4. Hukuk Dairesi 2021/24930 E. , 2024/10635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1086 E., 2021/1481 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddine-İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/464 E., 2017/215 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, t
**4. Hukuk Dairesi 2021/24930 E. , 2024/10635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1086 E., 2021/1481 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddine-İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/464 E., 2017/215 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davalı ....'nin sahibi, davalı ...'ın imtiyaz sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'nin internet haber sitesinde 19.10.2016 tarihinde davalı ... tarafından kaleme alınan haber nedeniyle müvekkili kurumun kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yayında adı geçen dava dışı kişiler tarafından haberin yalanlanması üzerine davalı tarafından haber kaldırılmış ise de etkilerinin halen devam ettiğini, gerçek dışı bu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek haberin hukuka aykırılığının tespiti ile bu kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a göre internet haberleri yönünden cevap ve düzeltme talep edilemeyeceğini, kaldı ki bu konuda görevli mahkemenin Sulh Ceza Hakimlikleri olduğunu; dava konusu haber yönünden, davacı tarafından yayınlanan görüntülerin Milletlerarası Af Örgütü tarafından kötü muamele olarak nitelendirildiğini, bu nedenle kamu yararı esas alınarak dava konusu haberin yayınlandığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haberde adı geçen kişiler tarafından dava konusu haberin doğrulanmaması üzerine aynı gün yayından kaldırıldığı, haberin güncel olduğu ve kamuoyunu ilgilendirdiği, yayınlanmasında kamu yararı bulunduğu, kişilik haklarına saldırı teşkil eden söz ve ifade bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberin doğrulanmaması üzerine aynı gün yayından kaldırıldığı, haberde davacı kurumun yayın politikasına ilişkin eleştirilerin dile getirildiği, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kamu kurumu olması nedeniyle eleştirilere daha fazla katlanması gerektiği, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberin gerçeğe aykırı olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, davalı tarafından haberin gerçek olmadığının cevap dilekçesi ile kabul edildiğini, gerçek olmayan haberin verilmesinde kamu yararı bulunmadığını, toplumu bilgilendirmeye hizmet etmediğini, müvekkili kurumun itibarının ve toplum nezdindeki güvenilirliğinin zedelendiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddesine göre müvekkilinin hukuka aykırılığın tespiti talebi yönünden hukuki yararının bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; 19.10.2016 tarihinde www.sözcü.com.tr internet sitesinde yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacı kurumun yayın politikasının eleştirilmesine dair söz ve ifadeler içeren dava konusu haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin; o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının; tüm bu açıklamalar ışığında haberde geçen söz ve ifadelerin, davacı kurumun kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...