İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12 şubesi olan marketler zinciri olduğunu ve ... marketten sonra 2. sırada pazar payı bulunduğunu, müvekkilinin …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/947 KARAR NO : 2026/1011 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2024 NUMARASI : 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar DAVACILAR : 1-) DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit-Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12 şubesi olan marketler zinciri olduğunu ve ... marketten sonra 2. sırada pazar payı bulunduğunu, müvekkilinin alım yaptığı firmalara her ay vadeli banka çeki vermek suretiyle ödemeleri yaptığını, müvekkilinin davalıya hiçbir zaman senet vermediğini, davalı şirkete borcunun olmadığını, icra takibine konu edilen senedin teminat senedi olduğunu, davalı şirketin alacağı olmamasına rağmen senedi icra takibine koyması nedeniyle müvekkilinin zor duruma düştüğünü ve işyerlerini kapattığını, davalıda 08/03/2013 tarihi itibariyle vadesi gelmemiş 282.569,00.TL'lik çek olduğunu, müvekkilinin 08/03/2013 tarihi itibariyle davalıdan alınan mallardan dolayı verilmemiş 160.000,00.TL'lik borcu bulunduğunu, bu nedenlerle; 08/03/2013 tarihi itibariyle davacı şirketin davalıya 20.000,00.TL vadesi gelmiş borcunun olduğunun tespitine, aynı tarih itibariyle davacı şirketin vadesi gelmiş borcunun tespiti ile .... İcra Müdürlüğünün 2013/2229 esas sayılı takip dosyası ve dayanağı olan 04/03/2013 tarihli 450.000,00.TL bedelli senetten dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından davacı şirkete verilen zararlar nedeniyle şimdilik 20.000,00.TL maddi tazminatın 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, müvekkili ... yönünden ise .... İcra Müdürlüğünün 2013/2229 esas sayılı takip dosyası ve dayanağı olan 04/03/2013 tarihli 450.000,00.TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptal edilmesine, 250.000,00.TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.TL maddi tazminatın 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra süresince davacı tarafın itiraz etmediğini, davacı tarafından verilen senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle icra takibine konu edildiğini, davacıların her ikisinin aktif husumet ehliyeti ve davacı sıfatının bulunmadığını, davalı tarafından davacılara verilmiş bir zarar bulunmadığını, icra takibine konu edilen bononun teminat senedi olmadığını, haciz edilen malların bozulmasına ve çürümesine sebep olanın bizzat davacı taraf olduğunu, bu nedenlerle; davaların hak düşürücü süre, zaman aşımı süreleri dikkate alınarak reddine, olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar sayılı kararında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2013/2229 esas sayılı takip dosyasıyla davacılar aleyhine takibe koyduğu 01/02/2013 tanzim tarihli 04/03/2013 vade tarihli 450.000,00.TL'lik bononun teminat senedi olup olmadığı konusunda toplandığını, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması gerektiğini, davacılar tarafından davaya konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin hiçbir yazılı delil sunulmadığını, davacı tarafından kendi ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle sadece davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davaya konu senedin teminat senedi olduğu konusunda herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davaya konu senedin ödendiği veya bedelsiz kaldığı da kanıtlanamadığından davacılar tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiğini, davacılar tarafından teminat senedinden kaynaklanan haksız hacizler nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğradıkları iddia edilmiş ise de davaya konu senedin teminat senedi olduğu kanıtlanamadığını, bu nedenlerle; davacı şirketin maddi tazminat talebiyle davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Marketçilik San. Ve Tic.ltd. Şti.' nin 12 şubesi olan market zinciri olduğunu, her iki şirketin de ticari defterleri doğru tutan vergi dairesine her ay beyan veren şirketler olduğunu, tarafların arasındaki ilişkinin borç alacak ilişkisi olduğunu, davalının sattığı malların fatura sevk ve irsaliyelerini düzenleyerek ve defterlerine işleyerek sattığı malları müvekkilin şirketine teslim ettiklerini, davalının defterleri kanuni düzenlemesine uygun olarak tuttuğunu, bilirkişinin belgeler üzerinde inceleme yaptığını, 08/03/2013 tarihi itibarı ile davalının 5.263,00.TL fazla çek verdiğini raporda belirttiğini, 04/03/2013 vade 01/02/2013 tanzim tarihli 450.000,00.TL miktarlı senedin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını raporunda belirttiğini, bilirkişi davalının ... Gıda Ltd. Şirketinin tarihi itibarı ile 167.274,00.TL alacağı olduğunu, işbu alacağın karşılığında vadesi gelmemiş elinde 11 adet 291.989,00.TL olan çeklerin olduğunu rapor ettiğini, tarafların ticari defterlerinde doğru ve usulüne uygun tuttuklarını, davalının malı satıp fatura ve irsaliyeler ile davacıya teslim edip kendi defterlerine de kaydettiğini, davacının aldığı malları vadeli çekler ile vadeli ödediğini, 450.000,00.TL para da 08/03/2013 tarihi itibarı ile çok büyük bir para olduğunu, tarafların 10 yılı aşkındır alışveriş yaptığını, tarafların vermiş olduğu en büyük ödeme belgesinin 35.000,00.TL olduğunu, bilirkişinin davalının defterlerinde yapmış olduğu incelemede sattığı ve davacıdan aldığı bedeller arasında 5.263,00.TL fark olduğunu rapor ettiğini, davacı marketin sicilinin temiz olduğunu, tek bir icra dosyası ve tek bir karşılıksız çeki olmadığını, davalı şirketin bankaya ibraz edilmemiş vadesi gelmiş 20.000,00.TL alacağı var iken boş senedi doldurarak davacının ticari hayatını bitirdiğini, vadesi gelen çeki bankaya ibraz etmesi halinde banka çeki ödemeye hazır iken aradaki sözleşmeye uymayarak senede icraya koyarak davacıyı bitirdiğini, davalının teminat senedine takip açtıktan sonra çekleri iade etmediği bankalara ibraz edip çek tazminatlarını aldığının ortaya çıktığını, davalının davacıya husumet beslediğini, bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılamanın duruşmalı yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafça davaya konu senedin teminat senedi olarak verildiğini, senede dayalı olarak davacılar aleyhine başlatılmış olan icra takibi ticari hayatının son bulduğundan bahisle tazminat talep ettiğini, davalının senede karşılık mal ya da hizmet vermediğini, senedin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığına dayanarak istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur. Yargıtay HGK 15.09.2020 Tarih 2017/12-269 Esas 2020/591 Kararında;... kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir..21...bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.22. Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını İİK’nın 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir... 25. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır...26. Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için, ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesi gereğince, yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı belge ile ispatlanması gerekir. Somut olayda, davaya konu senette malen ve nakden kaydının bulunmadığı, davacı tarafça davaya konu senedin teminat senedi olarak verilmiş olduğunun iddia edildiği, senet altındaki imzanın inkar edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Senedin teminat senedi olduğu hususunda ispat yükü davacı taraftadır. Dava konusu bonoda teminat kaydı ibaresinin olmadığı, bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/12-233 E., 2001/257 K.; 20.06.2001 gün ve 2001/12-496 E., 2001/534 K.; 24.02.2010 gün ve 2010/19-67 E., 2010/99 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir. Bu kapsamda ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının dava konusu bononun teminet senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunu HMK.’nun 201. Madde uyarınca aynı kuvvette yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça iddia edilen hususların ve davalının kusurlu eylemi nedeniyle maddi-manevi zarara uğradığının yazılı delille ispat edilemediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2016/58 Esas ve 2024/63 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır