10. Hukuk Dairesi 2025/10755 E. , 2025/16809 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/149 E., 2025/134 K. İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I…
10. Hukuk Dairesi 2025/10755 E. , 2025/16809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/149 E., 2025/134 K. İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı iş yerinde 1984, 19 85... yıllarında kesintisiz çalıştığını belirterek tespitini, talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya ait işyerinde, kuruma bildirilen süreler dışlanarak; 01.01.1984-31.12.1984, 01.01.1986- 31.05.1986 asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde,davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli kararının süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...somut olayın incelenmesinde; davacının hizmet döküm cetveline bakıldığında talep konusu olan 1984 yılında herhangi bir bildiriminin olmadığı, 1985 yılında 1985/1.döneminde davalı işyerinden 88 gün, 1985/2.döneminde 52 gün, 1985/3.döneminde 96 gün olmak üzere bildirimin yapıldığı; öte yandan 1986/2. döneminde 60 gün ve 1986/3. döneminde 120 gün olmak üzere dava dışı başka bir sicilli işyerinden bildirimin yapıldığı anlaşılmakta olup, Mahkemece; dosya kapsamında yer alan tanık beyanları esas alınmak suretiyle davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1984-31.12.19 84... .01.1986-31.05.1986 tarihleri arasında işverence kuruma bildirilen hizmet süreleri dışlanmak suretiyle asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine yönelik kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 10.03.2014 tarihinde açılan davaya göre yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hak düşürücü süre irdelenmeli,kabule konu dönemler açısından 1986 yılında tespitine karar verilen sürelerle 1986 yılında başka sicil sayılı işyerinden bildirimler de nazara alınarak talebin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışmasının 1996/2. dönemi itibariyle kesintiye uğramasından dolayı, 10.03.2014 tarihinde açılan davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine dair, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla ,hatalı değerlendirme sonucu , bozma sonrası verilen karar yerinde değildir. Davacı, 1984, 1985, 1986 yıllarındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiş, dava 10.03.2014 yılında açılmış olup bildirimsiz sürelerin dava açılış tarihi itibari ile hak düşürücü süreye uğrayacağı bozma ilamında belirtilmiş ise de davacının 1985/1,2,3. dönemlerinde Kuruma kısmi bildirimlerinin bulunduğu, bildirimlerinin başladığı sürenin sonraki dönemleri yönünden hak düşürücü süreye uğramayacağı açıktır. Bu kapsamda, Mahkemece davacının ilk bildiriminin yapıldığı tarih belirlenmeli, önceki sürenin hak düşürücü süreye uğradığı gözetilerek, sonuca göre karar verilmelidir. Bu kapsamda, uyulan bozma kararı gerekleri yerine getirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.