4. Hukuk Dairesi 2022/133 E. , 2025/5015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/496 E., 2021/1066 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/221 - 2018/414 Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha
**4. Hukuk Dairesi 2022/133 E. , 2025/5015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/496 E., 2021/1066 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/221 - 2018/414 Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İskander Village Bostanlık District Taşkent Region Özbekistan adresinde pamuk ipliği, boyalı pamuk ipliği, melanj ipliği, iplik boyama, kumaş boyama, dokuma ve havlu konfeksiyon üretim tesisleri, stok ambarları, mamul ve hammadde stok depoları, idari binalar vesair tesislerde faaliyet gösterdiğini, 06.06.2016 tarihinde belirtilen üretim tesislerinde işlem gören satışa arz edilmek için kalitelerine göre ayrıştırıldıktan sonra 9 nolu depoya götürülmek üzere geçici olarak 1 nolu iplik işletme binasının yanına forkliftler yardımıyla konulan elyaf teleflerinin aniden ve bilinmeyen bir sebeple yandığını, yangının rüzgarın da etkisiyle büyüdüğünü, gerek tahliye edilen gerekse serbest piyasada satılma sureti ile değerlendirilebilecek elyaf telefleri, ekonomik değeri olmayan toz ve çeper telefleri ile tırlardan boşaltılan ve farklı bölgelerden satın alınan pamuk balyalarının yandığını, yangın sonucunda meydana gelen hasar ve zararlarının miktarını tam olarak belirleme şansları olmadığından fazlaya ilişkin ve dava haklarını saklı tutmak koşuluyla 86.000,00 USD üzerinden dava açmak zorunda kaldıklarını, yangının başlaması ve rüzgarın etkisi ile büyümesi üzerine derhal yangın tüpleri hidrantlar ve işletmenin bünyesindeki itfaiye aracı ile yangına müdahale edildiğini, ayrıca Taşkent vilayeti itfaiye araçları da çağrılarak getirtilmek suretiyle yangının kontrol altına alındığını, yangına ilişkin rapor tutturulduğunu, yangın hasarı sonrasında taraflar arasında yapılan 07.11.2015 başlangıç tarihli ve 289481710 sayılı işyeri sigorta poliçesi uyarınca hasar bedelinin ödenmesi için davalıya talepte bulunulduğunu, taraflarına Ekim 2016 tarihinde tebliğ edilen 23.08.2016 gün ve 19-3102 sayılı yazı ile "sigortalı firmaya ait pamuk elyaf teleflerinin bilinmeyen bir sebeple alev alması sebebi ile sigortalıya ait muhtlif emtiada hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve söz konusu hasarda zarar gören emtianın fabrika sahası içerisinde açık alanda istiflendiği belirlenmiş olup ilgili poliçede açık alanda bulunan muhteviyat başlığında yer alan "poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse, açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir" ifadesi gereği işbu hasar için adınıza tazminat ödenemeyeceği..." gerekçesi ile taleplerinin reddedilmiş olduğunu, daha sonraki görüşmelerden de sonuç alınamadığını ancak poliçede yer alan bu hükmün genel işlem koşulu olduğunu ve geçersiz sayılması gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı sigortalı arasında akdedilen sigorta poliçesinin 4. Sayfasında açık alanda bulunan muhteviyat başlığı altında "Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir." özel şartı yer aldığını, burada muhteviyattan kasıt poliçe ile teminat altına alınan her türlü maddi değer olduğu hükmünün anlaşılır ve net olduğunu, ilgili özel şart gereği açık alanda bırakılan elyafın alev alması sonucu gerçekleşen yangın vakıasının poliçe kapsamında olmadığını, taraflar arasında poliçe tanzim edilmeden önce müvekkili tarafından risk araştırması yapıldığını, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine davacı sigortalı lehine de poliçe düzenlenmeden önce müvekkilinin ilgili müdürlükleri tarafından gerekli inceleme ve araştırmalar yapıldığı ve davacı sigortalı şirket yetkililerine de risk analizi soru formu gönderildiğini, davacı sigortalının ilgili özel şartın niteliğini haiz olduğunu iddia ettiğini, poliçedeki özel şartın kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmadığı ve konusunun imkansız olmadığının açık olduğunu, poliçedeki özel şartın TTK'a, TBK'a ve Sigorta Genel Şartlarına uygun olduğunu, davacı yanın iddialarının hukuki ve mesnetten yoksun, kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının somut uyuşmazlık nedeni ile düzenlediği poliçe şartları ile teminat dışı tuttuğu hasar nedeni ile ödeme yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bildirilen tanıklar dinlenmeden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, meydana gelen yangının sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmayacağının takdiri mahkemenin yetkisinde olmasına rağmen bilirkişilerce sonuca doğrudan etki edecek şekilde, dava tarihinden önce yangından bir ay sonra düzenlenmiş olan yanlı eksper raporunun etkisi altında kalınılarak hukuki görüş barındıran rapor düzenlendiğini, rapora karşı itirazlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, sigortalanan fabrikanın faaliyet göstermekte olduğu riskli iş kolu ve üretim sürecinin kendine has özellikleri ile Borçlar Kanunu 20, 21, 25 ve 27.maddeleri, Türk Ticaret Kanunu 1409, 1425.maddeleri, Türk Medeni Kanunu 2.maddesi, genel işlem koşulları vb. olgular hep birlikte değerlendirildiğinde; poliçedeki açık alanda bulunan muhteviyatın teminat dışı olduğu yönündeki klozun somut olayın özelliklerine uymadığını, yanan malların açık alanda çok kısa süreliğine, üretim sürecinin gerektirdiği zorunluluktan dolayı açık alanda olduğunu ve yangının açık alanda başlayıp başlamadığının da bilirkişi ve yangın raporlarında tam olarak tespit edilemediğini, sigortacının aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu ispatlayamadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.