11. Ceza Dairesi 2012/6182 E. , 2013/18234 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak ve bu suça azmettirmek HÜKÜM : Sanık ... hakkında; TCK.nun 240, 80, 59/2, 647/6. maddeleri gereğince; 11 ay 20 gün hapis ve 210 YTL adli para cezası, erteleme Sanıklar ... ve ... hakkında; 1-Görevi kötüye kullanmak suçundan; TCK.nun 240, 80, 59/2. maddeleri gereğince; 2 ay 27 gün hahpis cezası 2- Dolandırıcılık suçundan; TCK.nun 1…
**11. Ceza Dairesi 2012/6182 E. , 2013/18234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak ve bu suça azmettirmek HÜKÜM : Sanık ... hakkında; TCK.nun 240, 80, 59/2, 647/6. maddeleri gereğince; 11 ay 20 gün hapis ve 210 YTL adli para cezası, erteleme Sanıklar ... ve ... hakkında; 1-Görevi kötüye kullanmak suçundan; TCK.nun 240, 80, 59/2. maddeleri gereğince; 2 ay 27 gün hahpis cezası 2- Dolandırıcılık suçundan; TCK.nun 158/1-e, 43/1, 62, 53/1-a, b, d, e, 63. maddeleri gereğince; 2 yıl 1 ay hapis ve 10.700 YTL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığı gibi süresinden sonra olduğunun anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; 1- Sanıklar ... ve ... haklarında "dolandırıcılık" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...'ya yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Tüm sanıklar hakkında değişen suç vasfına göre "görevi kötüye kullanmak ve bu suça azmettirmek" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Olay tarihinde İllerbankası Baştabipliği'nde doktor olarak görev yapan sanık ...'ın eczacı olan ... ile kalfa ...'nın iştiraki ve yardımı ile 10 ayrı hastaya 11 adet reçeteyi hastaları görmeden ve muayene etmeden düzenlemesi şeklinde iddia olunan eylemde; sanık ...'ın hastaları görmeden ve muayene etmeden sanık ...'nın getirdiği karnelere ilaç yazdığı yönündeki ikrar içeren savunması, reçetede adları yazılı olan hastaların doktor "...'a muayene olmadıklarını beyan etmeleri ve alınan bilirkişi heyeti raporunda "reçetelerin prosedüre ve şekle uygun olmakla birlikte içerik itibariyle sahte oldukları ve yazıların ilaçların aşırı miktarda ve tamamının kullanılamayacak olması nedeniyle aldatma kabiliyetini haiz olmadıklarının tespit edilmesi, ...Genel Müdürlüğü'nün 03.03.2003 gün ve 42/2 sayılı raporu ve ekinde bulunan belgelerde sahte reçete bedellerinin Gülden Eczanesine ödendiğinin belirtilmesi ve dosya içinde asılları bulunan reçetelerin heyetimiz tarafından yapılan gözleminde de doktor kaşe ve imzası ile hasta adı, protokol numarası ve ilaçların yazılı ve şekle uygun olduklarının anlaşılması karşısında; reçetelerin aldatma kabiliyetlerinin bulunduğu ve sanıkların üzerine atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80 (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1.) maddelerinde öngörülen "zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, eylemlerin "görevi kötüye kullanmak ve bu suça azmettirmek" suçu olarak kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç cezalar bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.