(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4947 E. , 2013/15563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalılar-karşı davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiraya veren tarafından açılan, ödenmeyen kira alacağı, kiralanın erken tahliyesi nedeniyle tazminat ve k
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4947 E. , 2013/15563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalılar-karşı davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiraya veren tarafından açılan, ödenmeyen kira alacağı, kiralanın erken tahliyesi nedeniyle tazminat ve kiralananın eski hale getirilmesi bedelinin tazmini, karşılık dava ise kiracı tarafından açılan kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tahsili istemlerine ilişkindir.Mahkemece karşılık davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile ödenmeyen 2009 yılı Nisan ayı kirası ve taşınmazın tahliye edildiği 2014 Mayıs ayına kadar kira parası 10.161,20 TL nin ve 33.592,00 TL eski hale getirilme bedelinin davalı karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmesinin 2. maddesinde “kiralanana yapılacak değişiklik ve ilaveler nedeniyle mal sahibinden ücret talep edilmeyeceğinin anlaşılmasına ve kira akdinin davalı karşı davacı tarafından tek taraflı olarak sona erdirilmiş olmasına göre davalı karşı davacının karşılık davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Asıl davaya yönelik davacı ve davalının temyiz itirazlarına gelince; Davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3-) Davacı dava dilekçesinde ve dava dilekçesinin açıklanmasına yönelik dilekçelerinde ve 20.12.2012 tarihli celsedeki beyanlarında, davalının 01.06.2008 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının 27.01.2009 tarih 3075 Y.N.lu ihtarname ile kiralananın iskanın alınmaması nedeniyle sözleşmenin 9. maddesi gereğince sözleşmeyi feshederek 2 ay sonra tahliye edileceğini bildirdiğini ve sonrasında 13.04.2009 tarih ve 8450 Y.N ihtarname ile kira akdinin fesh edildiğinden anahtarın teslim alınmasını ihtar ettiğini ve 14/05/2009 tarihinde de anahtarları notere teslim ettiğini, 2009 yılı Şubat, Mart, Nisan ayı kiralarının tamamı ile tahliye tarihi olan 14.05.2009 tarihine kadar olan kira parasının ödenmediği, ayrıca davalının kiralananın yeniden kiraya verilinceye kadar kira paralarından ve sözleşme sonuna kadar da sonradan yapılacak kira sözleşmesi ile ilk kira sözleşmesi arasındaki farktan da tazminat olarak sorumlu olacağını, ayrıca davalının kiralananı yandaki işyeri ile olan aralarındaki duvarları kaldırarak ve taşınmazda bir takım değişiklikler yaparak terkettiğinden kiralananın eski haline getirilmesi gerektiğini belirtip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 7.000,00 TL kira alacağı ve 3000.00 TL eski hale getirme bedelinin tahsilini talep etmiş, Bilirkişi heyetinden alınan 17.02.2012 tarihli raporda, kiralananın 14.05.2009 tarihinde süresinden önce tahliye edilmesi nedeniyle kiralananın yeninden kiraya verilebileceği makul sürenin 2 ay olacağının buna göre kira alacağının 14.000,00 TL, eski hale getirme bedelinin ise 33.592,00 TL olduğunun belirtilmesi üzerine davacı rapora itirazlarını tekrar ederek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kira alacağı talebini 14.000 TL, eski hale getirme bedelini de 33.592,80 TL olarak 07.03.2012 tarihli dilekçe ile ıslah etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, kira sözleşmesini iskan ruhsatının olmaması nedeniyle sözleşmenin 9. maddesine istinaden haklı nedenle feshettiğini ve kiralananın anahtarının 14.05.2009 tarihinde emanet tutanağı ile notere tevdi edildiğini, davalıya 14.000 TL depozito verdiğini, depozitonun iade edilmediğini, davacının daha önce davaya konu 2009 Şubat ve Mart ayı kiraları için Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2009/4950 E. sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, kendilerinin takibe kira parasının verilen depozitoya mahsup edilmesi gerektiğinden itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, sonrasında ise yaptıkları şikayet üzerine ödeme emrinin icra hukuk Mahkemesi tarafından iptal ediliğini, söz konusu takibin derdest olduğunu, bu nedenle 2009 Şubat ve Mart ayı kiraları yönünden derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca fesihten önceki kira alacaklarına ilişkin olarak da depozito nedeniyle takas mahsup talebinde bulunduklarını, haklı sebeple sözleşme feshedildiğinden davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yargılama neticesinde asıl davada sadece taraflarca kabul edilen kiralanın teslim tarihine kadar olan 2009 Nisan ayı ve 14 günlük Mayıs ayı kirası ile eski hale getirme bedeline ilişkin hüküm kurulmuş, dava konusu edilen 2009 Şubat ve Mart ayları yönünden söz konusu aylara yönelik kira alacağı ve davalının depozitonun mahsubuna ilişkin itirazlarının taraflar arasındaki takip dosyasında değerlendirilmesi gerektiği gerekçede belirtilmiş, kiralananın tahliyesinden sonraki döneme ilişkin talepler yönünden ise olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiştir. Dava dilekçesinde 2009 Şubat ve Mart ayı kiralarının da talep edildiği açıkça belirtilmiştir. Söz konusu aylar kira parasına ilişkin öncesinde takip yapılmış olması davacının alacağını ilama bağlatmak üzere dava açmasına engel değildir. Kaldı ki söz konusu icra takibine konu alacak yönünden itiraz edildiği gibi, sonrasında ise davalının şikayeti üzerine ödeme emrinin icra mahkemesince iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, dava öncesinde yaptığı takibe devam etmeye zorlanamayacağından, davanın kısmi dava olması da nazara alınarak talebi aşmamak üzere olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu aylara yönelik taleplerin ve davalının mahsup talebinin söz konusu takip dosyasında değerlendirilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Davacı tarafından kira sözleşmesinin süresinden önce tek taraflı feshedildiğinden bahisle 14.05.2009 tarihinden sonra ki taşınmazın yeniden kiraya verilmesi tarihine kadar olan kira paraları ile taşınmazın yeniden kira ya verilmesinden sonra ki dönem için ise sonraki kira sözleşmesi ile davalı ile imzalanan kira sözleşmesi arasındaki fark yönünden de tazminata karar verilmesini talep ettiğinden, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 9. maddesi, 27.01.2009 tarihli fesih ihtarı ve kiralananın teslimine ilişkin taraf kabulleri de nazara alınarak, akdin feshinden sonraki dönem için davacının tazminat talebinin haklı olup olmadığı hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (3) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.