3. Hukuk Dairesi 2024/2014 E. , 2025/2892 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/530 E., 2024/635 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/684 E., 2022/775 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile b
**3. Hukuk Dairesi 2024/2014 E. , 2025/2892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/530 E., 2024/635 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/684 E., 2022/775 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı asil ve vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 15.10.2014 tarihinde yaşadığı trafik kazası nedeniyle bacağındaki tibia kırığı teşhisiyle ameliyata alındığını, ameliyat sonrasında bacağına platin takılması gerektiğinden 28.10.2014 tarihinde davalı hastanede ameliyat edildiğini, ameliyatta takılan platinler üzerinde enfeksiyon oluşması nedeniyle, enfeksiyonun kurutulması amacıyla 16-17 kere ameliyathane ortamında platinlerin yıkandığını, müvekkilinin bacağındaki enfeksiyonun tedavi edilemediğini, geç teşhis nedeniyle yapılan hatanın farkında olan davalı hastane yönetiminin, müvekkili 1 aylık ücretsiz fizik tedavi programına aldığını, ancak herhangi bir iyileşme emaresi göstermeden taburcu edildiğini, davalı özel hastanenin özen yükümlülüğünü yerine getiremediğini, müvekkilinin ameliyatında yeterli sterilizasyon yapılmadığından ameliyat sonrası enfeksiyonun oluştuğunu, tam bir iyileşme gerçekleşmediğini, bu nedenle davacıda sabit olmak üzere kalıcı özür ve iş gücü kaybı meydana geldiğini, toplamda 22.196,46 TL harcama yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi zararların tazmini için şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının ihbar ve zamanaşımı sürelerini geçirdiğini, herhangi bir ihmal ve kusurlarının bulunmadığını, üzerilerine düşen tüm dikkat ve özenin gösterildiğini, bu tip ameliyatlar sonrasında, elde edilen hareket sınırının korunması ve kas uzatmasına bağlı gelişebilecek kas zayıflığının giderilmesi için ameliyat sonrası uzun bir rehabilitasyon döneminin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hastanın ameliyat öncesi aydınlatılmış onamı alındığı ve teknik olarak da bir uygulama hatasından bahsedilemeyeceği, uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarının kapsamına göre, davacıya uygulanan tedavi ve takip işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, ilk ameliyat sırasında müvekkilin sol uyluğundan çıkarttıkları fiksatör çivilerinin açtığı yaraların bakımını, takip ve kontrolünü gereğince yapmamaları nedeniyle, sol uylukta osteomyelit (kemik iltihabı) ve apse oluştuğunu, müvekkilinin buna bağlı olarak sol uylukta ortaya çıkan ağrı, şişlik ve akıntı şikayetleriyle defalarca davalı hastaneye başvurmasına rağmen hastane ve doktorun, müvekkilin sol uyluktaki şikayet ve yakınmalarını dikkate almayarak uyluk bölgesinde ileri tetkikleri (mr) zamanında yapmadıklarını, olayda uygun illiyet bağının bulunduğunu, hasta ve yakınları tarafından ameliyat öncesinde verilen onay, tıbbi ihmal ve gecikme olmadan yapılacak işlemler için verilmekte olup söz konusu onayın ihmal ve hataya razı olmak anlamına gelmediğini, bu sebeple, Mahkemece ortaya konulan illiyet bağı analizi ve hasta onayı analizinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırılığı sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle alınan bilirkişi raporlarında, hastanın takip ve tedavisine katılan ilgili hekim ve sağlık çalışanlarının uygulamalarına tıbbi hata atfedilemediği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği ve hastaya uygulanan tedaviler için hastadan uygun şekilde aydınlatılmış onamın alındığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.