T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/296 KARAR NO : 2026/332 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Zayi Belgesi Verilmesi davasının dosya üzerinden yapılan yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı karar defteri, şirketin önceki Serbest Muhasebecisi ...'de bulundu…
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/296 KARAR NO : 2026/332 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Zayi Belgesi Verilmesi davasının dosya üzerinden yapılan yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı karar defteri, şirketin önceki Serbest Muhasebecisi ...'de bulunduğunu, karar defterinde en son ... tarihinde hisse devrine ilişkin karar alındığını ve Antalya ... Noterliği'nin aynı tarih ve ... yevmiye sayılı işlemi ile hisse devrine ilişkin karar tasdik edildiğini, şirket muhasebecisi ... ile yasal defterlerinin tutulmasına ilişkin hizmet ilişkisinin 2015 yılında sona erdirildiğini ve şirketin yasal ticari defterlerinin tutulması konusunda Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... ile çalışmaya başlandığını, ancak yeni mali müşavirin sadece ticari defterlerin tutulması işlemlerinde danışmanlık yapacağından ve karar defterine de ihtiyaç duyulmadığından, şirketin karar defterinin, şirketin önceki serbest muhasebecisi ...'de kaldığını, şirketin önceki serbest muhasebecisi ...'nin, ... Mah. ... Blv. ... Sk. ... Apt. K:.. D:.. olan yerinde 2004-2022 tarihleri aralığından Mali Müşavir olarak hizmet vermekte iken, ... yılının ... ayında mahkeme kararı gereğince meslekten resen terk yaptırıldığını, terk sonrası ofisinde muhafaza ettiği bir kısım evraklarla birlikte müvekkili şirkete ait Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı tasdikli karar defterinin de, kendisinin ikamet adresi olan ... Mah. ... Cad. ... Sk. ... Apt. .../... adresindeki deposuna koyduğunu, mezkur adreste bulunan deponun, ... ilinde ... tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle tamamen sular altında kaldığını ve tüm evraklarla birlikte müvekkili şirkete ait karar defterinin de ıslanmaktan zarar gördüğünü, bütün bunlardan müvekkili şirketin henüz haberdar olduğunu, şirketin halen faal olup özel ağaçlandırma sahasında üretim yaptığını, ancak davacı şirketin yetkilisinin temsil süresi sona erdiğinden, şirkete ait işlemlerin yapılamadığını belirterek, müvekkili davacı şirketin yetkilisinin şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınması ve diğer acil kararlar alınması gerektiğinden, şirkete yeni karar defteri çıkarılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı şirket ait Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı işlemi ile tasdik olunan karar defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. TTK 82/7 de öngörülen zayi, tacirin bütün dikkat ve ihtimamı göstermesine rağmen elinde olmayan sebeplerle, saklaması gereken defter ve kayıtların mücbir sebeplere istinaden zayiidir. TTK 18/2.maddesine göre her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticari faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Dosyada talep eden ticaret şirketi olmakla, tacirdir. TTK'nın 18/2. maddesi gereği; her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiret, tacirin ticari işletmesiyle ilgili olarak, fiili ve hukuki işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukuki ve fiili işlemlerini yaparken, ticari hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin önceki muhasebesinin depo olarak kullandıkları yerde ... tarihinde sel olayı yaşandığı ve şirkete ait karar defterinin zayi olduğu, bu durumu yeni öğrenildikleri iddiasıyla dava açılmış ise de, davacı yanın tacir olduğu, ticari defter ve belgelerin saklanması için basiretli ve tedbirli davranması gerektiği, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, Yargıtay 11. HD'nin 11/06/2014 tarihli ve 2014/6248 E., 2014/11141 K. sayılı kararında da ifade edildiği üzere, tacirin defter ve belgelerini şirket merkezinde bulundurması ve koruması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, şirket temsilcisinin şirketin ticari merkezi dışında su baskını nedeniyle şirkete ait defter ve belgelerin zarar görmesi nedeniyle saklanmasında özenli bir davranış olmadığı, bu nedenlerle tacirin basiretli davranmadığı, davacı şirketin önceki muhasebecide bulunan defterleri basiretli ve tedbirli bir tacir gibi davranarak uhdesine almadığı, yaşanan sel olayının da 2 yıl önce gerçekleştiği, davacı şirket ve yetkililerinin aynı tarihte ticari defter ve belgelerin zayi olup olmadığını denetlemesi gerekirken bu yükümlülüğünün de yerine getirilmediği, davacının su baskınının gerçekleştiği tarih itibariyle ticari defterlerin zayini öğrendiğinin kabulünün gerektiği, öğrenme tarihinin üzerinden 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacının yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır