T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14426 Karar No : 2025/11827 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sa…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/14426 E. , 2025/11827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14426 Karar No : 2025/11827 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasa'ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na aykırı olarak, usulüne uygun soruşturma yürütülmeden, savunma hakkı tanınmadan, araştırma yapılmadan tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, dava konusu kararlarda FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren herhangi bir somut delil veya gerekçe ortaya konulmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, etkili başvuru hakkının, özel hayatın gizliliği hakkının, ifade özgürlüğünün, hakimlik teminatının, ayrımcılık yasağının, ölçülülük ilkesinin, eşitlik ilkesinin, hakların kötüye kullanılması yasağının ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne ait okullarda okumadığı, dershanelerine gitmediği, evlerinde ve yurtlarında kalmadığı, sohbetlere katılmadığı, ByLock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, herhangi bir zaman diliminde bu yapıya maddi yardım ya da bağış yapmadığı, YARSAV üyeliğinin bulunmadığı, albüm (yıllık) kurulu üyeliğinin ve Adalet Akademisi'nde sınıf temsilciliğinin bulunmadığı, katalog evliliği yapmadığı, görevi süresince herhangi bir idari görevde bulunmadığı, yurt dışı görevi olmadığı, yurt dışı gezisine ve yabancı dil eğitimlerine katılmadığı, 2014 yılı HSK seçim sürecinde örgüt lehine çalışma yapmadığı, oy vermediği, meslek hayatında hakkında düzenlenen olumsuz sicil fişleri ile itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa'nın 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen kararlar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle müvekkilinin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle Hâkimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesince dava konusu kararın iptali, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolunda verilen kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı ile bozulması üzerine işin gereği düşünüldü. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunludur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." denilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dairemizin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere; Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararların iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan beraat kararının istinaftan feragat edilmesi nedeniyle 25/10/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Dairemizin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir: 1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararların tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları. 2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri. 3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası. 4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği Dairemizin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere; 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır. 2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere; Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemlerin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir. Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür. Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirilerek Dairemizce verilen 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararda; Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, H.K. isimli tanığın ifadesinden davacının örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin iddianın somut bilgilerle desteklenmediği, bu konuda gözlemlerden hareketle çıkarımda bulunulmaya çalışıldığı, R.B. isimli tanığın 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarından bir veya birkaçına oy istediğini belirttiği ekli listede yer alan kişiler hakkında vermiş olduğu ilk ifade tutanağı ile ikinci ifade tutanağının birlikte değerlendirilmesinden; ekli listede yer alan bazı isimler için ikinci ifadesinde de ilk ifadesini doğrular mahiyette anlatımlarda bulunduğu, aralarında davacının da bulunduğu bazı isimler için ise o kişileri tanımadığını beyan ettiği, ayrıca tanığın ikinci ifadesinin yargılamayı sekteye uğratma amacı taşıdığı iddiasının hukuken geçerli delillerle ispatlanamadığı, birbiriyle çelişkili ve tutarsız ifade verdiği anlaşılan R.B. isimli tanığın beyanının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının kendi beyanı yönünden, eşi Z.B. hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği, ayrıca davacının 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarından bir kısmına oy vermesinde örgütsel bir motivasyonla ve saikle hareket ettiğini ispatlar nitelikte herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi veya belge sunulmadığı görüldüğünden, belirtilen hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Davacıya ait dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, 31/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan, davacının FETÖ ile bağlantılı internet sitelerine giriş yaptığına ilişkin dijital kalıntılar bulunduğuna dair tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, HTS raporu yönünden, davalı idarece, davacı hakkında düzenlenen HTS analiz raporunun ve davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda, belirli bir periyot veya yoğunluk tespiti yapılmaksızın, yalnızca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen kişilerle telefon görüşmelerinin bulunduğu iddiasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Sosyal medya paylaşımları yönünden, davacının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlarda FETÖ/PDY terör örgütünü öven/destekleyen herhangi bir ifadeye rastlanmadığı, davacının anılan örgüt ile iltisak ve irtibatının göstergesi olan başkaca bir ifade ve bilgi de yer almadığından, söz konusu paylaşımların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Ankesörlü/Sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davacının kullanımında olduğu ileri sürülen ... no'lu GSM hattının davacı tarafından kullanılmadığının belirtildiği, davacının kendisi üzerine kayıtlı olan GSM hattının 2014 yılında bir kez ankesör/sabit hattan aranmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla şikayetin işleme konulmaması kararı verildiği ve yine Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla şikayetin işleme konulmaması kararı verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtildiğinden, söz konusu soruşturma ve ihbar/şikayet bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, Davacı ve eşi Z.B. hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede yer alan davacının eşi hakkındaki tespitler yönünden, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görüldüğünden, davacının eşine yönelik olan söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacı hakkında kamu davası açılmış olması, iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, anılan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Davacının eşi Z.B.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı/irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ve Dairelerinde açtığı dava dosyasında mevcut deliller yönünden, davacının eşi Z.B. hakkındaki tespitlerde ve dava dosyasına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği anlaşıldığından, davacının eşi Z.B.'nin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca 26/05/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Dairemizin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2498, K:2022/7417 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı kararıyla; "...Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince; Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan H.K.'ye ait, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen (Soruşturma No:...) soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca düzenlenen 11/04/2017 tarihli şüpheli ek ifade tutanağında: "...Aşağıda isimlerini belirttiğim kişilerin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubu olduğunu düşünmekteyim. N.O., S.İ., M.Y., M.Y., ...: Küçük Çekmece Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapar. Ben ... olarak görev yaparken bu kişi Muş'ta Cumhuriyet Savcısıydı, 2013 yılında Muş'ta bulunduğumuz sırada bu kişi benden haftasonu için idari izin talep edince uygun gördüm. İzin sonrası pazartesi döndüğünde gözlerinin kıpkırmızı olması sebebi ile bir rahatsızlığının olup olmadığını sorduğumda Ankara Tandoğan'da gezerken polisin biber gazı sıkması sonucu gözlerinin rahatsızlandığını söyledi. Buna inanmayarak kişinin facebook sayfasını eşime ait facebook sayfasından incelediğimde Ankara Tandoğan'daki gezi eylemelerine katıldığını, 'şuan İstanbul'da olmak vardı. İnsanın isyan edesi geliyor, an itibarı ile Tandoğan'dayız' şeklinde fotoğraflı paylaşım ve yorumları olduğunu gördüm. O dönem bu konu üzerinde çok durmadım ancak o dönem paylaşım ve fotoğrafların çıktılarını alarak gay-i resmi o dönem HSYK Genel Sekreteri olan M.B.'ye anlattım ve elimdeki çıktıları elden verdim. Ancak daha sonra bu konu ile ilgili nasıl bir işlem yapıldığı hususunda bilgim yoktur. ... 15/07/2016 darbe teşebbüsü sonrasında tutuklandı. Daha sonra tahliye olarak mesleğine geri döndü. Şuan Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakladır. Bu kişininde araştırılmasını talep ediyorum. 2013 yılı gezi olayları sırasında bu kişinin Facebook sayfasındaki paylaşımlarına ulaşılabileceğini düşünüyorum. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan R.B.'ye ait, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/09/2016 tarihli ifade tutanağında:"...ancak adliyede önceki süreçte kemikleşmiş bir gruplaşma olduğu için cemaat denilen oluşuma yakın olan Hakim ve Savcılar ile bu tartışmalarımızda her hangi bir sonuç alamayacağımızı fark ettim, HSYK seçimi sürecinde ekli birinci listede isimleri geçen Hakim ve Savcıların hemen hemen tamamı seçimlerde bağımsızlar adı altında çoğunun adını dahi duymadığım bazı adayların Yargıyı siyasi etkilerden koruma amacı ile desteklemek gerektiği yönünde ağız ve fikir birliği içerisinde idiler, bizlerin desteklediği YBP adaylarına dair ise her biri için ayrı ayrı olumsuz olayları öne sürerek ters psikolojik algı oluşturmakta idiler, bu süreçte bahsettiğim grup ile YBP yi destekleyen bizim de içerisinde bulunduğumuz grup dışında kalan ve yapılan algı operasyonu ve ters psikolojik eylemlerin etkisi ile önceki süreçte yakın arkadaşlık kurdukları tabiri caiz ise arada kalan Hakim-Savcılara ulaşmamız mümkün olmadı, adliyeye yeni tayin olmamız, çoğu Hakim-Savcıyı hiç tanımayışımız bir arkadaşlık ve yakınlık tesis edecek kadar zamanımızın olmayışı nedeni ile diğer grubun bahsettiğim algı operasyonları ve ters psikolojik kanaat oluşturmaya yönelik eylemleri karşısında sayımızın da çok az olması nedeni ile çok başarılı olamadık, bu süreçte YBP adına aktif olarak faaliyet göstermeye çalıştığımız sırada cemaat listesi için her biri ayrı ayrı çaba gösteren ekli 1 nci listedeki Hakim- Savcılar ile zaman zaman bire bir zaman zaman ise toplu halde tartışma ve durum teatileri yapmış isek de, bu grup Çorum'da ciddi şekilde organize olduğu için başarılı olamadık, bir kısmı tartışma ve fikir teatilerinde hiç bir şekilde makul ilişki kuramayacağımız kadar keskin ve mesafeli davranmakta idi ancak o tarihte özellikle diğer Ağır Ceza Mahkemesi Başkanımız S.S. ile daha makul tartışmalar yapabildik, ...ben bu kapsamda ekli 1 nci listede isimleri geçen tüm Hakim ve Savcıların bire bir cemaat listesi olan ve bağımsızlar olarak lanse ettikleri adaylar için çaba sarf ettiklerine, fikir ve fiili destek olduklarına bir veya bir kaç adaya oy istediklerine şahit oldum, hatta adayların cemaatle alakalarının olmadığı tamamen bağımsız bir yargı oluşturma amaçlı davrandıkları yönündeki algı operasyonları ile son güne kadar mücadele ettiklerini biz ve arada kalan diğer Hakim ve Savcılardan alabildikleri kadar oy almaya çabaladıklarına şahit oldum." şeklinde beyanda bulunduğu ve bu ifade ekinde yer alan EK-1 sayılı listede davacının ismine de yer verildiği görülmüştür. (Ek-1. Liste: M.H., Ü.U., H.S., F.S., ......Ş.E., A.A., ..., S.G.G., ...) ." Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında davacıdan ele geçerilen materyallere ilişkin hazırlanan 31/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, 'www.rotahaber.com', 'aktifhaber.com', 'samanyoluhaber.com', 'www.aksiyon.com.tr', 'www.sizinti.com.tr' adlı internet sitelerine erişim sağlandığının tespit edildiği; ayrıca davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen kişilerle telefon görüşmelerinin bulunduğuna ilişkin HTS analiz raporu hazırlandığı görülmüştür. Dosya kapsamında davacının sosyal medya hesabında 18/12/2013 tarihinde "Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış" şeklinde bir paylaşımda bulunduğu, 23/12/2013 tarihinde "Daha ne söylenebilir ki" başlıklı bir paylaşımın altına "K.Y. daha iyi bilir, ben uzak kaldım biraz", "M.A. Cumhuriyet Savcısı olur İ.B.", "C.S. ve İ.B. herşey kontrolum altında" yönünde paylaşımlarda bulunduğu, 29/12/2013 tarihinde "....demokrasi ile ilgili tek fikri ise 'Çalsın ama iş yapsın'dır." şeklinde bir