Başvuru, basın açıklaması yapmak üzere toplanan başvurucuların gözaltına alınmalarının ve haklarında hapis cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, basın açıklaması yapmak üzere toplanan başvurucuların gözaltına alınmalarının ve haklarında hapis cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Arka Plan Bilgisi 13/5/2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan bir madencilik kazası meydana gelmiştir. Kaza ülkemizde en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçmiştir. Vardiya değişimi sırasında meydana gelen yangın ve patlama sırasında 787 işçi yer altında kalmıştır. 17/5/2014 tarihine kadar süren kurtarma çalışmaları sonucunda yer altında kalanlardan kurtarılamayan 301 işçi hayatını kaybetmiştir. Maden kazası üzerine ülkemizde üç gün ulusal yas ilan edilmiştir. Soma maden kazası nedeniyle başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ilde protesto gösterileri yapılmış; maden faciası nedeniyle maden işçileri iş bırakma eylemleri gerçekleştirmiştir. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı düzenlenmiştir. Söz konusu konferansta madencilerin yaşadığı sorunlar, çalışma koşulları, iş kazaları gibi birçok konu konuşulmuştur. İki gün süren konferansta yurt içi ve yurt dışından gelen konuşmacılar, ülkelerindeki deneyim ve çalışmalarını paylaşmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) başvurucular hakkında düzenlediği 6/1/2015 tarihli iddianamede, konferans öncesinde bazı internet sitelerinin sosyal medya üzerinden bu konferansın yapılacağı yerde protesto eylemlerinin düzenleneceğini belirttiği ve eylemlere katılma çağrıları yaptığını belirtmiştir.B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler Başvurucular sırasıyla 1993 ve 1994 (ikinci ve üçüncü başvurucular) doğumlu olup üniversite öğrenicisidirler. Konferans Haliç Kongre Merkezi'nde 4/12/2014 tarihinde saat 00'da başlamıştır. Anılan tarihte saat 40'ta başvurucuların da içinde bulunduğu ve yedi kişiden oluşan grup Haliç Kongre Merkezi A1 giriş kapısı önüne gelmiştir. Grup "Taşeron sisteme son verilsin işçileri koruma kanunu çıkarılsın" ibareli Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) İşçi Meclisi imzalı dövizler ile araç giriş kapısını ve yaya geçidinin kapatarak "işçiler mezarda, patronlar saraylarda..." şeklinde sloganlar atmışlardır. Dosyada yer alan 4/12/2014 tarihli CD Çözümleme Tutanağı'na göre başvurucuların da aralarında bulunduğu grubun ellerindeki dövizler ile araç giriş kapısını ve yaya geçidini trafiğe kapattıkları tespiti yapılmıştır. Kolluk tarafından yolu trafiğe açmaları, giriş-çıkışları engellememeleri vekaldırım üzerinde basın açıklaması yapabilecekleri yönünde uyarıda bulunulmuştur. Gruptakiler uyarıyı dikkate almamışlar ve kendilerine yeniden aynı yönde uyarı yapılmıştır. Grup üyeleri slogan atıp eylemlerini sürdürmeleri üzerine 45'te gözaltına alınmışlar ve Haliç Polis Merkezine götürülmüşlerdir. Başvurucular aynı gün 00-30 saatleri arasında serbest bırakılmışlardır. Başvurucular hakkında Savcılık 6/1/2015 tarihli iddianame ile kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan ceza davası açmıştır. Dava İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülmüştür. Mahkeme 22/9/2016 tarihinde başvurucular dâhil altı kişinin 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun maddesinin (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir. Mahkeme aynı zamanda cezaların ertelenmesine karar verildiğinden ve başvurucular tarafından da hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) istenmemiş olduğundan HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucuların istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 21/12/2016 tarihinde ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucular vekili tarafından nihai kararın 17/1/2017 tarihinde Mahkeme kaleminden öğrenildiği belirtilmiştir. Başvurucular16/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:...c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.” Aynı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;...f) 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır. Bu bendin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, 100 üncü madde uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir...." 2911 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “(Değişik madde: 22/7/2010 tarih ve 6008 sayılı Kanun’un md.) Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur.”