatları davacı müvekkilinin büroda bulunmadığı durumda, davacı müvekkili ile uzun bir döneme yönelik tanışmaları olan, emekli olduktan sonra her hangi bir kahvehane alışkanlığı olmayan ... tarafından, vakit geçirmek için belirli tarihlerde sohbet amaçlı büroya uğradığında, büroya tebligatları getiren görevli PTT elemanın talebi üzerine aldığı, tebligatları almasının, davacı müvekkili tarafından açılan davanın reddi kararına gerekçe yapılmasının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi, davacı müvekkili aleyhine, davalı Kurumun uygulamaya kalktığı idari para cezasının iptali hususunda davacı müvekkili adına davalı Kurum aleyhine açılan davada ... İdare Mahkemesinin 2018/324 Esas 2018/950 sayılı kararına karşı, davalı Kurum tarafından istinaf yoluna gidilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 04.11.2020 tarih 2019/1262 Esas, 2020/1674 sayılı kararı ile ... İdare Mahkemesinin kararı kesin olarak onanarak, İdare Mahkemesinin kararının kesin hüküm halini aldığını, -Yerel Mahkemece dosyaya sunulan ... İdare Mahkemesinin 2018/324 E 2018/950 sayılı idari para cezasının iptali kararı, ... Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesince kesin olarak onanarak kesin hüküm haline gelmiş olan, tebligatların ... tarafından alınmasının yasal hiçbir dayanağı olmadığı açıkça belli olmasına rağmen; mahkemelerden yapılan tebligatları esas alarak davanın reddi kararının usul ve yasa hükümlerine uygunluğu bulunmadığını, ayrıca davalı Kurum denetmenleri tarafından davacı müvekkilinin iş yerinde 04.12.2017 tarihinde yapılan ... İş yeri Durum Tespit tutanağının resmi belge olup, bu tutanakta denetleme yapıldığı tarihte ... isimli şahsın çalışmadığının açıkça saptandığını ve denetmenlerin yargılama aşamasında alınan ifadelerinde de bu hususu aynen belirtmelerine rağmen, Yerel Mahkemenin davalı Kurum tarafından tanzim edilen işbu resmi belgeye rağmen hiçbir yasal dayanağı olmayan tebligatları esas alarak davanın reddi kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı, eksik inceleme sonucu verilen karar olduğundan, Yerel Mahkemenin davanın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istediklerini, -İsnat edilen fiilin işlendiğini gösteren her türlü şüpheden uzak maddi olguların oluşması gerektiğini, davalı Kurumun varsayımlara dayalı kendi kurum denetmenleri, tarafından yapılan tespitte açıkça saptandığı denetleme tarihinde ... isimli şahsın bulunmadığı hususundaki resmi belge ve diğer resmi belgeler değerlendirilmeden verilen davanın reddi kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu açıkça belli olduğundan, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istediklerini belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 80 inci, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.