4. Hukuk Dairesi 2023/4617 E. , 2023/8441 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/295 Değişik İş, 2021/302 Karar HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Kabulü ile Karar Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/13048 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın …
**4. Hukuk Dairesi 2023/4617 E. , 2023/8441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/295 Değişik İş, 2021/302 Karar HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Kabulü ile Karar Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulüne SAYISI : K-2021/13048 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.09.2019 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %24 oranında malul kaldığını, kazanın oluşumunda karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile hesap raporunu kabul etmediklerini belirterek talebini 262.457,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmayıp hükme esas alınamayacağını, soruşturma dosyasında alınan kusur raporundaki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilince aldırılan raporda ise her iki sürücünün %50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuatın aradığı şekil şartlarından yoksun olduğu, tek taraflı bir rapor olduğu, usulüne uygun bir rapor olmadığı, bu eksikliğin sonradan ikmalinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; eksikliğin tamamlanabileceğini, davalıya tahkim başvurusu öncesi başvurulduğunu ancak cevap verilmediğini, rapora itiraz edilmediğini, başka bir rapor alınması konusunda davalının bir girişimi olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlendiği, hükme esas alındığı, kaza tespit tutanağı dikkate alınarak sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu kabul edildiği, hesap raporuna davalı yanca itiraz edilmediği, hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanan 195.089,92 TL üzerinden hüküm kurulmasına karar verildiğini belirterek davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 195.089,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yeniden hesap yapılması gerektiğini, aksi kanaat halinde hesap raporunda PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, stabilizasyon süresi tamamlanmadan alındığını, kusur raporu alınmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı 09.09.2019 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun (5684 ... Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu "TRH 2020" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar ... kararıyla 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Genel Şartlar'a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ... Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için ... tarafından hükme esas alınan 16.04.2021 tarihli hesap raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılmış, davacı vekili rapora itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının rapora yönelik bu itirazı reddedilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faize göre hüküm kurulmuştur. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Davalının temyiz itirazlarına gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairenin geri çevirme kararı üzerine uzlaşmanın sağlanmadığı, ceza davası açıldığının anlaşılmasına, ceza davasında Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda her iki sürücünün de kusurlu bulunmasına, davacı kazaya karışan araçlardan birinde yolcu olup kazanın oluşumunda kusurunun bulunması düşünülemeyeceği ve zarara sebep olanların 2918 ... Kanun'un 88 inci maddesi gereğince zarardan müteselsil sorumlu oldukları gözetildiğinde kusur raporu alınmayışında bir usulsüzlük görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 09.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde, "....engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 18.06.2020 tarihi arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama konusunda da tereddüt hasıl olmuş olup davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınması gerekir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 ... Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.