3. Hukuk Dairesi 2024/2034 E. , 2025/2893 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2316 E., 2024/169 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/405 E., 2018/797 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruş…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2034 E. , 2025/2893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2316 E., 2024/169 K. DAVA TARİHİ : 24.07.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/405 E., 2018/797 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ..l'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının, müvekkilinden 1.300.000 USD borç para aldığını, borç olarak alınan parayı 30 Nisan 2014 tarihinde geri ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davalının borcunu zamanında ödememesi üzerine icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının talep edilen parayı müvekkilinden aldığını, icra takibin dayanağı belgeyi şahit huzurunda imzaladığını, takibe ve icra dairesinin yetkisine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin böyle bir belgeyi imzalamadığını, davalının başka belgedeki imzasının kopyalanarak sözde belgeye eklendiğini, tarafların ... Tarım İthalat İhracat A.Ş.'nin ortakları olduğunu, işleri ve işleyişi dışında hiçbir arkadaşlık veya başka bir bağ olmadığını, davacının davalıya şirkette vekaleten ve çift imza ile yürüttüğü işler nedeniyle maaş verdiğini, davacı tarafın dayanak olarak gösterdiği sözde fotokopi belgenin davalı tarafından imzalanmadığı gibi maddi ve somut olarak da davalının davacıdan borçlamasını gerektiren bir durum olmadığını, davacının yüksek miktarlı bir parayı çalışanı konumundaki birine karşılıksız vermesinin mümkün olmadığı gibi bu kadar büyük miktarda bir paranın banka hesapları dışında taşınması veya verilmesinin de hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davacı tarafından davalıya banka hesabından böyle bir para gönderilmediğini savunarak, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibine dayanak belgenin, kayıtsız şartsız kesin vadeli borç ikrarı içerdiği, bilirkişi raporlarında, davaya konu sözleşmedeki imzanın davalının el ürünü olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın tanık dinletilmesine açık muvafakatı olmadığından davalının bildirmiş olduğu tanıkların dinlenmediği, davacının alacağını yazılı belge ile ispat ettiği, davalının ise savunmalarını yöntemine uygun biçimde ispat edemediği, davacının uyuşmazlığın niteliği itibariyle ikametgahında icra takibi yapmasının yetki kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptali ile 1.300.000 USD asıl alacak ve 5.663,01 USD işlemiş faiz yönünden takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsili şeklinde devamına, alacak likit olup koşulları oluştuğundan 2.758.600,00 TL asıl alacağın (yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tanık dinlenmesine onay vermediği, HMK 200. maddesine göre davanın tanık delili ile kanıtlanamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, dava konusu alacak para alacağı olup TBK'nın 89. maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri Mahkemesinin de yetkili bulunduğu, belgedeki imzanın davalıya ait olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yetkili icra müdürlüğünün ve mahkemenin kendisinin yerleşim yeri olan Antalya olduğunu, davacıdan borç almadığını, belge düzenlemediğini, müvekkilinin % 20 pay ve davacının % 80 pay sahibi olmak üzere; ... Tarım İthalat İhracat A.Ş. ortakları olduğunu, şirketin işleyişi ve yönetimi konularında ihtilaflı olduklarını, davacının kendisine 1.300.000 ABD doları borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet düzenlenmeden böyle bir borcun verilemeyeceğini, belgede şahit olarak imzası bulunan ...'in davacının yanında sigortalı çalışan bir işçi olduğunu, şahitliğine itibar edilemeyeceğini, belgenin tarihi olan 12.11.2013 tarihinden önce ve sonra davacının ve kendisinin banka hesap hareketleri incelendiğinde böyle bir para transferinin olmadığının görüleceğini, tanıklarının dinlenmediğini, şirket işlemleri için attığı imzaların belgeye aktarıldığını, belgedeki yazının kendisinin olmadığını, belgede farklı kalemlerin kullanıldığını, başka bir amaçla atılan imza ile belgenin sonradan oluşturulduğunu, davacı ve şahit hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsünden Prof. Dr. ... ve ekibinden rapor alınmasının gerektiğini, Cumhuriyet Başsavcılığında şüphelilerin verdikleri ifadelerinde belgenin davacının ofisinde ... tarafından düzenlendiğini beyan ettikleri belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, borç olarak verilen paranın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinde; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacının davalıya 12.11.2013 tarihli belge gereğince borç verdiğini ispatladığı, icra takibine dayanak belge altında imzanın davalıya ait olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davalının davacı ile aralarında bir ödünç ilişkisinin bulunmadığını yasal delillerle ispatlayamadığı, bu hususun tanıkla ispatının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.