Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır iş sağlığı ve iş sağlığı güvenliği eğitimi sektöründe hizmet veren bir şirket olduğunu, davalı/borçlu şirkete de bu alanda hizmet vermiş olup bu hizmetlerine ilişkin faturalar düzenlediğini, müvekkili şirketin davalı ile olan hizmet ilişkisine ilişkin alacağın borçlu tarafından ödenmemesine istinaden İzmir 17. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu takibe ilişkin ödeme emrinin 20.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, daha sonra davalı/borçlu tarafından verilen dilekçe ile borca ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, borçlu şirketin itirazı doğrultusunda, İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 02.11.2021 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının her ne kadar icra dosyasına borcunun bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuş olsa da takibe dayanak faturalara ilişkin müvekkili şirketten almış olduğu hizmetlere karşılık olan borcunu ödediğine yönelik hiçbir belge ibraz etmediğini, işbu takibe konu alacağın müvekkili şirket tarafından borçlu şirket adına düzenlendiğini belirterek davalı/borçlunun İzmir 17. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, borçlunun borca esas takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.