19. Ceza Dairesi 2015/16509 E. , 2016/14231 K. "" 19/09/2014 tarihinde... uzantılı internet linki üzerinde, “... Bakanlığa alınmadı” başlığı ile yayınlanan yazı nedeni ile ... vekili tarafından yapılan anılan yazıdaki içeriğin ve yorumların yayından çıkarılması, özür ve düzeltme içeren cevap metninin internet ortamında yayınlanması talebinin reddine dair ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/09/2014 tarihli ve 2014/1542 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin... S…
**19. Ceza Dairesi 2015/16509 E. , 2016/14231 K.** **"İçtihat Metni"** 19/09/2014 tarihinde... uzantılı internet linki üzerinde, “... Bakanlığa alınmadı” başlığı ile yayınlanan yazı nedeni ile ... vekili tarafından yapılan anılan yazıdaki içeriğin ve yorumların yayından çıkarılması, özür ve düzeltme içeren cevap metninin internet ortamında yayınlanması talebinin reddine dair ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/09/2014 tarihli ve 2014/1542 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin... Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/11/2014 tarihli ve 2014/2613 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 10/08/2015 gün ve 52681 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2015 gün ve KYB.2015-297352 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5187 sayılı Basın Kanununun 14. maddesi uyarınca kullanılan düzeltme ve cevap hakkı, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir hak olduğu, ancak, haber verme hakkı kullanılırken kişilerin bilgileri, görüntüleri, sesleri kamuoyuna sunulacağından habere konu olan kişilerin haklarının ihlal edilmesinin de kaçınılmaz olduğu; bu nedenle haber verme hakkını kullananların bu fiillerinde kamusal yararın bulunması gerektiği, basın yoluyla yapılan kişilik hakkı ihlâllerinden biri olan bir kişinin suçlu ilan edilmesinde kişilik hakkı, üstün nitelikte olan kamusal yararın önüne geçtiği, bu bağlamda gerçeğe aykırılık iddiasının objektif ölçülere dayanılarak değerlendirilmesi ve araştırılması gerektiği gibi anılan haberin doğruluğunun da araştırılmadığı ve kişiyi toplum nezdinde küçük düşürücü nitelik taşıdığı hâlde yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;