11. Ceza Dairesi 2023/6336 E. , 2024/12818 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan ina…
**11. Ceza Dairesi 2023/6336 E. , 2024/12818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede; sanığın aynı mükellefiyeti nedeniyle defter ve belgeleri gizleme suçundan, Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2015/73 Esas, 2015/604 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hükmün Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2019/6304 Esas, 2022/10236 Karar sayılı kararıyla yasa değişikliği nedeniyle bozulması üzerine Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2023 tarihli ve 2022/515 Esas, 2023/2023/151Karar sayılı dosyası ile mahkumiyetine karar verilerek kanun yolunda hata üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 2023/2077 Esas sırasını aldığının belirlenmesi karşısında; mükerrer yargılama yapılmaması ve fiillerin zincirleme suç içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi açısından; söz konusu dosyanın ve varsa aynı mükellefiyet ve aynı yıllara ilişkin diğer dava dosyalarının da duruşmaya getirtilip incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, mükerrer dava açılıp açılmadığının veya sanığın fiillerinin zincirleme suç niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, yine aynı takvim yıllarına ait defter ve belgelerin birden fazla ibrazının istenilmesi halinde yapılan ilk tebliğ ile suçun oluşacağı, aynı sebebe dayalı olarak ikinci kez istenmesi üzerine belgelerin ibraz edilmemesinin ikinci bir suç oluşturmayacağı hususları da gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2.Kabule göre de; Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.