İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından müvekkili aleyhine Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2020/... E sayılı dosyası ile bono ya dayalı icra …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2803 KARAR NO : 2026/623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2022 NUMARASI : 2022/... Esas ve 2022/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALILAR : 1- ... - 2- ... - VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından müvekkili aleyhine Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2020/... E sayılı dosyası ile bono ya dayalı icra takibi başlatıldığını ancak takibin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, zira müvekkilinin işletmekte olduğu yemek şirketinin zarara uğraması nedeni ile bir avukat arayışına girdiğini ve arkadaşı vasıtası ile bir avukata ulaştığını, adı geçen avukatın görüşmeye davalı ...'i gönderildiğini, adı geçen davalının müvekkiline hitaben avukatın kendisi ile konuştuktan sonra olayı devralacağını beyan ettiğini, müvekkilinin bu görüşmeden sonra avukat ile buluştuğunu, adı geçenin müvekkiline hitaben ...' nun ve ...' in çok güvenilir kişiler olduğunu söylediğini ve 1.150.000,00 USD bedelli senet imzalayarak teslim etmesi gerektiğini, bu konunun hukuk yolu ile çözülemeyeceğini, gayrimeşru yollarla çözüleceğini beyan ettiğini, 15/08/2018 tarihinde gerçekleştirilen buluşmada 15/03/2019 vade tarihli ve 1.115.000,00 USD bedelli bononun müvekkili tarafından imzalanarak ...'e verildiğini, akabinde müvekkili tarafından çeşitli tarihlerde ve sık sık ...'in eşinin banka hesabına para yatırıldığını, 10/02/2019 tarihinde ...' in Mersin' e gelerek müvekkili ile buluştuğunu ve müvekkili tarafından ... lehine 10 adet bono düzenlenerek verildiğini, dava konusu icra takibinin dayanağı olan 10/02/2019 tanzim, 21/05/2019 vade tarihli ve 15.000 USD bedelli bononun da bu senetlerden biri olduğunu, 30/05/2019 tarihinde ...'in Mersine gelerek 1.150.000.000 USD bedelli senedi müvekkiline iade edeceğini belirttiğini, akabinde bu senet ile ilgili ibraname düzenlendiğini, ancak imzalanmış olan diğer senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, bütün bu senetlerin bedelsiz ve hükümsüz olduğunu, müvekkilinin hiç bir ticari alışverişi olmadığı ... ile ilgili bu kadar yüksek meblağlarda senet imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı takip dosyasından dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalılar aleyhine, alacak miktarının %10'undan az olmamak kaydı ile para cezasına ve alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca bedelsizlik iddiasının sebepsiz zenginleme hükümlerine tabi olduğu hususu dikkate alınarak zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, bedelsizlik iddiasının kişisel def'i olması ve iyi niyetli 3. kişiye yöneltilemeyeceğini, bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, icra takibini sürüncemede bırakmak kastıyla haksız ve kötü niyetli olarak hareket eden davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında, alacaklı ... tarafından Mersin 3. İcra müdürlüğünün 2020/... E sayılı dosyası ile davalı ... ve davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının 10/02/2019 tanzim, 21/05/2019 vade tarihli ve 15000 USD bedelli bono olduğunu, takibin kesinleştiğini, akabinde eldeki davanın açıldığını, her ne kadar davacı tarafından dava konusu senet ile ilgili bedelsizlik iddiasında bulunulmuş ise de işbu bedelsizlik iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini (...Dava, çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespit istemine ilişkindir. Davacının çekin bedelsiz kaldığına yönelik iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerekir...Bkz.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/... Karar sayılı kararı), ancak buna dair bir belgenin sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan 30/05/2019 tarihli ibranamenin 1.150.000 USD' lik bir senede ilişkin olup belge içerisinde dava konusu takip dayanağı senede herhangi bir atıfda bulunulmadığını, davacı tarafından Mersin CBS' nin 2020/46721 soruşturma ve 2022/... soruşturma sayılı dosyaları ile şikayette bulunulmuş ise de savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini, davacının bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenlerle; davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin protesto düzenlenmesinden, ya da protesto düzenlenme süresinin geçmesinden sonra elde edilmesi halinde alacağın temliki hükümleri (BK. m. 162 vd.) uygulanacağından (TTK. m. 602) borçlunun temel ilişkiden doğan defilerini sonraki devralanlara karsı öne sürebileceğini, Yargıtay HGK'nun son derece yeni tarihli müstakar içtihadı gereğince hamilin senedi devralırken bilerek borçlu zararına hareket ettiği hususunun tanıkla ispat edilebileceğinin kabul edildiğini, davalıların bilerek müvekkilin zararına hareket ettiği iddiasını tanık ile ispatlayacağı hususunun tarafınca gerek dava dilekçesi ile gerekse teati aşamalarında defaten belirtildiği halde ilk derece mahkemesince eldeki davanın tarafımızca yazılı delil ile ispatlanması gerektiğinden bahis ile tarafınca dosyaya bildirilen tanıklar dinlenmeden verilen işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin; 2022/... E, 2022/... K. sayılı ve 12/09/2022 tarihli kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak, istinaf talebinin kabulü ile, usulü eksikliklerin tamamlanması ve davalı/senet lehtarı ...'in, davaya esas olan senedi bilerek ve kötü niyetle iktisap ettiği hususunun kanıtlanmasına ve tarafınca yasal süresinde dosyaya sunulan tanıkların ilk derece mahkemesince dinlenmesine müteakip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsizlik veya teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu kapsamda bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Diğer taraftan hamilin bonoyu elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Davaya konu bono nakden kaydını içermekte olup; bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçludadır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Davalı ... yönünden senedin bilerek ve kötü niyetle iktisap ettiği yönünden tanık dinlenilmemesine yönelik istinaf sebebi yönünden ise davacının, davalı ...'ı tanımıyor olması, davacı tanıklarının davacı ile davalı ... arasındaki olaylara tanıklık edebilecek konumda olduklarının dava dilekçesinden anlaşıldığı, bono kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğinden, davacının bu bonolar nedeniyle öncelikle borçlu olmadığını ispat etmesi gerekirken ve HMK’nun 201. maddesi uyarınca da bu durumun senetle ispat edilmesi zorunlu iken ilk derece mahkemesince davacının tanıklarının dilenmemesinde hukuka aykırılık yoktur. Somut olayda, davacı tarafça öncelikle bedelsizlik iddiasının ispat edilmesi gerekirken, davaya konu bononun bedelsiz olduğuna dair yazılı bir delil sunulmadığı, davalı hakkında başlatılan ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı, davalının davaya konu bononun bedelsiz olduğunu bilerek davacının zararına hareket ettiğine dair de delil bulunmadığı, hamil olan davalı ... ...'in bu bonoyu davacının zararına, kötüniyetle iktisap ettiğinin (TTK 687, 778/1-a) ispatının davacı tarafta olduğu, yemin deliline dayanılmamış olduğu, bedelsizlik iddiası düzenleyen/keşideci davacı ve lehtar davalı arasındaki temel ilişkide şahsi def'i olup, davanın tarafları dışındaki iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden ve davalı ...'ın kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır