7. Ceza Dairesi 2010/6443 E. , 2013/3951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... ve üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyizine göre yapılan incelemede; Sanığın ve üst Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazları yerinde g
**7. Ceza Dairesi 2010/6443 E. , 2013/3951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... ve üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyizine göre yapılan incelemede; Sanığın ve üst Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, ancak; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/8.maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezsı belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı TCK hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının içtimaına karar verilmesi, 3- İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkumiyetine karar verildiğine göre, CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin eşit olarak yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde müteselsilen alınmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, Sanık ... hakkındaki hükmün, 1 numaralı bendindeki "...günlüğü 30 YTL den olmak üzere..." ve "...karşılığı 6750 YTL.." ibareleri çıkartılmak, 2 numaralı bendindeki "...5625 YTL.." ibaresi çıkartılarak yerine "...187 gün.." ibaresi yazılmak ve 2 numaralı bentten sonra gelmek üzere, 5237 Sayılı TCK'nun 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak gün adli para cezasının günlüğü 30,00 TL den 5610,00 TL adli para cezasına çevrilmesine cümlesi eklenmek ve hükümdeki adli para cezalarının içtimaı ile ilgili "4" numaralı hüküm fıkrasının hükümden çıkartılmak ve yargılama giderleriyle ilgili kısmın hüküm fıkrasından çıkartılıp; "sanıkların sebebiyet verdikleri keşif ve posta giderlerinden ibaret 117,60 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazine lehine irat kaydına" dair ibarenin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Üst Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanık ... hakkında verilen hükmü de kapsadığı kabul edilerek yapılan incelemede; Suça konu çayların boş arazide sahipsiz bir şekilde ele geçtiği, sanığın soruşturma aşamasında çayların arkadaşı olan diğer sanık ...'ya ait olduğunu ve kendisinden çayları almasını istediğini ifade etitği, mahkemedeki savunmasında ise sanık ... adına çayların yanında bulunduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın kaçakçılık kastıyla suça konu kaçak çayları ticari amaçla taşıdığına ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/8.maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün para cezasının belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı TCK hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının içtimaına karar verilmesi, 3- İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkumiyetine karar verildiğine göre, CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin eşit olarak yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde müteselsilen alınmasına karar verilmesi, 4- Sanıklar hakkındaki hükmün tamamının temyiz kanun yoluna tabi olduğu gözetilmeksizin hükmün bir bölümünün itiraz yasa yoluna tabi kılınması, Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2013 günü ... yönünden, ... bakımından oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY ... yönünden; 1- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması ve yasal ögelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden ve mahkemeye ait Dairemizden aynı gün temyiz incelemesinden geçen 18 adet dosyanın tamamında da hükmün gerekçesinin aynı olup her dosyanın özelliğine göre somut olaya uygun ve yeterli gerekçe içermeden, sanıkların eylemi somutlaştırılmaksızın şablon nitelikte yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Suça konu çayların kolluk biriminin yapmış olduğu arama tarama faaliyetleri sırasında boş arazide ele geçirildiği ve sahibinin bulunamadığının belirtildiği cihetle; sanığın arazide bulunan suça konu çayları sahiplendiği ve kendisine ait olduğu yönündeki beyanı dışında mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Nedenleriyle hükmün bozulması gerektiğinden, aksi yönde oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.