23. Hukuk Dairesi 2011/2369 E. , 2011/1965 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki çıkma payı alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı , müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife 1998-2001 yılları arasında 2.380,00-YTL ödeme yaptığını,…
**23. Hukuk Dairesi 2011/2369 E. , 2011/1965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki çıkma payı alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı , müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife 1998-2001 yılları arasında 2.380,00-YTL ödeme yaptığını, ancak kooperatifin tasfiyeye girdiği halde ödemelerinin iade edilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın 23.03.2001 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalı kooperatif başkanlığını yürüten davalı ...' tan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, bu istemin kooperatifin feshi ile istenebileceğini, kooperatif ayakta olduğu için bu davada hukuki yararının bulunmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasında olduğunu, ödeme imkanı varsa ödeneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’ nce gerek dava dilekçesinde ve gerekse yargılama sürecinde davacı tarafça tahsili istenilen alacak, mahkemenin kabulünün aksine kooperatiften değil kooperatifin başkanı ve tasfiye memuru olan ...' tan istenildiğinden, mahkemece, davacının bu yöndeki talebine rağmen, bu hususun temsilcide hata olarak kabul edilmesi ve anılan kişi yerine kooperatif aleyhine hüküm kurulması HUMK' nun 74. ve devamı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre ve özellikle davacının çıkma payına ilişkin davasını kooperatif tüzel kişiliğine karşı açması gerektiği ve davalı ...’un bu paranın ödenmemesinde sorumluluğuna ilişkin bir kusur bulunduğunun ispat edilmemesine göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.