Başvuru, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Başvuru Tarihine Kadarki Süreç İzmir'in Seferihisar ilçesi Doğanbey Mahallesi'nde bulunan 912 parsel sayılı taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında 29/9/1977 tarihinde başvurucu adına tespit görmüştür. Seferihisar Kadastro Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında 20/3/1994 tarihinde taşınmazın başvurucu adına tesciline karar verilmiştir. Millî Savunma Bakanlığı (İdare) 29/12/1977 tarihinde anılan taşınmazın kamulaştırılmasına karar vermiştir. Kamulaştırma işlemi, başvurucuya 22/12/1978 tarihinde tebliğ edilmiştir. Devam eden süreçte başvurucu 5/1/1979 tarihinde Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle dava açmış, 10/5/1989 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Başvurucu 11/5/1979 tarihinde İdareye başvurarak kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep etmiştir. İdare, Levazım Amirliği Defterdarlığına gönderdiği aynı tarihli yazıyla 14/12/1978 tarihinde başvurucu adına bankaya bloke edilmesi talep edilen kamulaştırma bedelinin ihtilafsız tutarının başvurucuya ödenmesi gerektiğini bildirmiştir. Başvurucu 31/8/2015 tarihinde İdareye karşı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürmüş; İdare cevap dilekçesinde kamulaştırma işleminin tebliği ve kamulaştırma bedelinin ödenmesiyle kamulaştırma işleminin tamamlandığını açıklamıştır. Mahkeme 6/2/2018 tarihinde davanın kısmen kabulüyle 267,20 TL tazminatın başvurucuya ödenmesine ve dava konusu taşınmazın başvurucu adına olan tapu kaydının iptaliyle İdare adına tesciline karar vermiştir. Kararda, kamulaştırma bedelinin başvurucuya ödendiğine dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı açıklanmış; başvurucu adına kayıtlı olan taşınmazın askerî tatbikat alanı olarak kullanıldığının anlaşıldığı ifade edilmiştir. Mahkemeye göre İdarenin dava konusu taşınmaza el attığı sabit olup kamulaştırma bedelinin ödendiği tespit edilemediğinden bilirkişi raporuyla belirlenen tazminatın başvurucuya ödenmesi gerekir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 11/10/2018 tarihli kararıyla İdarenin istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının düzeltilmesine ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, başvurucu tarafından 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesinde düzenlenen otuz günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığının anlaşılması dolayısıyla kamulaştırmasız el atma davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Başvurucunun temyiz talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 20/2/2020 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 1/6/2020 tarihinde öğrendikten sonra COVID-19 salgını nedeniyle yasal sürelerin 13/3/2020 ile 15/6/2020 tarihlerinde durmasına dair düzenlemelerden istifade etmek suretiyle 16/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. B. Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç İdare 10/9/2020 tarihinde başvurucuya karşı Mahkemede kamulaştırılan taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Görülen yargılamada ilgili banka 6/7/2021 tarihli yazıyla başvurucunun adına açılmış banka hesapları bulunduğunu ancak başvurucu adına bloke edilmiş bir tutara rastlanılmadığını bildirmiştir. Mahkeme 14/12/2021 tarihinde davanın kabulüyle kamulaştırılan taşınmazın başvurucu adına olan tapu kaydının iptaliyle İdare adına tesciline karar vermiştir. Mahkeme kararında başvurucuya usulüne uygun olarak kamulaştırma işleminin tebliğ edildiği, başvurucunun kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin davayı takipsiz bıraktığı ve kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebiyle ilgili bankaya ödeme makbuzu gönderdiği vurgulanmıştır. Mahkemeye göre 2942 sayılı Kanun'un maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. İnceleme tarihi itibarıyla Mahkeme kararının taraflara tebliğ edilmediği ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.