(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/15869 E. , 2010/7237 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, kendisinin ...’ya bağlı Yazılar Köyünde yaşayan yaşlı birisi olduğunu,davalının bohçacılık yapan bir…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/15869 E. , 2010/7237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, kendisinin ...’ya bağlı Yazılar Köyünde yaşayan yaşlı birisi olduğunu,davalının bohçacılık yapan biri olarak tanındığını, 2005 yılının mart ayında evine satış yapmaya gelen davalıdan 200 YTL lik örtü satın aldığını, vadeli alması nedeniyle davalının ısrarı ile davalının senet imzalattığını,boş olarak kağıda imzasını attırdığını, bilahare senedi 18.000 YTL olarak doldurarak takibe konulduğunu, daha sonra daha az para karşılığı senedi geri vermeyi teklif ettiğini kendisinin kabul etmediğini, köylerinde ve civar köylerde davalı ve ailesinin bu şekilde mağdur ettiği birçok insan olduğunu bildirerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2005/40 esas sayılı takip dosyasındaki 18.000 YTL bedelli senedin 17.800YTL’lik kısmı için davacının herhangi bir borcu olmadığının tespitine,7.120YTL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiş, bu karar da davalı tarafından temyiz edilmiştir. HUMK.nun 175. maddesinde “Her sene bilumum mahkemeler Ağustosun birinden Eylülün beşine kadar tatil olunur.” hükmü düzenlenmiştir.Kararı temyiz eden davalıya karar tebliği 30.7.2009 tarihinde yapılmış olup temyiz süresinin son gününün adli tatil içerisinde kaldığı tartışmasızdır.Yine HUMK.nun 177. maddesinde “Bu kanunun tayin ettiği mühletlerin bitmesi tatil zamanına tesadüf ederse bu müddetler ayrıca bir 2009/15869-2110/7237 karar vermeğe lüzum olmaksızın tatilin bittiği günden itibaren yedi gün evvel uzatılmış addolunur.” Hükmü yer almaktadır.Davalı adli tatil içerisinde 21.8.2009 tarihinde kararı temyiz ettiğine göre anılan yasa hükmü dikkate alındığında temyiz talebi süresindedir.Bu nedenle temyiz talebinin reddi kararı kaldırılarak davalının temyiz itirazları incelenmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava,icra takibine dayanak 18.000YTL bedelli senetten dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının senedin 17.800 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dava kısmen reddedildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi gereğidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, ikinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 3.bendinin sonuna gelmek üzere “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 575YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.