Ceza Genel Kurulu 2020/452 E. , 2021/520 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 82/1-g, 35/2, 53/1-2-3, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen …
**Ceza Genel Kurulu 2020/452 E. , 2021/520 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 82/1-g, 35/2, 53/1-2-3, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.01.2019 tarihli ve 38-23 sayılı resen istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafisi tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 27.02.2019 tarih ve 616-630 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 17.06.2020 tarih ve 230-1368 sayı ile temyiz itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.07.2020 tarih ve 31399 sayı ile; “...Olaya ve mahkûmiyet kararına baktığımızda sanığın kardeşinin okuduğu okulda öğretmeni tarafından dövülmesi, kötü muamele görmesi iddiasıyla şikâyete gittiği okulun öğretmenler odasında mağdurla muhatap olması nedeniyle kardeşinin öğretmeninin o olduğu zannıyla hareket ettiği anlaşılmaktadır. Mağdur sınıf öğretmeni olmakla birlikte sanığın kardeşinin öğretmeni olmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu hâliyle sadece görevinin başında kamu görevlisi olması nedeniyle eyleme maruz kalmışsa yukarıda açıklanan maddenin gerekçesi karşısında bu maddenin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Mahkeme kararında mağdurun ayrıca görevi sebebiyle saldırıya maruz kaldığı belirtilmişse de nasıl ve hangi görev olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Öğretmenin görevleri müfredat çerçevesinde dersleri öğretmek, eğitmek, deneyler yaptırmak, öğrenciyi gözetlemek, onun sorunlarıyla ilgilenmek ve geniş bir çerçevede bulunduğu yörede örnek davranışlarla aydınlatıcı, yol gösterici hareketler göstermek olarak sayılabilir. Öğrenci velisi ya da öğrencinin tepkisine yol açması açısından öğretmen; öğrenciler arasında ayrım yapabilir, beklemediği hâlde ders notunu düşük verebilir, sınıftan geçmesini engelleyebilir, öğrencilerle yeterince ilgilenmez, ödevi ağır verir vb. gibi hâllerde saldırıda TCK 82/1-g maddesinin uygulanabilirliği tartışılmaz. Buna karşın ve gerekçeye de konu olduğu gibi çocuk dövmek öğretmenin görevleri arasında kabul edilemeyeceği gibi mağdurun da zaten çocukların öğretmeni olmadığının anlaşılmış olması karşısında, kardeşlerini dövenin mağdur olduğu düşüncesiyle ona karşı yaptığı ve öldürmeye teşebbüs olarak kabul gören eylemde suç TCK'nın 81/1. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla olayımızda TCK'nın 82/1-g maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır.