5. Hukuk Dairesi 2025/7987 E. , 2026/4369 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2687 Esas, 2025/481 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/147 Esas, 2024/4 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul…
5. Hukuk Dairesi 2025/7987 E. , 2026/4369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2687 Esas, 2025/481 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/147 Esas, 2024/4 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 44 62... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması kapsamında kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına bankaya bloke edilerek noter tebligatı yapıldığını, tapu malikinin mirasçıları tarafından bankadan kamulaştırma bedelinin çekildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleşmesine rağmen, tapu maliki ve mirasçıları tarafından tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma evraklarının taşınmaz malikine tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde, tebliğ tarihinin 08.05.2001 olduğu, taşınmaz maliki ...'ın ise 06.04.1987 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından tebligatın usulsüz olduğu, kamulaştırma bedelinin yatırıldığı veya taşınmaz malikine ödendiğine dair belgenin olmadığı, bu durumda usulüne uygun bir şekilde yapılmış kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği, ancak davalı mirasçılar ..., ..., ... ve ...'ın davayı kabul ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 311 inci maddesi uyarınca davayı kabulün kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu ve davayı kendiliğinden sona erdiren bir taraf işlemi olduğu anlaşıldığından işbu davalılar yönünden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmaz tapu kayıt maliki ...'dan davalılar ..., ..., ... ve ...'a intikal edecek payların iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine; diğer davalılar yönünden açılan davanın ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, davanın tümden kabulü gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma evrakının kamulaştırma tarihinde ölü olan tapu kayıt malikine yapıldığı, bu durumda tebligatın usulsüz olduğu ve kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı, davayı kabul eden davalılar haricindeki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davayı kabul eden davalılar yönünden yargılama giderlerinden davacı idarenin sorumlu tutulmasında ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.