12. Ceza Dairesi 2015/13780 E. , 2016/2298 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 1,40 TL maddi ve 50 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 30.06.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltında kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine i…
**12. Ceza Dairesi 2015/13780 E. , 2016/2298 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 1,40 TL maddi ve 50 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 30.06.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltında kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü, Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davacı vekili, 30.06.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 05.06.1996 ile 10.06.1996 tarihleri arasında "5 gün" süre ile haksız olarak gözaltında kaldığını belirterek “5.000 TL maddi, 5.000” TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın kısmen kabulü ile “1,40 TL”' maddi, ''50 TL'' manevi tazminatın 05.06.1996 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacının, üzerine atılı suçlar nedeniyle çeşitli mahkemelerde yargılanmış olup, en son olarak Diyarbakır 3. Devlet Güvenlik Mahkemesinin 21.11.1996 tarih, 1996/288 esas, 1996/420 sayılı kararı ile beraatine hükmedilmiş olup tazminat davası 30.06.2010 tarihinde açılmıştır. Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.