DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/426 E. , 2024/833 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/426 Karar No : 2024/833 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACILAR) : 1-… 2-… 3-… VEKİLİ : Av. … II-(DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Hafriyat Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması ta…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/426 E. , 2024/833 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/426 Karar No : 2024/833 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACILAR) : 1-… 2-… 3-… VEKİLİ : Av. … II-(DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Hafriyat Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2008 yılında başlatılan Hakkari-Çukurca Karayolunun yapım çalışmaları esnasında, Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, … köyü, … mezrasında bulunan zilyetliği davacılara ait taşınmazlara su taşıyan kadim su arkının bozulduğu, geçen süreye rağmen tahribatın giderilmediği ve taşınmazların sulanamadığından bahisle 2009-2010 yıllarında ürün bedellerinden mahrum kalınması sonucu uğranıldığı ileri sürülen 235.274,00 TL (miktar artırımı sonucu 368.257,45 TL) maddi zararın 28/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 30/10/2014 tarihinde … mezrasının tümünde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 10/01/2015 tarihli raporda, taşınmazlarda meydana gelen zararın davalı idarenin yürüttüğü yol yapım çalışmaları sırasında kadim su arkının bozulması sonucunda meydana geldiği ve zararın 368.257,45TL olarak hesaplandığı, davacıların 21/01/2015 havale tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde istenilen 235.274,00 tazminat miktarını 368.257,45 olarak artırdıkları ancak hazırlanan 15/04/2015 tarihli ikinci bilirkişi raporunda zararın 299.210,56TL olarak hesaplanması üzerine, söz konusu zararın davalı idarece hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idareye başvuru tarihi olan 20/11/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın 299.210,56TL'lik kısmının kabulüne, kalan kısmının ise reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2015/4803, K:2017/2565 sayılı kararıyla; Olayla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporlarından, davalı idare ve işi ihale ettiği yüklenici şirket tarafından 2008 yılında başlatılan yol yapım çalışmaları esnasında, Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, Gündeş köyü, Çimenli mezrasında bulunan taşınmazlara su taşıyan kadim su arkının bozulması ve geçen süreye rağmen tahribatın giderilmemesi nedeniyle, davacıların uğradığı zararın, hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, İdare Mahkemesince hükme esas alınan 15/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda hukuka aykırılık görülmediğinden, tarafların maddi zararın tespitine ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, Ancak İdare Mahkemesince, hükmedilen tazminatın, miktar artırımı dilekçesi öncesi istenen 235.274,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, miktar artırımı dilekçesi ile arttırılan 63.936,56TL'lik kısmının ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 27/01/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken, temyize konu kararın, kabul edilen 299.210,56TL'lik tazminat miktarının yasal faiz başlangıcının idareye başvuru tarihi olarak belirlenmesine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esas ve yargılama giderlerine yönelik kısmının onanmasına, faizin başlangıç tarihi ile ilgili kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Esasen davacının ilk dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulunduğu bedel, dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradesini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararı olduğunun, bu gerçek zararın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi veya ıslah dilekçesinin verildiği tarihte değil, esasen olay tarihinde ya da idarelere başvuru tarihinde ortaya çıktığı, ancak, davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştüğü idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerektiğinden, Mahkemeleri kararıyla ödenmesine hükmedilen 299.210,56 TL maddi tazminatın tamamının idareye başvuru tarihi olan 20/11/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesi eklenmek suretiyle, hükmedilen 299.210,56 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkeme kararının aleyhe kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, hatalı ve eksik değerlendirmeler sonucu düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınacak nitelikte görülerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah edilen miktar için faiz başlangıcının ancak ıslah tarihi olabileceği, alacağın tamamına başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı, haksız ve yersiz olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : … İdare Mahkemesi kararının kesinleşen kısmı hakkında temyiz isteminde bulunduğu anlaşılan davacıların temyiz isteminin incelenmeksizin reddi; davalı idarenin temyiz isteminin ise esastan reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen ısrar kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacıların temyiz istemleri yönünden; Temyiz dilekçesi incelendiğinde; davacılar tarafından, Mahkeme kararının aleyhlerine kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmiş ise de, ısrara konu hükmedilen tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden davacıların aleyhine bir karar verilmediğinden, temyize konu ısrar kararının esasa ilişkin kısımları da temyiz aşamasında onanarak kesinleştiğinden ve ısrara konu olmadığından, aleyhe olmayan ve kesinleşen kısımlara yönelik temyiz istemlerinin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle faize idareye başvuru tarihinden itibaren hükmedilmesine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Davacıların temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 4.Fazladan yatırılan … TL harcın istemi hâlinde davacılara iadesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/04/2024 tarihinde, davalı idarenin temyiz istemi yönünden oyçokluğu, davacıların temyiz istemleri yönünden oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY X- ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2015/4803, K:2017/2565 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara davalı idarenin temyiz istemi yönünden katılmıyorum. KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde uyarınca, dava açmadan önce idareye ön başvuru yapmak zorunda olan davacıların, başvuru konusu olay nedeniyle uğradıkları zararın tazmini hususundaki gerçek ve somut iradeleri, ancak başvurunun idarece açıkça veya zımnen reddi üzerine dava açarak ortaya konulduğundan, tam yargı davalarında davacılar lehine hükmolunan maddi tazminata ancak dava açılış tarihi itibarıyla faiz işletilmesi mümkündür. Somut olayda, davacılar tarafından, Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, … köyü, ... mezrasında yer alan ve üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğu taşınmazların, 2008 yılında başlatılan Hakkari-Çukurca Karayolu yapımı nedeniyle bu taşınmazlara su taşıyan kadim su arkının bozulması neticesinde taşınmazlarında bulunan ağaçların bir kısmının tümden kuruduğu; bir kısmının ise kısmen kuruduğu ve bu ağaçlardan ürün alınamadığından bahisle uğranılan zararın ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun idarece reddi üzerine 29/12/2009 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep edilen ve davacılar lehine hükmolunan maddi tazminata dava açılış tarihinden (29/12/2009) itibaren faiz işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden (20/11/2009) itibaren faiz işletilmesi yolunda verilen temyize konu ısrar kararının bozulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.