paylaşımda bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından, yaptığı paylaşımlardan ikisinin 'maksadını aşan' paylaşımlar olduğu, birinin ise 'mesleki refleks'ten ibaret olduğu ve 2014 yılı içerisinde veya sonrasında başkaca paylaşım yapılmamış olmasının gözetilmesi gerektiği beyan edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca hazırlanan ve 12/04/2021 tarihli ek beyan dilekçesi ekinde sunulan ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydına dair rapora göre, davacının kendisi üzerine kayıtlı olan GSM hattının 2014 yılında bir kez ankesör/sabit hattan arandığı tespit edilmiştir. Davacı hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/08/2016 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında: " ... eşim yokluk içerisinde büyümüştür. Dershaneye gidecek maddi durumları da bulunmadığından üniversiteye hazırlık döneminde ücretsiz olarak Selçuk Fem dershanesine gitmiştir. Yine maddi zorluklar sebebiyle bu dershanenin yönlendirmesiyle üniversite yıllarında bir dönem FETÖ cemaatine ait yurtlarında kalmıştır. Ancak son iki sene karayollarına ait bir lojmanın zemin katında bir kaç arkadaşı ile birlikte bu lojmanda kalmış. ....Eşim de bu cemaat yapılanmasına hep karşı olmuştur. ....2010 yılı HSYK seçimlerinde bakanlık listesinde bulunan İ.O.'ya oy vermedim. Ancak bu listede bulunan N.Ö., Ö.K., H.S. ve H.T.'ye oy verdim. ....Ben sosyal demokrat bir aileden gelme vatandaşım. Bu sebeple hiçbir listeye, cemaate toplu halde oy vermedim. ....2014 seçimlerinde ise kendim ve eşim birlikte oturup karışık bir liste yaptık. İçinde cemaatçi olduğunu bildiğim adaylara oy vermedim. Özellikle T.G.'ye oy vermedim. O dönemde bağımsız olduklarını düşündüğüm İ.B., N.Ö., İ.Ç., A.N.G. ve L.Ü.'ye oy verdim. Bunun dışında yargıda birlik platformu adayı olan M.Y.'ye, YARSAV listesinden M.A.'ya oy verdiğimi hatırlıyorum. Belirttiğim üzere oy verdiğim adaylar her görüşe sahip adaylardır. Ancak bağımsız olduklarını düşündüğüm adayların cemaatçi olduklarını bilmiyordum. Hatta bu seçimde de İ.O.'ya oy vermedim. 2014 yılı seçimlerden önce Edremit Cumhuriyet Savcısı olduğum dönemde Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi olan G.İ. beni arayarak yargıda birlik platformu temsilcisi olup olmayacağımı bana sorması üzerine kendisine seçimlerde tarafsız kalacağımı hiçbir gruba dahil olmayacağımı kendisine söyledim. ...'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Öte yandan, davacının yargı mensubu olan eşinin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Beşinci Dairesinin 21/10/2022 tarih ve E:2018/2457, K:2022/7418 sayılı kararı, Kurulumuzun 21/04/2025 tarih ve E:2023/711, K:2025/876 sayılı kararı ile, davacının eşinin FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kesin olarak bozulmuştur. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının eşinin FETÖ silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin durumundan haberdar olmamasının, bir yargı mensubu olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumun, bir yargı mensubu olarak üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan ve bağımsız ve tarafsız "olması" kadar bağımsız ve tarafsız "görünmesi" de gereken davacı açısından bağımsızlık ve tarafsızlığından şüphe edilmesine ve dolayısıyla FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaatinin oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Daire kararında, dosyadaki mevcut delillerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacı hakkında yukarıda yer verilen başta örgüt için özel önem arz eden 2014 yılı HSYK seçimleri hakkındaki kendi beyanları, sözde bağımsız adaylara oy vermesi, sosyal medya paylaşımları ve eşinin hukuki durumu ile diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. ... ... dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur. Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/04/2025 tarih ve E:2023/730, K:2025/877 sayılı bozma kararında; davacının 2014 yılı HS(Y)K üye seçimleri hakkındaki kendi beyanları, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılan sözde bağımsız adaylar lehine oy kullanılması, sosyal medya paylaşımları ve eşi Z.B.'nin hukuki durumu ile yukarıda belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına, 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama gideri ile, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının ve temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };