1. Ceza Dairesi 2025/4726 E. , 2026/1374 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3325 E., 2025/35 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz e…
1. Ceza Dairesi 2025/4726 E. , 2026/1374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3325 E., 2025/35 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2023/222 Esas, 2024/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/3325 Esas, 2025/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ve takdiri indirim nedeninin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; olay tarihinde mağdur ...'ın ve sanık ...'in mağdurun ikametinde alkollü içki içtikleri, sanık ...'in annesi ...'a telefon ederek kendisini gelip almasını istediği ve aşağı indiği, bir süre sonra annesi ... ve tanık ... olay yerine geldiğinde mağdurun "şimdi s.k. ol git" demesi üzerine sanığın kafa ile mağdura vurduğu, yere düşen mağduru tekme ve tokat ile darp ettiği ve kafasını zemine çarptığı olayda; sanık ile mağdur arasında bir husumet bulunmaması, annesi ve tanık ...'un kendisini engellemek istemesine rağmen eylemini tamamlaması ve olay yerinden kendi rızasıyla uzaklaşması, silah veya silahtan sayılan alet kullanmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğine dair oluşan şüphe sanığın lehine değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un bir yıldan üç yıla kadar ceza öngören 86/1. maddesi uyarınca azami düzeyde (üst sınırdan) ceza tayin edilerek hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/3325 Esas, 2025/35 Karar sayılı kararının "suç vasfı'' yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Başkan Vekili ... ve Üye ...'in, karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanık ... hakkında mağdur ...’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 81/1, 35/2, 29/1, 53/1. Maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın lehe ve aleyhe istinafı üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi; sanıklar hakkında “İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” dair karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemiz sanık hakkında oy çokluğu ile olayın kasten yaralama olduğunu belirterek Bozma kararı verilmiştir. Aşağıda izah edildiği üzere, sanığın eylemi kasten öldürmeye teşebbüs olduğundan, kararın bu nedenle onanması gerektiğinden, bozma kararı veren sayın çoğunluk görüşüne aşağıda açıkladığımız nedenlerle muhalifiz. Mağdur ...’ın 52 yaşında, sanık ...’in 22 yaşında bir genç olduğu, aralarında 30 yaş bulunduğu, tüm dosya kapsamından ve olay kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere; Olay günü olan 14.02.2023 tarihinde, sanık ..., mağdur ... ve ...’ın birlikte ...’ın evinde alkol aldıkları, daha sonra ...’ın ayrıldığı, sanığın annesini arayarak gelip kendisini almasını istediği, sanık ve mağdurun birlikte dışarı çıkarak birlikte yürümeye başladıkları, yaklaşık 1 km yürüdükleri, bu sırada sanığın annesi ... ve yanındaki ... ile karşılaştıkları, bu esnada kamera görüntülerinden açıkça görüleceği üzere, gece saat 00:10 sıralarında, sanığın birden mağdura kafa attığı, mağdurun yere düşmesi ve kafasını yere vurması akabinde, sanığın mağdurun kafasına defalarca yumrukla vurduğu, bu esnada olay yerinde bulunan tanık sıfatıyla dinlenen sanığın annesi ... ve ...'ın sanığı engellemek için müdahalede bulundukları, bu müdahalelere rağmen sanığın mağduru darp etmeye ve ona vurmaya devam ettiği, kendisine müdahale eden ve engellemeye çalışan annesi ... ve tanık ...’a da vurarak onları uzaklaştırdığı, daha sonra mağdurun yanına gelerek baygın halde yerde yatan mağdurun yeniden kafa bölgesine birden fazla kez yumrukla vurduğu, akabinde mağdurun kafa kısmına tekme attığı, daha sonra ise mağdurun kafasını kaldırıp asfalt yere sert bir şekilde iki kere vurarak, sonuç elde ettiğini düşünerek olay yerinden kaçtığı, ... Devlet Hastanesi'nin 14.02.2023 tarihli geçici adli muayene raporuna göre, mağdurun sol okspital bölgede sol parietale uzanan fizik muayene 5*7 cmlik alanı kapsayan künt cisim travması izlenimi uyandıran abrazyonla ve sızıntı şeklinde kanama ile beraber olan sefal hematomunun mevcut olduğu, sol kaşta sutur gerektirebilecek kesisi bilateral kaş üzerinde künt cisim travması izlenimi uyandıran görünüm mevcut olduğunun ve yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun belirtildiği, yine ... Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 18.05.20 23... .08.2024 tarihli kati raporlarına göre, kafa içi kanamaya, oksipital ve nazal kemik kırıklarına neden olan yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu ve etkisinin basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının, vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyecek şekilde kemik kırılmasına neden olduğunun belirtildiği, Olay tanığı sanığın annesi ...’in alınan ifadesinde; “Oğlum ...'in kolundan tuttum. Eve gidelim dedim. ..., ...’likten çıkmıştı, vahşi bir hayvan gibiydi. ...'a kafa attı. Biz komşum olan ... ile ayırmaya çalıştık. ... her ikimizi de itekledi. Biz sürekli müdahale etmeye çalıştığımız için ...'in ...'a kaç kez vurduğunu, ne şekilde vurduğuna dikkat etmedim. O anda biz imdat şeklinde bağırdık. ..., ...'ı döverken o an yanımıza kimse gelmedi”. Şeklinde belirtmiştir. Olay tanığı ...’nın alınan ifadesinde; “... ile beraber ...'i almaya gidiyorduk. ... ile ... ile karşılaştık. Alkol aldıkları her hallerinden belliydi. ..., ...'in annesine "...'i al eve götür" dedi. ...'e dönerek benim telefonumu verir misin dedi. Telefonu ...'a uzatırken ... telefon benim diyerek aldı. ... o anda ...'a kafa attı. Kafa atmadan önce şahısların birbirine küfür içerikli bir söz söylediklerini duymadım. Çünkü sarhoş oldukları için yanlarına yaklaşmadım. Uzakta durdum. O arada ... yere düşünce biz ...'e kızdık. ... beni ve ...'ı itekledi. ...'a tekrar yöneldi vurmaya çalıştı. Biz tekrar yaklaştık o sırada annesine vurdu. Bana da vuracaktı ancak ben birşey yapmadım dedim. O an bana vurup vurmadığını şu an hatırlayamadım. ... ...'ın kafasını betona vurdu, ancak o an kafasından mı tuttu, omuzundan mı tuttu bilemiyorum. O anda biz yardım için çok bağırdık. İnsanlar balkondan bakıyorlardı ancak yardıma kimse gelmedi. ... ...'ı bırakarak kaçtı”. Şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamından, kamera görüntülerinden görüldüğü üzere; Sanığın olay anında mağdura kafa attıktan sonra mağdurun yere düşmesini müteakip yerde yatar vaziyette olduğu esnada kafa kısmına tekme ve birden çok kez yumruk ile vurmaya devam etmesi, yine mağdurun hayatı bakımından önemli bir değere sahip olan kafa kısmını kaldırıp asfalt yere iki kez vurması ve tanık sıfatıyla dinlenen annesi ... ve ...’un araya girmesine rağmen onları uzaklaştırdıktan sonra da eylemlerine devam etmesi mağdurun kafasından kafa içi kanama, oksipital ve nazal kemik kırıklarına neden olan yaralanmasının kişinin hayati tehlike geçirir ve vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyecek şekilde kemik kırılmasına neden olduğu dikkate alındığında, sanığın mağdura yönelik eyleminde öldürme kastı ile hareket ettiği, Mağdurun almış olduğu ilk ani ve sert kafa darbesinden itibaren yere düşmesi ve kafasını yere vurması, sanığın annesi ... ve tanık ... tarafından defaatle sanığın durdurulmaya çalışılmasına rağmen eylemine devam etmesi, defalarca mağdura yumruk ve tekme vurması, mağdurun kafasını iki kez asfalt zemine vurmak suretiyle mağdurun kendinden geçerek hareketsiz kalması, annesi ve tanığın yardım çağrılarına birilerinin gelmesi ihtimaline binaen sanığın sonuç aldığı düşüncesiyle olay mahallinden kaçması dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği, bu nedenle yerel mahkemece öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmasının doğru olduğu, yine Bölge Adliye Mahkemesince verilen Esastan Red kararının doğru olduğu, Olayda Adli Tıptan alınan kati rapora göre, kafa içi kanamaya, oksipital ve nazal kemik kırıklarına neden olan yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu ve etkisinin basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının, vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyecek şekilde kemik kırılmasına neden olduğu nedenle, TCK 35/2. Madde uygulanırken teşebbüs nedeniyle artırım yapılırken kafada hem hayati tehlike, hem de 3. Derece kırık olduğundan, (9 ila 15 yıl) arasında, makul(orta) hadden 12 yıl değil, orta hadden kırık nedeniyle kısmen uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğinden yerel mahkemece 12 yıl verilen cezanın aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmesi gerektiği, Sonuç olarak; Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın eylemi kasten öldürmeye teşebbüs olduğundan, bu şekilde karar veren yerel mahkeme ve İstinaf mahkemesinin kararı doğru olup, kararın Onanması gerektiğinden, sanığın eyleminin kasten yaralama olduğunu belirterek bozma kararı veren sayın çoğunluk görüşüne yukarıda belirttiğimiz nedenlerle muhalifiz.