10. Hukuk Dairesi 2025/10110 E. , 2026/1873 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2025/1083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/301 E., 2023/437 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan r…
10. Hukuk Dairesi 2025/10110 E. , 2026/1873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2025/1083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/301 E., 2023/437 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin görevlendirmesi ile 21.05.2018 tarihinde buğday silosunun montajı sırasında kaynak yaparken merdivenden düşerek ağır yaralandığını, kaza nedeniyle davacının belinin kırıldığını, beline platin takıldığını, tedavi sürecinin ızdıraplı geçtiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kullanmaması gereken ... Şirketine ait silo merdivenini alarak kullanım amacına aykırı olarak montaj yapacağı yere taşıdığını, merdiven eskidiği için kullanım dışı olarak hurdalığa atılmış olduğunu, kaza ile ilgili kusurun tamamen davacıda olduğunu, işverenin kaza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 664.037,04-TL maddi tazminatın ve 120.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 21.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu iş kazasının, davalı ... San ve ...Şti sigortalı çalışanı ...'nın 21.05.2018 tarihinde merdiven üzerinde kaynak işi yapmakta iken kendisine maske getiren çalışan ile üzerinde bulunduğu merdivende aynı anda bulundukları esnada merdivenin yükü taşıyamayarak kırılması sonucu yüksekten düşerek yaralanması ve meslekte kazanma gücünü kaybetmesi şeklinde meydana geldiği, Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla % 41,2, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu kararıyla % 41,2 olarak çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı tespiti yapıldığı,Savcılık tarafından olayla ilgili olarak davacı kazalı sigortalının kendi kusuru nedeniyle meydana geldiğinden takipsizlik kararı verildiği, Kurum denetmen raporu ve dosyadan temin edilen kusur raporunda davalı işverenin % 75, kazalı sigortalının % 25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, rücu edilebilir geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri ilk peşin değer miktarının hesaplanan maddi tazminat miktarından düşülerek mevcut şekilde karar verildiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bakiye harç hesabının hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranı ile ilgili alınan raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, maluliyet oranının çok yüksek olduğunu, kusura ilişkin alınan raporların usul ve yasaya uygun olmadığını, olayın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunduğu, kusur oranlarına ilişkin çelişkinin de giderilmediği, davacının kendisine görev verilmediği halde, işverene bilgi dahi vermeden tamirat işine giriştiği, kendi dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, davacının kaynak çalışması için sepetli vinç kullanması gerektiğini bildiği halde ne müvekkili şirkete ne de karşı taraf yetkililerine vinç için talepte bulunmadığı, tamamen kendi kararı ile normalde kullanılmayan ve kaynak yapılmak suretiyle birleştirilen merdiveni kullandığı, hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olmadığı, hesap hataları içerdiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.