1. Ceza Dairesi 2022/13273 E. , 2023/8556 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin …
**1. Ceza Dairesi 2022/13273 E. , 2023/8556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/77 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1630 Esas, 2022/1131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, Bölge Adliye Mahkemesi Kararının kararın gerekçesiz olduğuna, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara, eksik incelemeye, duruşmada hazır olan mağdur dinlenmeden karar verildiğine, mağdurdaki kırığın sanığın eylemi sonucu meydana gelmediğine, sanığın eyleminin basit yaralama kapsamında kaldığına, kırığın derecesine göre yapılan artırımın fazla olduğuna, hesap hatası yapılarak fazla ceza tayin edildiğine, haksız tahrikin derecesine, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı yazıldığına, eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Her ne kadar sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediği, olay günü mağdur ile karşılıklı kavga ettiklerini kabul ettiği ancak mağdur ...'in elini yumruk yaparak kendisinin alnına doğru yumruk attığı sırada parmağında kırık meydana gelmiş olabileceğini beyan etmiş olması, mağdurun da sanığa yumruk attığı sırada parmağının kırıldığını beyan etmiş olması, mağdurun sağ el beşinci parmağında halk arasında serçe parmak diye tabir edilen parmağında kırık meydana geldiğinin tespit edilmesi ve olayın oluş şekli, sanığın savunması, mağdurun beyanı ve Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, mağdurun parmağının elini yumruk yaparak sanığa saldırması neticesinde kırıldığı, bu hali ile sanığa isnat edilen atılı suçun şikayete tabi olduğu, mağdurun şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının şikayet yokluğundan düşürülmesine karar verilmiştir. 2. Sanık savunmaları, mağdur beyanları, CD inceleme tutanağı, sanığın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, adi sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. 3. Mağdur hakkında Yenikent Devlet Hastanesinin 14.09.2018, 10.12.2019 tarihli raporları ve ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 15.09.2020 tarihli raporunda, sağ el 3., 4., 5. parmaklarda, sol el bilekte hassasiyet, nazal kemikte fissür hattı, sağ el 5. parmakta fissür, burun kemiğinde kırık ve parmak kemiğinde kırık bulunduğuna göre, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, kemik kırığının şahsın yaşam fonksiyonlarını 1 (bir) HAFİF derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ve mağdur ... arasında arkadaşları ile birlikte gittikleri gazinoda çıkan tartışma sebebiyle Yenikent Devlet Hastanesine geldikleri ve burada yeniden tartışarak birbirlerini darp ettikleri, mağdurun sağ el 5.parmak ve nazal kemikte fissür hattı oluşacak şekilde yaralandığı, sanık savunmasında mağdurun bu savunmayı teyit eder beyanına dayanılarak mağdurun, sanık ile kavga ettiği sırada sanığa yumrukla vurduğu bu sebeple parmağının kırıldığı anlaşılmakta ise de, mağdurun burnunda meydana gelen yaralanmasının sanığın eylemi neticesinde gerçekleştiği sabit olmasına rağmen burundaki kırık dikkate alınmaksızın ve sanığı cezadan kurtarmaya yönelik sonraki beyanlara itibar edilerek sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı kabul edilip sanık hakkında şikayet yokluğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan gerekçe ile mağdurun burnundaki yaralanmanın sanık tarafından oluşturulması, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmanın şikayete tabi suçlardan olmayışı 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalması dikkate alınarak taraflar arasında meydana gelen kavga ve tartışmada kavgaya sebebiyet verenin tam olarak belirlenemediğinden basit tahrik altında kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılıp sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.09.2018 yerine 2019 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayın aydınlatılması bakımından mevcut delillerin yeterli olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı, sanığın ve mağdurun ilk ifadelerine ve mağdurun suç tarihli adli muayene raporu içeriğine göre, mağdurdaki kırığın sanığın eylemi neticesinde oluştuğundan suç vasfının doğru tayin edildiği, kemik kırığı nedeniyle yapılan artırımın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca orantılılık ilkesine uygun olduğu, hesap hatası bulunmadığı ve sonuç cezanın doğru tayin edildiği, tarafların ilk olarak gazinoda tartışmaya başladıkları ve birbirlerini yaralamaları üzerine hastaneye tedavi olmak amacıyla geldikleri sırada yaşanan tartışma sırasında kavga ederek birbirlerini yeniden darp ettiklerinin anlaşıldığı olayda, gazinoda başlayan kavgada ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği kesin olarak tespit edilemediğinden, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ertelemeye, seçenek yaptırımlara ilişkin hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yasal ve yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1630 Esas, 2022/1131 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.