20. Hukuk Dairesi 2016/1879 E. , 2017/8143 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2010 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 258 ada 5 parsel sayılı 7331,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden daval…
**20. Hukuk Dairesi 2016/1879 E. , 2017/8143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2010 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 258 ada 5 parsel sayılı 7331,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın taşlık ve çalılıktan oluşan ham toprak vasfında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla ve Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tespitinin iptaline ve tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/05/2013 gün 2013/3133 E. – 2013/ 5052 K. sayılı ilamında özetle; “davalı taşınmazın sınırında orman olmadığı ve 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık durumunda bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemenin gerekçesi ve kabulü yerinde değildir. Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmiş ise, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, eski ve yeni tarihli hava fotoğrafları incelenerek, üzerinde görülen ağaçların yaşı, cinsi, dağılımı konusunda açıklamalı rapor alınmalı” denilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile; dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.