5. Ceza Dairesi 2012/10487 E. , 2013/5089 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... C.Başsavcılığının 17/05/1999 gün ve 1999/108 sayılı iddianamesi ile ... Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Eğitim Araçları ve Donatım Merkezinde müdür vekili olarak görev yapan sanığın, suç tarihlerinde Milli Eğitim Vakfı ... ili, ilçe yönetim kurulu başkanlığınca kendisine teslim…
**5. Ceza Dairesi 2012/10487 E. , 2013/5089 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... C.Başsavcılığının 17/05/1999 gün ve 1999/108 sayılı iddianamesi ile ... Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Eğitim Araçları ve Donatım Merkezinde müdür vekili olarak görev yapan sanığın, suç tarihlerinde Milli Eğitim Vakfı ... ili, ilçe yönetim kurulu başkanlığınca kendisine teslim edilen 250.000.000 TL değerindeki eğitime katkı payı için verilen makbuzların tamamının satışının yapılmasına rağmen gelir defterine kaydedilmediği, makbuz karşılığında yapılan 191.900.000 TL'lik harcamanın, gider defterinde 261.900.000 TL olarak kaydedilip 71.900.000 TL ile 1998 yılı itibariyle kurumun gelir gider farkı olan 128.806.809 TL olmak üzere toplamda 450.706.809 TL'yi mal edindiğinin iddia edildiği, sanığın ise savunmasında suçlamaları kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle katılan kurumdan sanığın suç tarihi itibariyle zimmetinde kaldığı iddia edilen paranın Milli Eğitim Vakfınca verilen makbuzlar karşılığı toplanan paralar mı, yoksa kurumun genel idari bütçesinden ayrılan paralar mı olduğunun sorulup belirlenmesi, daha sonra dosyanın Sayıştay emekli denetçilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanığın zimmetinde kurum parasının kalıp kalmadığı konusunda rapor alınması, zimmetinde kalan paranın Milli Eğitim Vakfına ait para ise eyleminin zincirleme güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı da gözetilerek bir karara varılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hüküm kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.